Özellikle gecelere dikkat edilmeli, riski tam 3 kat artırıyor! Uzmanı işaret etti: Bu besinler anında dengeliyor!

Sabah baş ağrısıyla uyanıyor, geceleri çarpıntı ya da huzursuzluk hissediyorsanız bunun nedeni sadece yorgunluk ya da uykusuzluk olmayabilir. Tansiyon bazen kendisini hiç olmadık şekillerde hissettirebiliyor. Üstelik farkında dahi olmadan hayatımıza girmiş bazı alışkanlıklar bu rahatsızlığı tetikliyor. Peki, tansiyonun tehlikeli seviyelere ulaştığı nasıl anlaşılır? Tansiyonu düşüren doğal besinler neler, ilaçsız kontrol mümkün mü? Kardiyoloji Uzmanı Dr. Begüm Öztürk tüm bu soruları Posta.com.tr okurları için yanıtladı ve kritik uyarılarda bulundu. İşte detaylar…

Beyza Erdoğan – Posta.com.tr / Birçok kişinin farkında bile olmadan yaptığı yaygın hatalar, tansiyonun gün içinde dalgalanmasına yol açarak hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor. Özellikle sabah saatlerinde görülen baş ağrıları, gün boyu süren halsizlik ya da aniden yaşanan baş dönmeleri, vücudun sessiz çığlıkları olabilir. Uzmanların uyardığı bu belirtileri göz ardı etmemek ve tansiyonu kontrol altına alacak adımları zamanında atmak, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebilir. Peki, ne yapmalı, nelere dikkat etmeli?

GECELERE ÖZELLİKLE DİKKAT EDİLMELİ, RİSKİ 3 KAT ARTIRIYOR!
Zaman zaman herkesin tansiyonu değişkenlik gösterebilir. Dış ve iç etkenlere bağlı olarak yükselme, düşme gibi durumlar gözlemlense de bazı durumlarda bu büyük riskleri de beraberinde getirebilir. Kardiyoloji Uzmanı ve Fonksiyonel Tıp Uygulayıcısı Dr. Begüm Öztürk’e tansiyonun tehlikeli hâle geldiği durumlar hangileridir, diye sorduğumuzda “Tansiyonun gün içinde dalgalanması normaldir. Ancak bazı durumlar tehlike işareti olabilir” dedi ve bu durumları şu şekilde sıraladı:
- “Tansiyon sürekli 140/90 mmHg’nin üzerindeyse: Bu hipertansiyon kabul edilir ve kalp-damar hastalıkları riskini artırır.
- Gece yükseliyorsa: Uyku sırasında tansiyon 135/85’i geçiyorsa, bu "gece hipertansiyonu" olarak adlandırılır ve kalp yetmezliği riskini 3 kat artırabilir.
- Ani düşüşler: 90/60 mmHg’nin altına inen tansiyon, bayılma, baş dönmesi veya organlara yeterli kan gitmemesi gibi ciddi sorunlara yol açabilir.”

SEBEBİ YALNIZ TUZ DEĞİL, SU DAHİ ETKİLEYEBİLİYOR!
Pek çok kişi tuzun en büyük tetikleyicisinin tuz olduğunu düşünebilir. Uzman isme tuz gerçekten önemli bir etken mi yoksa günlük alışkanlıklarımız da tansiyonu derinden etkiler mi sorusunu yönelttiğimizde “Tansiyonu etkileyen birçok yaşam tarzı faktörü vardır:
- Uykusuzluk ve uyku apnesi: Gece yeterince dinlenmemek sabah tansiyonun yükselmesine yol açabilir.
- Stres ve kaygı: Özellikle yoğun stres, tansiyonu kısa sürede yükseltebilir.
- Ekran süresi ve elektromanyetik yoğunluk: Yatmadan önce ekranlara uzun süre maruz kalmak uyku kalitesini bozarak tansiyonu dolaylı yoldan etkileyebilir.
- Yetersiz sıvı alımı: Vücudun susuz kalması (dehidrasyon) tansiyonun düşmesine neden olabilir.
- Beslenme düzeni: Öğün atlamak, aşırı tuzlu ya da işlenmiş gıdalar tüketmek tansiyonu olumsuz etkiler.” yanıtını verdi.

