Kalbin esrarengiz yolculuğu! Binlerce yıllık sır nasıl doğdu?

Sevgililer günü, günlük yaşam, sosyal medya ve baktığımız her yerde sıklıkla gördüğümüz bir sembol var: Kalp. Sevgiyi, teşekkürü, aşkı ve daha pek çok duyguyu ifade etmek için kullanılan bu sembol, neden gerçek bir kalbe benzemiyor? Bunun elbette bir sebebi var.

Bugün aşkın evrensel simgesi haline gelmiş olan bu işaret, romantizimle ilişkilendirilmeden önce bambaşka anlamlar taşıyordu. Kulağa garip geliyor olabilir ancak kalp sembolünün kökeninin binlerce yıl öncesinde dayandığı düşünülüyor. Peki, bu sembol nasıl ortaya çıktı?

Yaklaşık 3 bin yıl önce İndus Vadisi'nde yaşayan insanların kalp sembolüne benzeyen kolyeler yaktığı biliniyor. Günümüzde Hindistan Ulusal Müzesi'nde sergilenen bu kolyelerin, bölgede kutsal olarak görülen incir yaprağından ilhamla yapıldığı düşünülüyor.

Japonya'da ise durum biraz daha farklı. Japonlar, bu sembole 'İnom' adını veriyor ve kötü ruhları uzaklaştırdığına inanıyorlar. Bu yüzden pek çok tapınakta, kalede ve kalkanlarda bu sembole rastlamak mümkün.

Söz konusu alanda çalışma yapmış uzmanlara göre kalp benzeri semboller ilk kez Antik Yunan ve Roma'da aşkla ilişkilendiriliyor. Bu ilişkilendirmenin temelinde ise günümüze kadar varlığını koruyamamış olan silphium adlı bitki yer alıyor.
Kuzey Afrika'da yetişen bu bitki, antik çağda doğal bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılıyordu. Bitkinin tohumlarının kalp şeklinde benzemesi, yıllar içinde bu formun aşk ve cinsellikle özdeşleştirilmesine neden olmuş.

Tüm bunların yanı sıra kalp sembolünün kökenine dair farklı teoriler de var. Sıklıkla rastlanan ilk teori aşina olduğumuz kalp sembolünün insan kalbinden değil sığır kalbinden ilhamla ortaya çıktığın söylüyor. Bazı teorilerde ise bu sembolün kadın vücudunu işaret ettiği yer alıyor.
Kalp sembolünün doğrudan aşkla ilişkilendirilmesi ise Orta Çağ'ı buluyor. 13. yüzyıl Fransa'sında ve 15. yüzyılın Almanya'sında kalbin aşkla ilişkilendirildiği pek çok esere rastlamak mümkün.

Tüm bu veriler, kalp sembolünün bugünkü romantik anlamına ulaşmasının kültürel, mitolojik ve romantik açıdan büyük bir birikimle ortaya çıktığın gösteriyor. Yani süreç hiç de kolay olmamış...