Karpuzu yıllarca tamamen yanlış tüketmişiz! Peynirle birlikte yiyenlere diyetisyeninden şaşırtan uyarı
Özellikle diyet yapan kişilerin vazgeçilmezleri arasında yer alan karpuz, yüksek lif yapısı ve kalorisinin oldukça düşük olması nedeniyle yaz aylarında çok fazla tüketiliyor. Fakat hayattaki her şeyin fazlasının zarar getirmesi gibi, karpuz tüketiminde de aşırıya kaçılması insan sağlığı ve kilo kontrolü açısından ciddi riskleri beraberinde getirebiliyor. Hatta sabah kahvaltılarında tercih edilen karpuz, sanılanın aksine bireylerin çok daha hızlı bir şekilde acıkmasına yol açabiliyor. Karpuzun gün içinde tüketildiği saatin zayıflama sürecinde çok önemli bir kriter olduğunu belirten uzman isimler, karpuz içeren diyetlerin en kritik püf noktalarını ilk kez açıkladı.

Özellikle diyet yapan kişilerin vazgeçilmezleri arasında yer alan karpuz, yüksek lif yapısı ve kalorisinin oldukça düşük olması nedeniyle yaz aylarında çok fazla tüketiliyor. Fakat hayattaki her şeyin fazlasının zarar getirmesi gibi, karpuz tüketiminde de aşırıya kaçılması insan sağlığı ve kilo kontrolü açısından ciddi riskleri beraberinde getirebiliyor. Hatta sabah kahvaltılarında tercih edilen karpuz, sanılanın aksine bireylerin çok daha hızlı bir şekilde acıkmasına yol açabiliyor. Karpuzun gün içinde tüketildiği saatin zayıflama sürecinde çok önemli bir kriter olduğunu belirten uzman isimler, karpuz içeren diyetlerin en kritik püf noktalarını ilk kez açıkladı.

Yaz mevsiminin sıcak yüzünü göstermesiyle birlikte pek çok kişi zayıflamak amacıyla diyetten diyete koşuyor. Bu popüler yaz diyetlerinin başrol meyvesi ise şüphesiz karpuz oluyor.
Fakat karpuz tüketmek her zaman doğrudan zayıflama etkisi yaratmıyor. Karpuzun tüketim saati zayıflamak isteyenler için en önemli kriterlerden biri olarak öne çıkıyor. Hatta kilo vermek gibi bir hedefiniz varsa, karpuzun hemen yanında tükettiğiniz diğer besin maddelerine de çok ciddi şekilde dikkat etmeniz gerekiyor.

Konuyla ilgili olarak son derece çarpıcı açıklamalarda bulunan Diyetisyen Elif Serenay Sağıroğlu, karpuz tüketimine dair hayati püf noktalarını şu sözlerle aktardı:
"Karpuz aslında içeriği bakımından çok şekerli bir meyve olarak karşımıza çıkıyor. Normal şartlarda yaptığınız standart bir kahvaltı sizi yaklaşık olarak üç saat kadar tok tutmaya yetecekken, kahvaltıya karpuz dahil ettiğinizde çok daha kısa bir süre içerisinde acıkmaya başlıyorsunuz. Çünkü karpuz, yapısı gereği kan şekerinde ani ve sert dengesizlikler meydana getiriyor. Bu nedenden dolayı biz karpuzun kahvaltı yerine gün içinde bir ara öğün olarak tercih edilmesini istiyoruz.
Ara öğün olarak tüketildiğinde de sadece iki veya üçgen dilim kadar yenmesi tamamen yeterlidir. Çünkü karpuzun sonu yoktur; yapısı gereği yedikçe yedirme özelliğine sahiptir. Elbette ki mevsiminde karpuz yiyelim; ancak kan şekerini dengelemek adına yanına mutlaka peynir veya yoğurt gibi bir protein kaynağı ekleyelim. Karpuzu asla tek başına bırakmayalım."