KESİNLİKLE ANİDEN BIRAKILMAMALI, ÇOK RİSKLİ! Özellikle ileri durumlarda tansiyonun düzene sokulması için ilaç kullanılması gerekebilir. İlaçların bağımlılık yaratma riski bulunur mu, ne zaman ilaçları bırakmak gerekir gibi sorular da pek çok kişinin kafasına takılabilir. Dr. Begüm Öztürk, kendisine tansiyon ilaçları ile ilgili merak edilenleri sorduğumuzda “Tansiyon ilaçları bağımlılık yapmaz. Fizyolojik bir bağımlılık oluşturmazlar, yani bırakıldığında yoksunluk hissi yaşanmaz. Ancak ilaçları aniden bırakmak tehlikeli olabilir; ani yükselmeler (rebound hipertansiyon) yaşanabilir. Beslenme, egzersiz ve stres yönetimi gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle bazı hastalar doktor kontrolünde ilaçlarını azaltabilir veya bırakabilir.” açıklamasında bulundu.
Özellikle ileri durumlarda tansiyonun düzene sokulması için ilaç kullanılması gerekebilir. İlaçların bağımlılık yaratma riski bulunur mu, ne zaman ilaçları bırakmak gerekir gibi sorular da pek çok kişinin kafasına takılabilir. Dr. Begüm Öztürk, kendisine tansiyon ilaçları ile ilgili merak edilenleri sorduğumuzda “Tansiyon ilaçları bağımlılık yapmaz. Fizyolojik bir bağımlılık oluşturmazlar, yani bırakıldığında yoksunluk hissi yaşanmaz. Ancak ilaçları aniden bırakmak tehlikeli olabilir; ani yükselmeler (rebound hipertansiyon) yaşanabilir. Beslenme, egzersiz ve stres yönetimi gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle bazı hastalar doktor kontrolünde ilaçlarını azaltabilir veya bırakabilir.” açıklamasında bulundu.

SABAHLARI GÖRÜLEN AĞRILAR ÖNEMLİ İŞARETLER ARASINDA!
Özellikle sabah saatlerinde baş ağrısı ile uyanan kişilerde tansiyondan şüphelenebilir. Peki, her baş ağrısı tansiyon mudur? Uzman isim “Evet, sabah baş ağrısı tansiyonla ilişkili olabilir. Gece hipertansiyonu sabah ensede veya alın çevresinde çember şeklinde baş ağrısıyla kendini gösterebilir.
Diğer olası nedenler arasında uyku apnesi, gece kan şekeri düşmesi (hipoglisemi), magnezyum veya demir eksikliği, elektromanyetik cihazlara (cep telefonu, televizyon gibi) gece boyunca fazla maruz kalmak yer alır.” diyerek tansiyonun öncelikli neden olabileceğini belirtti, ancak arka planda başka etkenlerin de bulunabileceğinin altını çizdi.

BAZI DURUMLARDA YALNIZCA BESLENME İLE KONTROL ALTINA ALINABİLİR!
Tansiyon hastası olan veya bu şüpheyi taşıyanların en korktukları durum düzenli olarak ilaç kullanmak zorunluluğu. Pek çok kişi bu sürecin ilaç kullanmadan da atlatılıp atlatılamayacağını merak ediyor. İlaçsız bir şekilde tansiyonu kontrol altına almak mümkün mü? “Kesinlikle evet, bazı durumlarda beslenmeyle tansiyonun kontrol altına alınması mümkündür, ancak her zaman ilaçsız olmayabilir.” diyen Öztürk, tansiyonu dengelemek için yardımcı olabilecek besinleri ise şu şekilde sıraladı:
- Sarımsak: Damarları genişleterek tansiyonu düşürebilir.
- Muz: Potasyum içeriğiyle sodyumun etkisini dengeler.
- Yoğurt: Kalsiyum ve potasyum içerir.
- Yulaf: Lifli yapısıyla kan basıncını düzenler.
- Nar: Antioksidan etkisiyle damar sağlığını destekler.
- Zeytinyağı: Damar sertliğini önlemeye yardımcı olur.
- Bitter çikolata: Flavonoid içerikleriyle tansiyon dengesine katkı sağlar.

Dr. Begüm Öztürk son olarak beslenme ile birlikte yaşam tarzı değişikliklerinin de etkili olabileceğine dikkat çekerek sözlerini noktaladı:
“Ayrıca yaşam tarzında yapılacak şu değişiklikler de oldukça etkilidir:
- Tuz, şeker ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak,
- Günde 2–3 litre su içmek,
- Düzenli egzersiz yapmak,
- Stres yönetimi sağlamak.
Tüm bu adımlar ilaç ihtiyacını azaltabilir, ancak her zaman doktor kontrolüyle ilerlenmelidir.”