Sadece 4 kurala uyarak 23 kilo birden verdi! 87 kilodan 64'e düştü: Meğer zayıflamanın sırrı buymuş...

Kilo verme süreci çoğu zaman imkansız bir maraton gibi görünse de Dils Lee'nin hikayesi küçük stratejik değişimlerin ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini kanıtlıyor. 2021 yılında 87 kiloya ulaşan ve 48 beden giyen Lee, her gün tekrarladığı sadece dört temel alışkanlığını değiştirerek tam 23 kilo vermeyi başardı. Üstelik bu süreçte yalnızca zayıflamadı. Genç kadın hormonlarını dengeledi ve vücudundaki iltihaplanmadan da kurtuldu. Peki, sırrı neydi?

GÜNE AÇ KARNINA KAHVEYLE BAŞLAMAK BÜYÜK BİR HATA!
Dils Lee, önceleri sabahlara kahve içmeden uyanamıyordu. Genç kadın, sabah uyanır uyanmaz içtiği kahvenin kendisinde mide bulantısı, şişkinlik ve yoğun kaygı yarattığını fark etti. Aç karnına alınan kafeinin stres hormonu yani kortizol seviyelerini zıplatması, hormon dengesini farkında dahi olmadan altüst ediyordu. Genç kadın kilo verme sürecinde çok sevdiği kahveyi tamamen bırakmak yerine, onu besleyici bir kahvaltının yanına dahil etti. Kahvenin tek başına bir öğün olamayacağını idrak etmesi ise onun köklü değişiminin ilk ve en köklü adımlarından biri oldu.

Diyetisyen Tara Collingwood da kahvaltının metabolizmayı ateşlediğini ve kafeini mide boşken değil, yemekle birlikte almanın yan etkileri minimize ettiğini belirtiyor. Bu görüşe göre sabahları kahvaltıyı atlamanın kilo vermek için yararlı olduğu görüşü de bir nevi çöküyor. Pek çok kişinin diyette en sık yaptığı hata kahvaltıyı bırakmak, tek öğüne düşmek olsa da uzman diyetisyenler her vücudun kendine özel olduğuna dikkat çekiyor ve öğün atlamanın hiçbir zaman kalıcı ve sağlıklı kilo vermenin anahtarı olmayacağını belirtiyor.

AĞIR ANTRENMANLAR YAPMAYA GEREK YOK!
Şaşırtıcı gelebilir ama Lee, kilo vermek için kendini parçalarcasına yaptığı yüksek yoğunluklu egzersizleri bırakmanın da faydasını gördü. Kilo verme sürecinde diyete dahi katlanan ancak spordan ürken pek çok kişi için aslında bu durum oldukça umut verici. Lee, ağır antrenmanlar yaptığı ancak sağlığı için durumun daha kötüye gittiği süreçten bahsettiği bir sosyal medya paylaşımında şu sözlere yer veriyor:

"Haziran 2023'te, hareketsiz bir eşin aktif bir eşten 7 yıl daha erken ölme ihtimalinin yüksek olduğuna dair bir Instagram gönderisi okudum (kocam her zaman çok aktif ve sağlıklı olmuştur). Zihnimde bir şeyler değişti. Bu kez görünüşüm için değil, sağlığımı daha ciddiye almak istedim. Vücudumun neden en iyi şekilde çalışmadığını daha fazla bilmek, hazır olduğumuzda vücudumu bebek sahibi olmaya hazırlamak ve en az kocam kadar uzun süre hayatta kalmak istedim.
Böylece bildiğim şeye geri döndüm; herhangi bir yöntem olmaksızın yiyecekleri kısıtlamak ve haftada 6 kez HIIT (yüksek yoğunluklu antrenman) spor sınıflarına gitmeye başladım. Çok motiveydim ve sonunda 15 kilo verdim ama PKOS semptomlarım her zamankinden daha kötüydü; bazı adet döngülerim 150 günden fazla sürüyordu."

Lee, 2024 yılında kadınların metabolizmalarını sıfırlamalarına yardımcı olan uzman bir beslenme uzmanı ve kişisel antrenör (PT) olan Lily Cook'a ulaşması ile hayatının değiştiğini belirtiyor. Genç kadın, Cook'un yönlendirmesi ile hareket ettiği dönemde en yüksek verimi aldığına dikkat çekti. Bu süreçte yoğun antrenmanları bırakıp vücudunun sürekli stres altında kalıp iltihaplanmasına neden olan bu tempodan, daha sürdürülebilir ve düşük yoğunluklu hareketlere geçti. Bu adımın sonucunda ise daha ince bir bel çevresine kavuştu ve kas kütlesini sağlıklı bir şekilde artırdı.

