Okul heyecanı yerini hastalıklara bıraktı! Uzman isimden 'ıhlamur' önerisi

Okulların açılmasıyla birlikte kalabalık sınıflar, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor. Uzmanlar, çocuklarda sık görülen grip ve soğuk algınlığına karşı hijyen, sağlıklı beslenme ve düzenli aşıların önemini vurguluyor. İşte tüm detaylar!

Enfeksiyon hastalıkları, hem çocuklar hem de aileler için ciddi tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, el yıkama alışkanlığı, maske kullanımı ve doğru beslenmeyle risklerin azaltılabileceğini söylüyor. Özellikle C vitamini bakımından zengin besinler ve bitki çayları, bağışıklık sistemini güçlendirerek koruyucu etki sağlıyor.

Okulların açılmasıyla birlikte çocukların kalabalık sınıf ortamlarında daha fazla zaman geçirmesi, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor. Özellikle kapalı alanlarda uzun süre kalmak, mikropların kişiden kişiye geçmesine zemin hazırlıyor. Bu durum hem çocukların sağlığını hem de aile bireylerini doğrudan etkileyebiliyor.

Çocuklarda en sık karşılaşılan hastalıkların başında soğuk algınlığı, grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları ve ishal geliyor. Çocukların okul ortamından aldıkları hastalıklar, evdeki kişilerin de tehdit altında olmasına yol açıyor.

İHA'ya önemli açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, özellikle okulların açılmasıyla birlikte çocuklar arasında enfeksiyon hastalıkların hızla yayılabileceğine dikkat çekti. Özlü "Özellikle okul ortamlarında, çocukların sınıflarda bir arada ve kapalı alanlarda vakit geçirmesi nedeniyle, enfekte bir çocuğun hastalığı diğer çocuklara bulaştırması çok kolay olmaktadır. Bu açıdan okullar, bu tür enfeksiyonlar için adeta bir ’fideliğe’ dönüşmektedir" dedi.

DHA'ya bulaşıcı hastalıklardan korunmanın yollarıyla ilgili önemli bilgiler paylaşan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Filiz Bakar, şu sözlere yer verdi:
"Çocuklar mümkün olduğunca kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak tutulmalı, ancak camdan fanus içinde de yaşatmayın. Çocuk, okuldan ya da dışarıdan geldiğinde ellerini yıkamalı. Ebeveynler hastaysa, maske takmalı ve çocuklarla temas etmemeli. Özellikle kış aylarında bol C vitamini almak için portakal, mandalina, kivi vb. besinleri tüketmesi sağlanmalı. Bol sıvı alınması ihmal edilmemeli. Özellikle ıhlamur gibi bitki çayları içilmeli. Uygun yaşlarda gerekli aşılar ihmal edilmemeli."

Enfeksiyon hastalıkları; virüsler, bakteriler, mantarlar ve parazitler gibi mikroorganizmaların yol açtığı, hem bireysel hem toplumsal sağlığı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarıdır. İHA'ya konuşan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Vuslat Keçik Boşnak, bu hastalıkların yayılma yolları, korunma yöntemleri ve günümüzde artan önemine dair önemli bilgiler paylaştı.

Doç. Dr. Boşnak, enfeksiyonların hava yolu, temas, su ve gıda kaynaklı ya da vektörler aracılığıyla hızla bulaşabildiğini vurguladı. Boşnak, "Grip, Covıd-19, tüberküloz ve hepatit gibi hastalıklar, bulaşıcılık açısından özel dikkat gerektirir" dedi.
Doç. Dr. Boşnak, "El hijyenine özen göstermek, maske kullanmak, kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak ve aşıları zamanında yaptırmak, enfeksiyonlardan korunmanın en etkili yöntemleridir. Ayrıca sağlıklı beslenme ve düzenli yaşam bağışıklık sistemini güçlendirir" ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Boşnak, "Antibiyotiklerin yanlış ve gereksiz kullanımı, mikropların direnç kazanmasına neden olur. Bu da tedaviyi zorlaştırır. Antibiyotikler yalnızca doktor kontrolünde kullanılmalıdır" uyarısında bulundu.

Boşnak, "Covıd-19 pandemisi, enfeksiyon hastalıklarının ne kadar hızlı yayılabileceğini gözler önüne serdi. Bu nedenle kişisel hijyen ve toplum sağlığı önlemleri artık her zamankinden daha kritik" diye konuştu.

İHA'ya açıklamalarda bulunan Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, bitki çaylarının zengin içerikleri sayesinde yetişkinler için hastalıklara karşı doğal bir koruma sağladığını belirtti.
REZENE
- Kokusu biraz tatsız gibi olsa da rezene çayının çokça faydasının olduğu biliniyor. İçeriğindeki A ve B kompleksi, C ve D vitaminleriyle antioksidanlar açısından zengin olan rezene çayı kış aylarında sık yakalanılan soğuk algınlığının belirtilerini bastırıyor ve vücuttaki bakterilere karşı savaşıyor. Ayrıca bağışıklık sistemini destekleyerek vücudun hızlı bir şekilde toparlanmasına katkı sunuyor.
KUŞBURNU
- Özellikle son yıllarda oldukça popüler hale gelen kuşburnunun, bağışıklık sistemini güçlendiren en iyi bileşenlerden C vitamini bakımından oldukça zengin olduğu biliniyor. C vitamini ise beyaz kan hücrelerini uyarıyor, ayrıca astımın önlenmesi ve solunum sisteminin genel sağlığı için fayda gösteriyor. Ancak özelliklerini yitirmemesi için kuş burnu çayının kısa süreli demlenip ardından hızlıca tüketilmesi önem kazanıyor.
IHLAMUR
- Anadolu’da en iyi bilinen doğal soğuk algınlığı ve grip ilacı olan ıhlamur çayı özellikle kışın sık sık gelişen öksürük probleminin tedavisinde kullanılıyor. Balla karıştırılması ise etkisini artırırken öksürük sebebiyle solunum yollarında yaşanan tahribatın giderilmesini sağlıyor. Metabolizmayı kuvvetlendirerek vücut direncini de artıran ıhlamur çayı, bu sayede kan dolaşımını da hızlandırıyor.