KKKA hastalığı Sivas'ta can aldı! İşte Türkiye'de en riskli iller: '10 güne kadar belirti vermiyor'
Yaz aylarında artan kene vakalarıyla birlikte Türkiye'de özellikle kırsal kesimlerde yaşayan vatandaşlar için risk artarken, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Sivas'ta can aldı. Peki her kene tutunması Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden olur mu? Türkiye'de riskli iller hangileri? Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatma Bozkurt, Posta.com.tr'ye konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Yaz aylarında artan kene vakalarıyla birlikte Türkiye'de özellikle kırsal kesimlerde yaşayan vatandaşlar için risk artarken, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Sivas'ta can aldı. Peki her kene tutunması Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden olur mu? Türkiye'de riskli iller hangileri? Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatma Bozkurt, Posta.com.tr'ye konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Azra ŞAHİN
azra.sahin@posta.com.tr
İstanbul'dan tatil için memleketi Sivas'ın Akıncılar ilçesine gelen 2 çocuk annesi Havva Dursun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı tedavisi gördüğü hastanede tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirirken artan vakalar endişe yarattı.

Toplumda kene görüldüğünde büyük bir korku oluştuğunu belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, vücuda tutunan her kenenin KKKA virüsü taşımadığını ifade etti.
Türkiye'de yüzlerce farklı kene türü bulunduğunu söyleyen Bozkurt, bunların yalnızca bir kısmının hastalık taşıyabildiğini belirterek, "Virüsü taşıyan bir kenenin insanı ısırması da her zaman hastalık gelişeceği anlamına gelmez. Ancak kene teması sonrasında yaklaşık 10 gün boyunca kişinin kendisini dikkatle gözlemlemesi gerekir" dedi.

Lavanta yağı, nane yağı, sirke veya limon otu gibi ürünlerin keneleri uzaklaştırdığı yönündeki inanışlara değinen Bozkurt, bu yöntemlerin kesin koruma sağlamadığını ifade etti.

Uzman isim, kenelerden korunmanın en etkili yolunun fiziksel önlemler olduğunu belirterek şu tavsiyelerde bulundu:
- Açık renkli kıyafetler tercih edin.
- Uzun kollu giysiler giyin.
- Pantolon paçalarını çorap içine sokun.
- Yüksek ot ve çalılık alanlardan uzak durun.
- Eve döndüğünüzde tüm vücudunuzu kontrol edin.
- Çocukların saç dipleri, kulak arkaları, koltuk altları ve diz arkalarını mutlaka inceleyin.

KKKA vakalarının Türkiye'nin her bölgesinde aynı sıklıkta görülmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Bozkurt, özellikle İç Anadolu'nun kuzeyi ile Karadeniz'in iç kesimlerinde riskin daha yüksek olduğunu söyledi.

Uzmanın verdiği bilgilere göre vakaların yoğun olarak görüldüğü iller şunlar:
- Sivas
- Tokat
- Çorum
- Yozgat
- Amasya
- Erzincan
- Erzurum
- Gümüşhane
- Kastamonu
- Çankırı
Bunun yanı sıra Ordu, Giresun ve Trabzon'da da zaman zaman vakalar görülebiliyor.

Günümüzde erken tanı ve destek tedavileri sayesinde birçok hasta sağlığına kavuşabiliyor. Ancak bazı gruplarda hastalık daha ağır seyredebiliyor.
Özellikle yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, kanser hastaları, organ nakli olanlar, kronik karaciğer veya böbrek hastaları, tedaviye geç başvuranlarda riskin daha yüksek olduğuna dikkat çeken uzman isim, hastalığın ağır seyrettiği durumlarda iç organlarda kanamalar, pıhtılaşma bozuklukları, karaciğer yetmezliği ve çoklu organ yetmezliği gelişebileceğini ifade etti.

Sıradan bir kene ısırığı ile KKKA belirtilerinin karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Bozkurt, normal bir kene temasında genellikle yalnızca hafif kızarıklık ve kaşıntı görüldüğünü belirtti.
Ancak aşağıdaki belirtiler ortaya çıkıyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor:
- Yüksek ateş
- Şiddetli halsizlik
- Kas ve eklem ağrıları
- Baş ağrısı
- Bulantı ve kusma
- Karın ağrısı
- İshal
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise burun ve diş eti kanamaları, cilt altında morluklar, idrar veya dışkıda kan görülmesi gibi ciddi belirtiler ortaya çıkabiliyor.

KKKA virüsünün kuluçka süresinin genellikle 1 ila 10 gün arasında değiştiğini açıklayan Bozkurt, belirtilerin hemen ortaya çıkmayabileceğine dikkat çekti.
Uzman isim, "Kene çıkarıldıktan sonra kişi hiçbir şikâyet yaşamasa bile ilk 10 gün boyunca ateşini takip etmeli ve vücudundaki değişiklikleri gözlemlemeli. Özellikle ateş, baş ağrısı ve halsizlik birlikte görülüyorsa mutlaka doktora başvurulmalı" dedi.

Uzmanların en sık karşılaştığı yanlışlardan biri de kenenin bilinçsiz yöntemlerle çıkarılması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, kenenin üzerine sigara bastırmak, kolonya veya alkol dökmek, yağ sürmek ya da keneyi ezerek çıkarmaya çalışmanın son derece tehlikeli olduğunu belirterek şu uyarıda bulundu:
"Bu yöntemler kenenin strese girmesine neden olur ve taşıdığı mikroorganizmaları insan vücuduna aktarma riskini artırabilir. Kene fark edildiğinde en doğru yaklaşım sağlık kuruluşuna başvurmak veya uygun teknikle zarar vermeden çıkarmaktır."

Uzmanlar, yaz aylarında doğayla iç içe vakit geçiren vatandaşların korkuya kapılmadan ancak gerekli tedbirleri alarak hareket etmelerinin hem kene temasını hem de KKKA riskini önemli ölçüde azaltacağını belirtiyor.

