Marmara'daki 'görünmez duvar' keşfedildi! Artçılar tam o noktada bıçak gibi kesildi: İstanbul'u bekleyen asıl tehlike

Marmara Denizi’nde 2025'in nisan ayında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından kaydedilen artçıların, Silivri’den İstanbul’un doğusuna doğru ilerlerken Kumburgaz–Adalar hattına yakın bir bölgede adeta bıçak gibi kesilmesi devasa bir kilitli alanın varlığını kanıtladı. Prof. Dr. Murat Utkucu, bölgedeki deprem riskinin hâlâ yüksek olduğunu belirtirken, akıllarda beliren "Asıl tehlike o görünmez duvarın arkasında mı saklanıyor?" sorusunu cevapladı. İşte detaylar.

Yaren ERYILMAZ
yaren.eryilmaz@posta.com.tr
23 Nisan 2025’te meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki Silivri açıkları depreminden sonra deniz tabanını inceleyen sismologlar dikkat çekici bir tabloyla karşılaştı. Yerin kilometrelerce altında kırılmaya başlayan fay, doğuya yani İstanbul’un merkezine ve Adalar yönüne ilerlerken belirli bir noktada aniden durdu. Depremin ardından oluşan yüzlerce artçı sarsıntının dağılımı haritalandığında ise kırılmanın Kumburgaz–Adalar hattına yakın bölgede keskin biçimde sonlandığı görüldü.
Yerbilimciler şimdi gözlerini, depremi durduran o gizemli noktaya dikmiş durumda. Çünkü o görünmez duvarın arkasında, kırılmaya karşı en büyük direnci gösteren ve kırıldığında İstanbul’da güçlü bir sarsıntı yaratabilecek olan devasa bir ‘kilitli alan’ yatıyor.
Araştırmaya göre, ‘6.2’lik deprem oldu, Marmara’nın enerjisi boşaldı’ algısı, bilimsel gerçekler ile çelişiyor. Yapılan son değerlendirmeler, bu sarsıntının büyük İstanbul depreminin ayak seslerini dindirmek bir yana, komşu faylar üzerindeki gerilimi daha da tehlikeli bir boyuta taşımış olabileceğini gösteriyor.

posta.com.tr'ye değerlendirmelerde bulunan Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi (AYM) Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Utkucu, artçıların doğuda bıçak gibi kesildiği bu direnç noktasını anlatırken, 2025 Silivri depremiyle kırılan alanın gelecekte yeniden kırılabileceği uyarısını da yaptı:
"Deniz altında uzanan Ana Marmara Fayı'nın Marmaraereğlisi ile İstanbul Kartal açıkları arasındaki kesimi, uzun süredir büyük bir depremle kırılmadı. Bu fay kesimi boyunca yaklaşık 4 metrelik bir kayma birikti. 2025 Silivri depremi (6.3) için hesaplanan en büyük kayma ise yalnızca 60 santim civarında. Dolayısıyla 2025 Silivri depremi kırılmayan fay batı kesimindeki enerjisinin ancak bir kısmını boşalttu ve büyük bir deprem sırasında tekrar kırılma olasılığı da var."

DEPREMİ DURDURAN 'DİRENÇ NOKTALARI' NE ANLAMA GELİYOR?
Peki, 6.2’lik son deprem neden tüm Marmara’yı boydan boya yırtmadı da belirli bir noktada durdu? Bilim insanları bu durumu fay hattındaki geometrik engellere ve devasa kaya pürüzlerine bağlıyor. Fay hattı dümdüz bir çizgi değil; girintili çıkıntılı, devasa kilit sistemleriyle dolu bir yapıya sahip. 6.2’lik sarsıntı, bu kilitlerden sadece görece küçük ve zayıf olan bir tanesini kırmayı başardı. Ancak kırılma dalgası doğuya doğru ilerlerken, karşısına çok daha sert, çok daha devasa ve inatçı bir kilit çıktı!
Utkucu, bu sismik bariyerlerin yapısını ve doğurabileceği büyük tehlikeyi şu kelimelerle açıkladı:
"Sismik boşluk (uzun zamandır büyük bir depremle kırılmamış kısım), Kuzey Anadolu Fayı’nın komşu segmentlerinden direnç noktalarıyla ayrılıyor olabilir. Aynı şekilde bu boşluğun içinde de, 2025 Silivri depremi gibi orta büyüklükteki kırılmaları durduran direnç alanları bulunabilir. Fay hattındaki düzensizlikler de bunu işaret ediyor.

'SİLİVRİ DEPREMİNDE KIRILAN KESİM YENİDEN KIRILABİLİR'
Ancak 7.0 ve üzeri deprem beklenen bu bölgede biriken enerjinin yalnızca küçük bir kısmı boşaldı. Deprem bilim açısından daha büyük bir kırılma olasılığı hâlâ yüksek. Böyle bir depremde, 2025 Silivri depreminde kırılan kesimin yeniden kırılması da mümkün."

'PARÇALI KIRILMA' BİZİ BÜYÜK BİR FELAKETTEN KORUR MU?
Araştırmaya konu olan bir diğer başlık ise Marmara’daki fay hatlarının arasında bulunan 5 kilometrelik basamaklar. Bazı teorilere göre bu basamaklar, depremin tek parça halinde tüm Marmara’yı yıkarak geçmesini engelliyor ve tehlikeyi azaltıyor. Ancak bilimsel simülasyonlar, fayın iki parça halinde kırılmasının bile ortaya çıkaracağı enerjinin endişe verici olduğunu kanıtlıyor.
Halkın sismik terimler arasında boğulmaması gerektiğini belirten Utkucu, çarpıcı bir matematiksel benzetmeyle bu durumu özetledi:
"Misal olarak 80 km uzunluğunda ve 15 km genişliğinde bir fay üzerinde 3 m'lik kayma birikmişse tamamen kırıldığında yaklaşık 7.3 büyüklüğünde bir deprem oluşturur.
Fayın ortadan iki eşit uzunlukta (40 km) kısma ayıran bir basamaktan dolayı ayrı ayrı iki depremle kırıldığını varsayalım. Bu durumda yaklaşık 7.1 büyüklüğünde 2 ayrı deprem oluşacaktır.
7.3’lük bir deprem 6.3'lük 2025 Silivri depreminin yaklaşık 40 katı büyüklüktedir. 7.1’lik bir deprem ise 6.3’lük 2025 Silivri depreminin yaklaşık 21 katı büyüklüktedir. Dolayısıyla bu örnekteki gibi bir parçalı kırılmanın genel kamuoyu açısından bir rahatlama oluşturmayacağı söylenebilir."

BİRİKEN 260 YILLIK ENERJİ! 'TEDBİR ALMAMIZ GEREKİYOR'
Utkucu’nun değerlendirmesine göre, Ana Marmara Fayı’nın doğu kesiminin Mayıs 1766 İstanbul depreminden beri kırılmamış olması nedeniyle bölgede ciddi bir deprem tehlikesi bulunuyor.
Son olarak Utkucu, kamuoyunun odağının bilimsel tartışmalardan çok alınacak önlemler olması gerektiğini vurgulayarak sözlerini, “Parçalı kırılma meselesini deprem bilim konu edinebilir. Ancak genel kamuoyunun böyle bilimsel ayrıntılarla ilgilenmekten ziyade deprem tehlikesini düşünüp afet dirençliliği oluşturacak tedbirler alması daha yerinde ve akıllıca olacaktır” ifadeleriyle noktaladı.