Neden yılandan bu kadar çok korkuyoruz? Arkasındaki sebebi duyunca çok şaşıracaksınız

Yıllardır doğru bildiğimiz evrimsel bir gerçek daha bilim dünyası tarafından altüst edildi. Yılanları gördüğünüzde içinizi kaplayan o büyük korkunun doğuştan geldiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bebekler üzerinde yapılan nörolojik testler, insan beyninin yılanlara karşı ilk tepkisinin korku değil, bambaşka bir duygu olduğunu ortaya koydu. Peki, bu korku bize nasıl ve nereden bulaşıyor?

Neden neredeyse herkes yılanlardan ve örümceklerden bu kadar çok korkuyor? Bilim insanları gelişim psikolojisi alanında çığır açan yeni bir araştırmaya imza attı. 7 ila 9 aylık bebeklerle yapılan testlerde ezber bozan sonuçlar elde edildi. İnsanlığın en yaygın fobilerinden biri olan yılan korkusunun arkasındaki gerçek kaynağı öğrenince çok şaşıracaksınız. İşte o araştırmanın detayları...

Gelişim psikolojisi ve nörobilim alanında yürütülen güncel araştırmalar, yılan korkusunun insan genetiğinde doğuştan var olmadığını kanıtladı.

7 ila 9 aylık bebeklere yılan, örümcek ve farklı hayvanların görselleri izletilerek yapılan deneylerde; bebeklerin hiçbir kaçınma, ağlama ya da korku davranışı sergilemediği görüldü. Aksine, bebeklerin yılanları gördüklerinde tıpkı sevimli bir evcil hayvana bakar gibi yoğun bir merak ve ilgi gösterdiği tespit edildi.

Peki, doğuştan gelmiyorsa neden toplumun büyük bir kısmı bu canlılardan korkuyor? Bilim insanları bu durumu "hazırlanmış öğrenme" (preparedness) teorisiyle açıklıyor. Evrimsel süreçte insan beyni, potansiyel tehlikeleri diğer objelere kıyasla çok daha hızlı fark edecek bir algı mekanizması geliştirdi.

Yani beynimiz yılanı saniyeler içinde tespit etmeye yatkın; ancak ona karşı bir korku besleme emrini veren şey genlerimiz değil, sonradan yaşadığımız deneyimlerimiz.

Uzmanlara göre fobiye dönüşen bu duygu tamamen sosyal öğrenme yoluyla şekilleniyor. Çocuklar yılan korkusunu çoğunlukla şu kanallarla ediniyor:
- Anne ve babalarının yılan gördüklerindeki aşırı panik ve korku tepkilerini gözlemleyerek,
- Çevreden gelen "Çok tehlikeli, sakın yaklaşma!" uyarılarını zihnine kazıyarak,
- Masallar, filmler, haberler ve sosyal medyadaki olumsuz/korkutucu yılan tasvirleriyle.
- İki farklı çocuğun aynı yılan karşısında tamamen zıt tepkiler vermesi de korkunun kişisel tecrübelere dayandığını net bir şekilde gösteriyor.

Araştırmacılar, korkunun öğrenilen bir duygu olduğunu vurgularken hayati bir uyarıda da bulunuyor. Yılan korkusunun doğuştan gelmemesi, bu canlıların zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Dünya üzerinde çok sayıda zehirli yılan türü bulunduğunu hatırlatan uzmanlar, doğada karşılaşılan yılanlara karşı her zaman güvenli mesafenin korunması gerektiğinin altını çiziyor.