Bünyesinde barındırdığı zengin vitaminler, mineraller ve güçlü antioksidan besin ögeleri açısından oldukça zengin bir kaynak olan karpuz, bu harika özellikleri sayesinde sağlık açısından insan vücuduna pek çok önemli fayda sağlıyor. Elbette bu olumlu faydaları eksiksiz şekilde elde etmek için karpuz tek başına mucizeler yaratmaya yeterli olmasa da, tamamen sağlıklı ve dengeli bir beslenme planının içerisine karpuzun doğru şekilde eklenmesi ile birlikte tüm bu olumlu etkilerden en üst düzeyde yararlanmak mümkün bir hal alıyor.
Uluslararası çapta yürütülen büyük bir bilimsel araştırma, karpuzun tam yüzde 92 oranında saf sudan oluştuğunu net bir şekilde kanıtlarken, bu yüksek su oranının hem insan vücut ısısının dengelenmesinde hem de kan basıncının sağlıklı düzeylere azaltılmasında son derece etkili olduğunu ortaya koymuştur. İnsan vücudunun susuz kalmasını, yani dehidratasyonu önlemek amacıyla günde en az 2 litre su tüketilmesi gerektiği bilinmektedir.

Vücutta diüretik (idrar söktürücü) etki göstererek tam aksine vücuttan su atılımına neden olan çay ve kahve gibi popüler içecekler ise günlük tüketilmesi gereken bu 2 litrelik su miktarına kesinlikle dahil edilmemelidir. Dolayısıyla günlük su tüketimine ek olarak, karpuz gibi su oranı son derece yüksek olan bir besinin diyet planına dahil edilmesi, dehidratasyon tehlikesinin önlenmesi açısından çok büyük bir önem taşımaktadır.

Su oranı kelimenin tam anlamıyla zirvede olan karpuzun, vücutta güçlü bir diüretik özelliği bulunur. Bir başka deyişle karpuz tüketimi, kişilerin sık sık idrara çıkmasına doğrudan neden olabilir. Tam da bu yapısal özelliğinden dolayı karpuz, özellikle vücudunda şişkinlik ve ödem problemi yaşayan kişiler için yaz aylarında tüketilebilecek en iyi, en etkili besinlerden biri olarak kabul edilir.

Karpuzun içeriğinde yüksek miktarda bulunan potasyum ve magnezyum mineralleri, kan basıncını yani halk arasındaki tabiriyle tansiyonu düşürme konusunda çok etkilidir. Tıp literatüründe potasyum maddesi bir 'vazodilatatör' olarak kabul edilir; yani kan damarları ile arterler üzerinde biriken o tehlikeli gerginliği tamamen serbest bırakır. Bu sayede kan akışını sağlıklı bir şekilde uyarır ve kardiyovasküler sistem üzerinde oluşan yoğun stresi ciddi oranda azaltır.

Karpuzda bolca bulunan karotenoidler, arter duvarlarının ve hayati kan damarlarının sertleşmesini de kesin olarak önleyerek; yüksek kan basıncı, kan pıhtılaşması, felç, kalp krizi ve damar tıkanıklığı gibi ölümcül riskleri en az seviyeye indirmeye yardımcı olur. Yapılan pek çok güncel araştırmaya göre, kişilerin benimsediği beslenme şekli kalp sağlığı üzerinde doğrudan ve oldukça etkilidir.

Tüm bunlara ek olarak karpuz, içeriğinde insan vücudundaki nitrik oksit seviyelerini en üst düzeye çıkarma yeteneğine sahip olan çok özel bir amino asit, yani sitrülin barındırır.

Nitrik oksit maddesi, kan damarlarınızın esneyerek genişlemesine doğrudan yardımcı olur ve yaşanan bu genişleme de kan basıncını kalıcı olarak düşürür. Karpuz, içeriğindeki bu harika bileşen sayesinde kalp sağlığını en güvenli şekilde korumaya büyük ölçüde yardımcıdır.

