Rekorları altüst etti, dünyaya örnek oldu! İstanbul'da günde tam 77 dakika kazandırıyor

Türkiye’nin kamu-özel işbirliği (KÖİ) projelerinde dünya mühendislik literatürüne kazandırdığı yapıların başında Avrasya Tüneli geliyor. 6.3 milyon araçlık İstanbul trafiğini rahatlatan ve ekonomiye şimdiden 2.6 milyar dolarlık katkı sağlayan tünel uluslararası platformlarda örnek proje olarak gösteriliyor.

BİLAL EMİN TURAN / POSTA
Asya ve Avrupa yakalarını deniz tabanının altından geçen 5.4 kilometrelik çift katlı tünelle birbirine bağlayan Avrasya Tüneli 20 Aralık 2016’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılmıştı. Son 9 yılda ülke ekonomisine yaklaşık 2.6 milyar dolar katkıda bulundu. Uzun vadede ise toplam kamu tasarrufunun 8.6 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Avrasya Tüneli, ülke ekonomisine ve çevreye sağladığı faydayla dünyada örnek gösterilen bir projeye dönüştü.
STANDARTLARI BELİRLİYOR
Geçen yıl Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından teknik çerçevesi oluşturulan ‘Mavi Nokta Ağı’ (Blue Dot Network) sertifikasyon sürecini dünyada başarıyla ilk tamamlayan proje, bu yıl ise İspanya’nın Barselona kentinde Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) tarafından düzenlenen Kamu Özel Sektör İşbirliği Forumu’nda masaya yatırıldı. Forum, kamu ve özel sektörü, uluslararası kurumları, akademiyi ve sivil toplum kuruluşlarını tek platformda buluşturdu.

DAYANIKLILIK VE FİNANSMAN
Altyapı yatırımlarının hızlandırılması, iklim dayanıklılığının artırılması ve yenilikçi finansman modellerinin geliştirilmesi açısından önemli bir buluşma olan forumda konuşan Avrasya Tüneli Yönetim Kurulu Başkanı Başar Arıoğlu, şunları söyledi: “Yapı Merkezi’yle Avrasya Tüneli ve 1915 Çanakkale Köprüsü olmak üzere iki büyük kamu-özel işbirliği projesinin içinde yer aldık. Bu projeler, dayanıklılığın tek bir özellik olmadığını; tasarım, inşaat, finansman ve işletme süreçlerinin tamamında gösterilen sürekli bir çabanın sonucu olduğunu ortaya koyuyor."

Avrasya Tüneli’nin, dayanıklılık konusunda dünya mühendislik literatürüne çok şey kazandırdığını vurgulayan Arıoğlu, “Tünelin yaşam döngüsü boyunca, orijinal teknik şartnamelerin ötesine geçen birçok iyileştirme gerçekleştirdik. Bunlar arasında, geliştirilmiş güvenlik sistemleri, ileri izleme teknolojileri ve çok çeşitli koşullar altında güvenli ve kesintisiz hizmeti sağlamak için sürekli operasyonel iyileştirmeler yer alıyor. Bu yaklaşımın önemi belirsizlik dönemlerinde ortaya çıktı. Örneğin pandemide trafik yoğunluğu önemli ölçüde ve öngörülemez şekilde değişti. Buna rağmen tünel, operasyonel sürekliliğini ve finansal istikrarını korumayı başardı” diye konuştu.
KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİ SÜRMELİ
Giderek belirsizleşen dünya konjonktüründe esnekliğin ve verimin önemine işaret eden Arıoğlu, “Kamu ve özel sektör arasındaki güçlü işbirliği vazgeçilmezdir. Sonuç olarak şunu vurgulamak isterim ki, altyapı yalnızca varlık üretmek değil değişen koşullar altında ayakta kalabilen, uyum sağlayabilen ve topluma hizmet etmeye devam eden sistemler üretmektir” ifadelerini kullandı.

GÜNLÜK 77 DAKİKALIK TASARRUF
Avrasya Tüneli Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener ise, Avrasya Tüneli’nin 16 milyonluk bir metropol için oyunun kurallarını değiştiren bir mobilite çözümü olduğunu vurguladı. İstanbul’un dünyada trafikte en fazla zaman kaybedilen şehirlerden biri olduğuna işaret eden Gücüyener, şu detayların altını çizdi:
“Tünel her gün 80 binden fazla yolculuğa ev sahipliği yapıyor. Avrasya Tüneli kullanıcılarına günlük 77 dakikalık zaman tasarrufu sağlıyoruz. KÖİ’lerin gerçek değeri yalnızca ne inşa ettiğimizde değil, bunları nasıl işlettiğimizde, geliştirdiğimizde ve topluma nasıl değer sunduğumuzda saklı. Avrasya Tüneli bunun güçlü bir örneğidir.”

EKONOMİK DALGALANMALARA DA DAYANIKLI
Türkiye’deki dev kamu-özel ortaklıklı projelerin ekonomik dalgalanmalara dayanıklı sürdürülebilir bir finansman modeliyle hayata geçirildiğini vurgulayan Ulaştırma Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün ise katıldığı panelde şu noktaların altını çizdi:
“Türkiye, son 20 yılda kamu-özel sektör işbirliği projelerinde önemli deneyim ve uzmanlık geliştirdi. Örneğin, dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprülerinden biri olan 1915 Çanakkale Köprüsü, sadece mühendislik ustalığını değil, aynı zamanda uzun vadeli finansal istikrarı ve varlık değerini de temsil ediyor. Benzer şekilde, Avrasya Tüneli, yüksek trafik yoğunluğu, jeoteknik sorunlar ve sismik riskler gibi mühendislik zorluklarını ele almak için inşa edilmiş olup, yüksek hizmet sürekliliğini sağlayacak şekilde işletiliyor. Önemli bir ulaşım koridoru Kuzey Marmara Otoyolu, titiz planlaması, esnek mühendislik yapısı ve sağlam sözleşme çerçevesi sayesinde uzun vadeli değer yaratıyor. Avrasya Tüneli ve 1915 Çanakkale Köprüsü projeleri, UNECE PIERS metodolojisi kullanılarak değerlendirildikten sonra en iyi uygulamalar olarak seçildi.”

SUUDİ ARABİSTAN'DA AMERİKA’DA TREN HATTI BORU YATIRIMI
Yapı Merkezi’nin de başkanı olan Başar Arıoğlu, Ortadoğu’daki son gelişmelerin şirketin yatırım stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Özellikle bölgenin en güvenli ülkesi Suudi Arabistan’da ulaştırma projelerine yönelik fırsatların yakından takip edildiğini vurgulayan Arıoğlu, raylı sistem inşaatı ve çevre düzenleme işlerini kapsayan büyük bir projede ileri aşamaya gelindiğini ifade etti. Şirketin küresel ölçekte dengeli bir büyüme stratejisi izlediğini dile getiren Arıoğlu, Yapı Merkezi’nin Subor firmasının kompozit büyük çaplı su borusu üretimi için Amerikalı bir ortakla görüşmelerin ileri safhaya ulaştığını söyledi.
187 MİLYON
Tünel açıldıktan sonra geçen araç sayısı.
250 MİLYON
Tünelin 9 yıllık işletme sürecinde kullanıcılara sağladığı toplam zaman tasarrufu.
139 MİLYON
Tünelle emisyonda sağlanan azalma.