Diyetle birlikte sporun önemine pek çok uzman dikkat çekse de bahsi geçen spor hiçbir zaman profesyonellerin yaptığı ağır yoğunluklu antrenmanlar değil. Uzmanlar, düşük yoğunluklu egzersizlerin vücut için daha az yıpratıcı olduğunu ancak kalori dengesi için yüksek yoğunluklu antrenmanlarla dengelenmesinin ideal olduğunu vurguluyor. Yani diyet yapan ancak spora çekimser kalan, yapamayacağını düşünen kişilerin aslında korkmasına gerek yok. Lee, spora karşı temkinli yaklaşanlar için umut verici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

KATI DİYETLER VE AÇ KALMAK DA ÇARE OLMUYOR!
Kalori açığı yaratmak diyet sürecinde etkili gibi görülse de aslında doğru yönetilmediği takdirde sağlıklı kilo vermeyi ve kalıcı bir fitlik elde etmeyi imkansızlaştırıyor. Günde sadece 1.000-1.200 kalori alarak kendini kısıtladığı dönemin işe yaramadığını gören Lee, beslenme felsefesini değiştirmenin kilo vermedeki en büyük motivasyonu olduğuna dikkat çekiyor. Katı diyetleri uyguladığı dönemde hiçbir verim alamadığına işaret eden genç kadın o dönemi şu sözlerle anlatıyor:

"2022 yılında evlendik. O gün için kilo verme baskısı hissettim ve gıda kısıtlamasına yöneldim. Kilom neredeyse hiç değişmedi, belki birkaç kilo verdim ama düğünden sonra verilen tüm kilolar fazlasıyla geri geldi. İşe yaramadığını bilmeme rağmen hızlı çözüm arayışları ve yo-yo diyeti (sürekli kilo alıp verme) döngüsüne hapsolmuştum."
Genç kadın, bu süreçte vücudunu kıtlık moduna sokmak yerine, yaklaşık 1.500 kalorilik, yüksek proteinli ve düşük karbonhidratlı bir düzene geçti. Böylece hem enerjisini korudu hem de kilo kaybını sürdürülebilir kıldı.

Çok düşük kalorili diyetlerin metabolizmayı yavaşlattığı uyarısında bulunan uzmanlar, sürdürülebilir bir kalori açığının önemine dikkat çekiyor. Bu noktada bir detaya daha dikkat etmek gerekiyor: Alınacak kalorinin sağlık ve besin karşılığı. Pek çok kişi kalori sınırına uyduğu takdirde istediğini yiyebileceğini düşünse de aslında bu büyük bir yanılgı. Kalori açığı yaratarak hamburger yiyen bir kimse, kalıcı ve etkili kilo vermiş olmuyor, aksine uzun vadede bu sistemi bırakır bırakmaz verdiği kilonun da fazlasını alıyor. Vücudun ve sağlık sistemlerimizin doğru çalışması için günlük besin değerlerini karşılayacak besin zengini bir diyete geçilmesi ve kalorinin doğru besinlerden alınması büyük önem taşıyor.

UYKU ASLINDA BİR TEDAVİ
Lee'nin dönüşümündeki son halkanın ise kaliteli uyku olduğunu vurguluyor. Yatmadan önce telefonla vedalaşarak bir uyku rutini oluşturan Lee, kilo verme sürecinde vücudunun onarılmasına ve hormonlarının dengelenmesine izin verdi. Düzenli uyku sayesinde hem fiziksel toparlanması hızlandı hem de gün içindeki stresi azaldı.

Uzmanlar da bu tekniğe sıklıkla dikkat çekiyor ve uykunun kilo vermedeki kilit rolüne dikkat çekiyor. Uyku, kas onarımı ve hormonal denge için vazgeçilmez olarak değerlendiriliyor. Uykusuzluk, stres yönetimini imkansız hâle getirerek kilo alma sürecindeki önemli bir etkene dönüşüyor. Pek çok kişinin duygusal açlık çekmesinin ardındaki önemli nedenlerden biri olarak kaliteli uyku uyumamaları gösteriliyor.