Kilo artışı önemli tetikleyiciler arasında! 35 yaşından sonra risk artıyor, adette düzensizlik varsa dikkat!

Çocuk sahibi olmayı isteyen çiftler, daha önce sorunsuz bir şekilde gebelik yaşamış olsalar bile çeşitli sebeplerle kısırlık sorunu ile karşılaşabiliyor. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Numan Bayazıt, “sekonder infertilite” olarak adlandırılan bu durumun nedenlerini ve çiftleri en çok hangi problemlerin beklediğini Posta.com.tr okurları için açıkladı. Uzman, özellikle kadının yaşına, geçirdiği ameliyatlara ve hormonal dengelere bağlı olarak ortaya çıkan sorunların erken tespit edilmesinin önemine dikkat çekti. İşte konuya ilişkin detaylar...

Beyza Erdoğan - Posta.com.tr / Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Numan Bayazıt, sekonder infertilite ile ilgili açıklamalarda bulundu. Daha önce tedavisiz olarak çocuk sahibi olan çiftlerin bile karşılaşabileceği bu durum, tıp dilinde “sekonder” yani ikincil olarak adlandırılıyor. Dr. Bayazıt, sekonder infertilitenin neredeyse primer yani birincil infertilite kadar sık görüldüğünü ve ailelerini genişletmek isteyen çiftler için ciddi bir sorun oluşturabileceğini belirtti.

EN SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR BUNLAR!
Uzman isim, sekonder infertilite ile başvuran çiftlerde en sık karşılaşılan problemleri şu şekilde sıraladı:
KADININ KİLO ARTIŞI:
“Evlendiğinde düzenli adet gören kadın ilk doğumdan sonra kilo alırsa adetleri seyrekleşmeye başlayabilir. Bunun nedeni yumurtlama olmamasıdır. Daha çok Polikistik Over Sendromu olan kadınlarda görülür. Bu kadınlarda normalden fazla sayıda yumurta olur ancak büyüyüp çatlayamazlar.”

YUMURTALARIN SAYI VE KALİTESİNDE AZALMA:
“Yumurtaların sayısı ve kromozomal kalitesi 35 yaşından sonra düşmeye başlar. 40 yaşından sonra, başka hiçbir problem olmasa bile, her ay gebelik olma şansı %5 kadardır. Bu yaşlardaki çiftlerin gebe kalamayarak doktora başvurma olasılıkları %50’nin üzerindedir. Yumurta sayı ve kalitesini azaltan başka durumlar da vardır. Kemoterapi ve Radyasyon Tedavisi, Yumurtalıklara Yapılan Operasyonlar özellikle kist çıkarma ameliyatları, Otoimmün Hastalıklar bunlara örnektir. Genetik taşıyıcılık da önemlidir. Geçen yıllar içerisinde yumurtaların sayısında azalma, hatta Erken Menopoz ortaya çıkabilir. Annesi erken menopoza girenlerin bu olasılığı göz önünde bulundurmaları gerekir.”

DÜŞÜK SONRASI YAPILAN KÜRTAJLAR:
“Düşük veya doğumlardan sonra rahim içinde parça kalabilir. Bunların kürtajla temizlenmesi gerekebilir. Bu zorunlu ancak rahime zarar verme ihtimali olan bir girişimdir. Çünkü rahim normalden yumuşak olduğu bir andır. Rahim içinde yapışıklıklar oluşursa buraya bebeğin tutunmasını engelleyerek Sekonder İnfertiliteye neden olur.”
GEÇİRİLMİŞ PELVİK İLTİHAPLAR:
Özellikle cinsel yolla bulaşan Chlamidya ve Gonore gibi enfeksiyonların tüplerde tıkanmaya yol açabileceğini belirten Dr. Bayazıt, bu durumun yumurta ve spermin buluşmasını engellediğini ifade etti.

ENDOMETRİOSİS:
“Rahim iç zarını kaplayan dokunun normal yeri dışında tüpler, yumurtalıklar veya başka bir yere yayılmasıdır. Rahim kas tabakası içine yayılma olursa Adenomyozis adı verilir. Bunlar her zaman olmasa da sıklıkla infertiliteye neden olabilen durumlardır.”
MYOMLAR VE POLİPLER:
Dr. Bayazıt, “Bunların ortaya çıkma sıklığı yaş ilerledikçe artar. Her 4-5 kadından birinde görülür. Myomlar bebeğin yerleştiği rahim içine doğru gelişirse, polipler ise 2 cm’den büyük olursa gebeliği engelleyebilir” dedi.

İSTMOSEL VE GEÇİRİLMİŞ PELVİK CERRAHİLER:
Daha önce geçirilen Sezaryen operasyonuna bağlı rahimde sıvı birikmesi veya ameliyatların tüplerde yapışıklığa yol açabileceğini belirten uzman, bunun embriyonun tutunmasını engelleyebileceğini söyledi.
SPERM FAKTÖRÜ:
“Daha önce normal olan sperm üretimi çeşitli nedenlerle bozulabilir. Bunların arasında Cinsel Yolla Bulaşan İnfeksiyonlar, Hormonal Bozukluklar, İlaç Kullanımı, Testesteron Kullanımı, Aşırı Sigara ve Tüketimi, Testis Tümörleri sayılabilir.”

AİLE, SOSYAL VE İŞ YAŞAMINI DAHİ ETKİLEYEBİLİYOR!
Dr. Bayazıt, sekonder infertilitenin çiftlerin aile, sosyal ve iş yaşamını olumsuz etkileyebileceğini vurgulayarak sözlerini noktaladı:
"Sekonder İnfertil çiftlerin de tıpkı Primer’de olduğu gibi doktora başvurmakta gecikmemesi gerekir. Genel olarak İnfertilite tanısı koymak için korunmasız geçen sürenin 1 yıl olması beklenir ancak 35 yaşın üzerindekiler için bu süre 6 ay olmalıdır. Yukarıda saydığımız risk faktörlerini taşıyanların ise hiç beklemeden doktora başvurmaları daha uygun olur.
Sekonder İnfertilitede tedavi şekline problemin nedeni, süresi ve kadının yaşı göz önüne alınarak karar verilir. Bunlar Kilo Verme, Yumurtlatma Tedavisi (Ovülasyon İndüksiyonu), Aşılama (İntrauterin İnseminasyon), Tüp bebek(IVF) ya da Cerrahi Girişimler olabilir."
