Sağlıklı zannedip bardak bardak içiyoruz: Koladan bile daha riskli! Hangi miktardan sonrası zehir etkisi yaratıyor? İşte cevabı...

Yıllardır mucizevi bir iksir gibi pazarlanan o bitki hakkında sarsıcı uyarı! Uzmanlar, bilinçsizce yapılan bu alışkanlığın akut karaciğer yetmezliğine davetiye çıkardığını saptadı. Özellikle hap formundaki özlerde gizlenen büyük risk ve 'bitkisel kaynaklı karaciğer hasarı' (HILI) gerçeğiyle tanışın. Karaciğerinizi korumak için hangi kritik sınırı asla aşmamalısınız? Tüm detaylar haberimizde.

Dünya çapında şifa kaynağı olarak görülen yeşil çay, son dönemde yapılan tıbbi araştırmalarla tartışmalı bir boyuta taşındı. Pek çok kişi bu içeceği antioksidan etkisiyle tercih etse de, uzmanlar belirli bünyelerde beklenmedik bir tehlikenin pusuya yattığını belirtti.

İsrail'de bulunan Kaplan Tıp Merkezi uzmanları, yeşil çay tüketiminin bazı kişilerde karaciğer iltihabına yol açabildiğini saptadı. Bitki içerisindeki doğal bileşenler, hassas bünyelerde metabolik bir reaksiyonu tetikleyebiliyor. Nadir bir durum olsa da "bitkisel kaynaklı karaciğer hasarı" (HILI) vakaları, akut karaciğer yetmezliğine dek uzanan bir süreci başlatma potansiyeline sahip. Tıbbi raporlara göre, bu hasarın onarılması bazen yıllar süren zorlu bir tedavi gerektirebilir.

Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleyici Sağlık Merkezi (NCCIH), özellikle hap ve kapsül formundaki yeşil çay özlerine karşı ciddi bir uyarı yayımladı. Demleme çaya oranla çok daha yoğun olan bu takviyeler, karaciğer üzerinde yıkıcı bir baskı kurar. Ayrıca piyasadaki bazı kalitesiz ürünlerde rastlanan ağır metaller, mevcut organ hasarını daha da derinleştirir. Zayıflama vaadiyle satılan bu ürünlerin kontrolsüz kullanımı, geri dönüşü olmayan yollara kapı aralayabilir.

Yeşil çayın kansere karşı koruyucu kalkan olduğu, kalp sağlığını desteklediği ve kolesterolü düşürdüğü bilinen bir gerçektir. Ancak Profesör Stephen Malnick, bu faydaların yalnızca doğru dozla mümkün olacağını vurguladı. 27 milyar dolarlık devasa bir pazar payına sahip olan bu sektörde, farklı coğrafyalardan gelen hammaddelerin kontrolsüz karışımı sağlık risklerini artırdı.

Bilim dünyasının üzerinde uzlaştığı güvenli miktar, herhangi bir kronik rahatsızlığı bulunmayan bireyler için günde en fazla 2 veya 3 fincandır.

Bu sınır aşıldığında veya diğer bitkisel takviyelerle karıştırıldığında, vücuttaki toksik yük tahammül edilemez seviyeye ulaşır. Sağlığını korumak isteyenlerin, bu şifalı içeceği bir "mucize" gibi değil, tıbbi sınırları olan bir gıda olarak tüketmesi şart.