Sabah 05:00’te başlayan büyük mesai! Doğanın mucizesi yüzleri güldürdü: Türkiye'nin o şehrinde milyon dolarlık hasat başladı

Güneş doğmadan, saat tam 05.00'te bahçelere girilmezse tüm özelliği kayboluyor! Dünyayı peşinden sürükleyen parfüm ve kozmetik devlerinin heyecanla beklediği hasat dönemi resmen açıldı. Peki, hava şartları üretimi nasıl etkiledi ve bu yıl rekolte neden zirveye oynuyor? İşte sabaha karşı çuvallarla taşınan o gizemli ürünün detayları...

Dünya genelindeki gül yağı ihtiyacının neredeyse yüzde 65 gibi devasa bir oranını tek başına sırtlayan, Türkiye'nin tescilli "gül bahçesi" Isparta’da yılın en hareketli dönemi kapıyı çaldı. Tarihi 1888 yılına uzanan, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi’nin Bulgaristan’ın Kızanlık bölgesinden adeta bir sır gibi saklayarak bastonunun içinde getirdiği o ilk gül tohumu, bugün şehirde yüzlerce ailenin en önemli geçim kapısı haline gelmiş durumda. Bahçelerin pembeye boyanmasıyla birlikte üreticiler, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte hummalı bir çalışmaya girişti.

Gül çiçeğindeki yağ oranının düşmemesi ve kalitenin korunması adına hasat, gün doğmadan, havanın henüz serin olduğu saatlerde gerçekleştiriliyor. Keçiborlu ilçesine bağlı Ardıçlı köyü başta olmak üzere kentin dört bir yanındaki bahçelerden toplanan güller, titizlikle çuvallara doldurularak vakit kaybedilmeden işleme tesislerine ve fabrikalara ulaştırılıyor.

Yaklaşık 12 yıldır 70 dekarlık devasa bir alanda üretimini sürdüren Ali Yolcu, bu sezonki gidişattan oldukça memnun olduklarını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl bölgeyi vuran don olaylarının üretimi ciddi oranda baltaladığını hatırlatan Yolcu, bu yılki hava şartlarının tam da istedikleri gibi serin ve yağmurlu seyrettiğini belirtti.

Bu olumlu hava dalgasının tomurcuk sayısını gözle görülür şekilde artırdığını ifade eden deneyimli üretici, "Geçtiğimiz sezon don nedeniyle ancak 10,5 ton civarında bir ürün alabilmiştik. Fakat bu yıl doğa yüzümüzü güldürdü; tomurcuklarımız oldukça yoğun. Sezon sonunda yaklaşık 20 tonluk bir rekolteye ulaşmayı hedefliyoruz" dedi.

Çalışmaların yüksek kesimlerde gece saatlerine kadar uzayabildiğini belirten Ali Yolcu, geleneksel yöntemleri de yaşattıklarını söyledi. Kendi tesislerindeki kazanlarda yaklaşık 60 kilogram gül kaynatarak üretim yaptıklarını, hasat edilen ürünlerin büyük kısmını ise modern gül yağı fabrikalarına sevk ettiklerini ekledi.

Kozmetik ve parfümeri sanayisinin en değerli ham maddelerinden biri kabul edilen ve "sıvı altın" olarak nitelendirilen Isparta gül yağı, yüksek katma değeriyle her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük oranda yurt dışına ihraç edilerek ülke ekonomisine önemli bir döviz girdisi sağlayacak.