Prof. Dr. Canan Karatay ısrarla öneriyor: Uyurken bile kilo verdiriyor, yağları mum gibi eritiyor

Kilo vermek isteyen pek çok kişi farklı yöntemlere başvuruyor; ancak bu yöntemler çoğu zaman beklendiği kadar etkili sonuçlar vermiyor. Sağlıklı beslenme konusunda dikkat çekici açıklamalarıyla bilinen Prof. Dr. Canan Karatay ise, doğru yaşam alışkanlıklarıyla uyku sırasında dahi kilo vermenin mümkün olabileceğini belirtiyor.

Karatay’a göre, hem ideal kiloya ulaşmak hem de verilen kilonun korunması sağlıklı bir beslenme düzeniyle mümkün oluyor. Üstelik bu düzen, fazla kilolardan kurtarmanın yanı sıra çeşitli hastalıklardan korunmada da kilit rol oynuyor.

Prof. Dr. Karatay, vücudun gece çalışmasını sağlayan bazı hormonların kilo kontrolünde büyük öneme sahip olduğunu vurguluyor. Özellikle leptin adı verilen hormonun, yemekten birkaç saat sonra aktifleşerek yağ yakımını hızlandırdığını ifade ediyor. Bu hormonun depolanan yağları enerjiye dönüştürerek vücudun ihtiyaç duyduğu gücü sağladığını belirtiyor.

Leptin hormonunun en yoğun şekilde gece 02.00 ile 05.00 saatleri arasında salgılandığını söyleyen Karatay, bunun gerçekleşmesi için akşam en geç 20.00’ye kadar yemek yemeyi bırakmak gerektiğini belirtiyor. Geç saatte yenen yemeklerin insülini artırarak yağ depolanmasına yol açtığını dile getiren Karatay, “Leptin, yediklerinizi enerjiye çevirir.

Bu hormonun en aktif olduğu zaman dilimi gece saat 2 ile 4 arasıdır” diyor. Bu nedenle, akşam geç saatlerde beslenmeyen kişilerde vücudun gece boyunca özellikle karın ve basen bölgesindeki yağları daha hızlı erittiğini ifade ediyor.

Günümüzde pek çok ürünün “diyet” etiketiyle piyasaya sürüldüğünü hatırlatan Karatay, bu gıdaların sağlığı tehdit edebileceğini söylüyor. Aspartam içeren içeceklerin vücuda girdikten sonra ısındıklarında zararlı bileşiklere dönüşebildiğini belirten Karatay, bu maddelerin toksik etkiler oluşturabileceğini vurguluyor.

Light ürünlerde bulunan aspartamın diyabet ve bazı sağlık riskleriyle ilişkilendirilebileceğini belirten Karatay, mısır şurubundaki fruktozun ise en tehlikeli şeker türlerinden biri olduğunu söylüyor. Ayrıca şekerin bazı hastalık süreçlerini tetiklediğini dile getirerek dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Paketli gıdaların özellikle gençlerde ve çocuklarda ciddi hormon dengesizliklerine yol açtığını ifade eden Karatay, aşırı şekerli yiyecek ve içeceklerin kısırlık oranlarını artırdığına dair bilimsel bulgular bulunduğunu belirtiyor. “Geleceğimiz olan gençlerin bu ürünlerden uzak durması şart” diyerek uyarıyor.

Vücudun en güçlü doğal antioksidanlarından biri olarak nitelendirdiği D vitamininin; süt ürünleri, yumurta, ton balığı, tereyağı ve yulaf ezmesi gibi besinlerde bulunduğunu, asıl kaynağının ise güneş olduğunu vurguluyor.