Japon evlerinde bu eşyalara yer yok: Bizde ise çekmeceler dolup taşıyor!

Japonların dünyaca ünlü sadelik felsefesi, sadece bir dekorasyon tarzı değil aslında bir yaşam biçimi. Türk evlerinde genellikle saklanan ve bir gün lazım olur düşüncesiyle depolanan 6 eşya, Japon evlerinde asla kendine yer bulamıyor. İşte evinizdeki o gizli kalabalıklar...

Dünyanın en düzenli milletlerinden biri olarak kabul edilen Japonlar, evlerinde gereksiz kalabalık yaratan her nesneye veda etmeyi biliyor. Bizim kültürümüzde ise bir gün mutlaka kullanılır umuduyla saklanan eşyalar, zamanla evlerimizi istila eden birer yığın haline dönüşüyor.
Japonların evlerinde tutmadığı, bizim ise depolamaktan vazgeçmediğimiz eşyaların başında eski elektronik cihazlar ve kablolar geliyor. Bozuk ya da modeli geçmiş bu cihazlar, çekmecelerde yer kaplamaktan başka bir işe yaramıyor.

MUTFAKTAKİ GİZLİ YIĞINLAR VE FAZLALIKLAR
Mutfaklar, gereksiz eşya depolama konusunda en sabıkalı alanların başında geliyor. Hiç kullanılmayan o meşhur yemek takımları, çatlak olmasına rağmen atılmayan kupalar ve sadece bir kez kullanılan mutfak gereçleri Japon evlerinde asla barındırılmıyor. Onlara göre çatlak bir tabak sadece fiziksel bir kalabalık değil, aynı zamanda enerjiyi de olumsuz etkileyen bir unsur. Bizde ise bu eşyalar bazen manevi bir bağla bazen de israf korkusuyla mutfak dolaplarının en derinlerinde saklanmaya devam ediyor.

GARDIROPLARDAKİ KULLANILMAYAN KIYAFET YÜKÜ
Kıyafetler, evdeki karmaşanın en büyük kaynaklarından birini oluşturuyor. Japonlar, son bir yıl içerisinde hiç giyilmemiş bir kıyafetin evde tutulmasını anlamsız buluyor. Türk evlerinde ise içine girilemeyen eski pantolonlar, modası geçmiş ceketler veya sadece hatırası var diye saklanan elbiseler gardıropların büyük bir kısmını işgal ediyor. Bu durum hem aradığınızı bulmanızı zorlaştırıyor hem de yaşam alanınızdaki ferahlığı yok ediyor.
KAĞIT YIĞINLARI VE ESKİ DERGİLERLE VEDALAŞIN
Okunmuş gazeteler, eski faturalar, kullanım kılavuzları ve bitmiş dergiler Japonların evinden hızla uzaklaştırdığı parçalar arasında yer alıyor. Günümüzde dijital dünyada her bilgiye erişim bu kadar kolayken, bu kağıt yığınlarını fiziksel olarak saklamak evi toz ve karmaşa merkezi haline getiriyor. Japonlar her belgenin dijital kopyasını alıp asıllarından kurtulmayı tercih ederken, bizde bu kağıtlar genellikle önemli olabilir endişesiyle biriktiriliyor.

HEDİYE GELEN AMA SEVİLMEYEN OBJELER
Bazen bir tanıdıktan gelen ancak zevkinize hitap etmeyen biblolar, vazolar veya tablolar da evlerde büyük bir yük oluşturuyor. Japon kültüründe hediye almanın nezaketi o an yaşanıyor ve bitiyor; eğer eşya kullanılmıyorsa evde tutulması zorunlu görülmüyor. Bizde ise ayıp olur düşüncesiyle sevilmeyen hediyeler yıllarca vitrinlerde veya raflarda sergilenmeye devam ediyor, bu da evin karakterini yansıtmasını engelliyor.
TEMİZLİK MALZEMELERİNDEKİ AŞIRI ÇEŞİTLİLİK
Son olarak Japonlar, temizlik için sadece birkaç temel ve etkili ürün kullanmaya odaklanıyor. Türk evlerinde ise her yüzey için ayrı, her oda için farklı onlarca deterjan ve temizlik bezi depolanıyor. Lavabo altlarını dolduran bu kimyasal yığını, aslında çoğu zaman birbirinin yerine geçebilecek ürünlerden oluşuyor. Japon felsefesi, az ürünle çok verim almayı öğütlerken bizdeki depolama alışkanlığı bu alanda da kendini gösteriyor.