Rüzgar esince tadı tamamen değişiyor! Organik pazarlarda kapış kapış satılıyor...

Kayseri'nin Bünyan ilçesinde asırlardır nesilden nesile aktarılan Karahıdırlı domatesinde beklenen hasat gecikmeli de olsa başladı! Poyraz estikçe bitişiğindeki Tuzla Gölü'nden gelen tuzla kendi kendine aromalanan ve yerken "tuz atma ihtiyacı hissettirmeyen" bu eşsiz ata mirası, devasa talebe rağmen yağışlar nedeniyle rekolte düşüklüğü yaşıyor. İşte Kayseri'nin bu mucizevi lezzetinin hikayesi...

Bünyan ilçesi Karahıdırlı Mahallesi'nde ata tohumundan yetiştirilen bölgeye has domatesin tarlalardaki mesaisi bu yıl hava şartları nedeniyle rötarlı gerçekleşti. Tuzu ve çamuruyla çevresindeki sazlıklar, tuzcul bitki bozkırları, mera ve tarım arazileri ve farklı ekosistemi ile ünlü Tuzla Gölü kenarında kurulu mahallede yetişen bu özel domatesler, kendine has benzersiz aromasıyla kent genelinde ve çevre illerde sofraların vazgeçilmezi olarak tüketiliyor.

Mahalledeki emektar kadınlar kurdukları kooperatif çatısı altında, bölgede etkili olan poyraz esintisiyle gölden gelen tuzların toprağa ve ürüne karışması sayesinde kendine has farklı bir lezzet kazanan bu domatesin satışını yürütüyor.

13 yıldır mahallede aralıksız organik tarımla uğraştığını anlatan Hülya Sarıkaya, "Fideleri kendimiz ekip, yetiştiriyoruz. Ürünlerimizi organik pazarda doğrudan tüketiciye ulaştırıyoruz. Ata tohumundan elde ettiğimiz için domateslerimiz iri ve şekilsiz oluyor. Bazı müşterilerimiz ilk başta görünüşünü sevmiyor ama bu domatesin orijinal özelliği budur. Tuzla Gölü'ne de yakın olması nedeniyle aroması çok farklı ve lezzetli oluyor. Esen poyraz ile birlikte göldeki tuzlar domateslere konuyor. Bu yüzden de bu domatesi yerken tuz atmanıza gerek kalmıyor" ifadelerini kullandı.

Yurt genelinde bu yıl etkili olan yağışlı hava şartları nedeniyle fide ekimi ile hasadın zorunlu olarak geç yapıldığını da detaylandıran Sarıkaya, "Havaların yağışlı olmasından dolayı geçen seneye göre bu yıl verim bir miktar düştü. Sulu ve lezzetli bir domates olması nedeniyle gelen yoğun taleplere yetişmekte zorlanıyoruz. Eylül başında başlayan hasadımız kasım ayına kadar aralıksız devam ediyor. Müşterilerimiz ürünlerimize büyük ilgi gösteriyor. Domatesimize coğrafi işaret alınmasını ve tescillenmesini istiyoruz. Bu eşsiz ata tohumunu gelecek nesillere eksiksiz aktarmak istiyoruz" diye konuştu.

2012 yılından bu yana organik üretim yaptığını söyleyen Emrullah Sarıkaya ise "Tarım İl Müdürlüğü tarafından sunulan özel proje ile organik üretime başladık. O yıldan beri kesintisiz organik tarım üretimine devam ediyoruz. Karahıdır domatesinin özelliği; Tuzla Gölü'nden almış olduğu doğal aroma nedeniyle inanılmaz lezzetli bir yapıda olması. Kayseri'de çok bilinen bir domatestir; menemenlik ve sofralık olarak kentte sıklıkla tüketiliyor. Geçen yıl ürünümüzün verimi daha kaliteli ve fazlaydı. Bu yıl aşırı yağışlar ve ekimin geç yapılmasından dolayı ürünlerimizde verim sıkıntısı yaşıyoruz. Geçen yıl çok daha erken hasat yapmıştık" şeklinde konuştu.

COĞRAFİ İŞARET TESCİLİ İÇİN DÜĞMEYE BASILDI
Ata tohumunu gelecek kuşaklara miras bırakmak için yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirten Sarıkaya, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bünyan İlçe Tarım Müdürlüğümüz tarafından coğrafi işaret alınması için resmi adımlar atıldı. Coğrafi işaret alındığı zaman ürünümüz çok daha yüksek bir tanınırlık oranına ulaşacak. Bu da biz üreticilere olumlu yansıyacak ve üretim potansiyelimizi artıracak. Karahıdır domatesinin gelecek nesillere aktarılmasını yürekten istiyoruz. Ata tohumundan ürettiğimiz bu domatesin tam tarihini kimse tam olarak bilmiyor. 80 yaşında annem var, o bile bu tohumun geçmiş tarihini bilmiyor. Onun annesi de aynı şekilde bilmiyordu. Yıllardır süregelen bu dev ata kültürünü nesillerdir yaşatıyoruz. Kayseri'de birçok pazarda domateslere 'Karahıdır' adı verilerek satış yapılıyor. Ancak, gerçek organik domates sadece resmi organik pazar yerinde satılıyor. Vatandaşlarımız bu konuda daha hassas olmalı. Üretimde kimyasal hiçbir gübre ve ilaç kullanmıyoruz. Kullanılan destekler tamamen Tarım İl Müdürlüğümüzün uygun gördüğü organiklerdir, onun haricinde her şey tamamen doğaldır."