Kalp krizi 'geliyorum' der! Bu belirtiler hiçbir şeyiniz yokken başladıysa önemseyin

Bu bölümde sıraladığımız belirtilerin hiçbiri tek başına kesin kalp krizi demek değildir. Ama birkaçı bir aradaysa, özellikle de daha önce yokken başladıysa, bu kalbin 'Yardım istiyorum' demesidir. Kalp krizi çoğu zaman ani değildir. Ani olan şey, bizim fark edişimizdir. Kalbin dilini öğrenirsek, kalp krizini yakalayabiliriz. Alev Gürsoy Cimin sordu, Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Yusuf Kalko cevapladı.


KALP KRİZİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
AÇIKLANAMAYAN YORGUNLUK: Eskiden rahat yaptığın işleri artık zor yapmaya başlarsın. Sabah kalktığında dinlenmiş hissetmezsin. Gün içinde çabuk yorulursun. “Yaşlandım galiba” dersin. Oysa kalp “ben zorlanıyorum” demektedir.
NEFES DARLIĞI: Merdiven çıkarken durup dinlenme ihtiyacı. Düz yolda yürürken nefesin yetmemesi. Özellikle daha önce olmayan bu durum kalbin en net uyarılarından biridir.
GÖĞÜSTE BASKI: Kalp krizinin klasik göğüs ağrısı her zaman olmaz. Özellikle kadınlarda ve bazı erkeklerde göğüste ağrıdan çok baskı, sıkışma, ağırlık hissi olur. Bu his gelip gidebilir. İşte bu çok tehlikelidir. Geçti diye sevinmek büyük hatadır.

ÇEŞİTLİ AĞRILAR: Kalp bazen ağrıyı göğüs yerine başka yerlere yansıtır. Sol kol, omuz, sırt, boyun, çene, diş ağrısı... Oysa kaynak kalptir. Kalp sinirleri vücudun farklı bölgeleriyle aynı yolu kullandığı için beyin ağrının yerini şaşırır.
SEBEPSİZ TERLEME: Sebepsiz terleme çok önemli bir uyarıdır. Özellikle soğuk soğuk terleme. Ortam sıcak değildir, efor yoktur ama kişi terler. Bu kalbin stres altında olduğunun işaretidir.

MİDE AĞRISI: Kalp krizi öncesinde mide ağrısıyla acile giden çok hasta vardır. “Gaz sancısı” denir, gönderilir. Oysa kalp sinyali mide üzerinden vermektedir.
HUZURSUZLUK HALİ: En tehlikeli durumlardan biri uyku sırasında gelen huzursuzluk hissidir. Gece uykudan uyanırsın. Göğsünde tuhaf bir sıkıntı, nefes alma ihtiyacı vardır. Bu kalbin gece verdiği bir alarm olabilir.
KAYGILANMA: Bazı hastalar kalp krizinden günler önce nedensiz bir kaygı hali yaşadığını söyler. “İçime bir sıkıntı çöktü, kötü bir şey olacak gibi hissettim” der.

KİMLERİN KRİZE UYKUDA YAKALANMA RİSKİ FAZLADIR?
Farkında olmadan kalp hastalığı taşıyanlar: Damarlarında plak vardır ama kişi bunu bilmez. Gündüz ağrılar hafif seyreder, hareketle dikkat dağılır. Gece ise damarlar daha hassas hâle gelir. Özellikle saat 04.00-06.00 arası kalp krizlerinin en sık görüldüğü zaman dilimidir. Çünkü bu saatlerde vücutta stres hormonları yükselir, tansiyon artar, kan daha pıhtılaşmaya meyilli hâle gelir.
Uyku apnesi olanlar: Çok ciddi risk altındadır. Gece nefesi duran, horlayan, uykuda oksijeni düşen kişilerde kalp gece boyunca defalarca strese girer. Oksijen düşer, kalp daha hızlı çalışmak zorunda kalır. Bu tekrarlar damarları yorar, ritim bozukluklarını artırır ve kalp krizini sessizce tetikler.

Şeker hastaları: Şeker sinirleri de etkiler. Kalpten gelen ağrı sinyalleri beyine yeterince iletilemez. Bu yüzden göğüs ağrısı hissedilmez ya da çok hafif hissedilir. Hasta uyanmaz bile. Sabah kalkamadığında fark edilir.
Yüksek tansiyonu olanlar: Özellikle gece tansiyonu düşmeyen ya da sabaha karşı ani yükselen kişilerde damar duvarı daha fazla zorlanır. Bu da plak çatlamasına ve ani tıkanmalara zemin hazırlar.
Sigara ve alkol kullananlar: Akşam içilen alkol, sigara ve ağır yemekler gece boyunca kalbi zorlar. Alkol kalp ritmini bozar, sigara damarları büzer, ağır yemek mideyi doldurur ve kalbe binen yük artar. Üstelik uyurken bu stresle baş edecek refleksler devrede değildir.

Stresli, kaygılı ve uykusuz yaşayanlar: Gün boyu bastırılan stres gece vücut gevşediğinde ortaya çıkar. Gece aniden uyanma, çarpıntı, terleme, göğüste sıkıntı hissi… Bunlar “kabus gördüm” diye geçiştirilebilir. Oysa bazen kalbin gece attığı çığlıktır.
Kolesterolü yüksek ama tedavi almayanlar: Plak gece saatlerinde çatlayabilir. Damar tamamen tıkalı değildir ama çatlayan plak saniyeler içinde pıhtıyla kapanabilir. İşte bu yüzden “damarım tıkalı değildi” cümlesi kalp krizini dışlamaz.

KALP KRİZİ SIRASINDA İLK DAKİKALAR NEDEN ÇOK ÖNEMLİ?
Kalp krizi başladığı anda saat işlemeye başlar. Her geçen dakika, kalp kasının biraz daha ölmesi demektir. Kalp krizi sırasında yapılacak ilk şey paniğe kapılmamaktır. Panik, kalbin oksijen ihtiyacını artırır. Zaten damar tıkalıdır ya da ciddi şekilde daralmıştır. Sen heyecanlandıkça kalp daha çok oksijen ister ama alamaz. Bu da krizin alanını büyütür. İkinci hayati adım pozisyondur. Ayakta durma. Yatıp uzanma da.
En doğru pozisyon, sırtın destekli olacak şekilde yarı oturur pozisyondur. Duvara ya da koltuğa yaslanarak otur. Ayakta kalırsan bayılabilirsin. Yatarsan kalbe dönen kan artar, yük bindirirsin. En sık yapılan ve en tehlikeli hata şudur: “Su içeyim geçer, bekleyeyim düzelir.” Hayır. Kalp krizinde beklemek kaybettirir. Her geçen dakika, geri dönüşü olmayan kalp kası kaybı demektir. Derhal 112’yi aramak gerekir. “Kendim giderim” demek büyük hatadır. Sağlık ekipleri yolda EKG çeker, müdahaleye başlar, seni doğru merkeze götürür. Bu sırada zaman kazanılır. Kapıyı açık bırak, bulunduğun yerde bekle. Yakınlarını da ara ama hareket etmeye çalışma.

KESİNLİKLE YAPILMAMASI GEREKEN ŞEYLER
- Yürüyerek hastaneye gitmeye çalışmak
- Taksi çağırıp aceleyle inip binmek
- Merdiven inip çıkmak
YARIN: KADIN VE ERKEKTE KALP KRİZİ FARKLI MI?