Proteinde kırmızı eti, peyniri solladı! Türk mutfağının 3 klasiği dünya devlerini geride bıraktı

Cambridge Üniversitesi tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, protein kaynaklarını sadece besin değeriyle değil; insan sağlığı, çevreye etkisi ve bütçe dostu olmasıyla yeniden değerlendirdi. 20 farklı gıdanın incelendiği listede, Türk mutfağının vazgeçilmez baklagilleri ilk 10 gıda arasında yer alarak büyük bir başarıya imza attı.

Araştırma sonuçlarına göre tofudan sonra gelen en yüksek puanlı gıdalar arasında kuru fasulye, mercimek ve nohut öne çıktı. Kuru fasulye 3'üncü, mercimek 6'ncı ve nohut 10'uncu sırada yer alarak geleneksel Türk sofralarının hem gezegen hem sağlık hem de ekonomi açısından en ideal protein seçenekleri olduğunu kanıtladı.

Cambridge Üniversitesi’nden Dr. Chris MacDonald liderliğindeki çalışma, 20 yüksek proteinli gıdayı 100 gram protein başına düşen sağlık, çevre ve fiyat kriterlerine göre puanladı. Doymuş yağ, sodyum, sera gazı emisyonu ve su tüketimi gibi parametrelerin incelendiği araştırmada, zirveye 36 puanla tofu otururken, son sırayı 13 puanla cheddar peyniri aldı. Listenin en başarılı yüzde 20’lik dilimini tamamen bitkisel gıdalar oluşturdu.

Sürdürülebilir protein arayanların yeni beslenme alışkanlıkları edinmesine gerek kalmadığını gösteren listede; fasulye 3'üncü, mercimek 6'ncı, nohut ise 10'uncu sırada yer aldı.

Hayvansal proteinler arasında en yüksek performansı tavuk göğsü ve ton balığı sergilerken; kırmızı et ve peynir çeşitleri listenin alt sıralarında kaldı.

100 gram protein üretimi için tofuda 0,61 kg karbondioksit emisyonu oluşurken, sığır etinde bu miktar 64,19 kg’a ulaşıyor. Arazi kullanımında da benzer bir tablonun görüldüğü çalışmada, bitkisel kaynakların çevresel yükü minimumda tuttuğu vurgulanıyor.
Frontiers in Sustainable Food Systems dergisinde yayımlanan bu çalışma, besin seçiminde bütüncül bir yaklaşımın önemini ortaya koyuyor.