Serhat Kılıç için tören düzenlendi! Tabutunu öperek veda ettiler

Ünlü oyuncu Serhat Kılıç cuma günü evinde ölü bulundu. 51 yaşında hayata gözlerini yuman oyuncu için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. Ünlü isimlerin akın ettiği veda töreninde sanatçının kız arkadaşı güçlükle ayakta durabildi.

Cumartesi günü Kağıthane Nurtepe Mahallesi’ndeki evinde yaşamını yitiren Serhat Kılıç için bugün saat 12.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde anma töreni düzenlendi. Kılıç’ın ailesi, yakınları ve sanat camiasından arkadaşlarının katıldığı törende duygusal anlar yaşanıyor.

Oyuncu Serhat Kılıç'tan perşembe gününden bu yana haber alamayan kız arkadaşı Özlem E. (50), Kılıç’ın yaşadığı eve geldi. Kapıyı çalan Özlem E., yanıt alamayınca hayatından endişe ettiği Kılıç’ın evine, kendisinde bulunan anahtarla girdi.

Özlem E., Kılıç’ı salondaki tekli koltukta oturur halde hareketsiz buldu. Kılıç’ın nefes almadığını ve vücudunun soğuk olduğunu fark eden Özlem E., 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. İhbar üzerine adrese Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri ile sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Kılıç’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Polisin uzun süren incelemelerinin ardından Kılıç'ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

Yaşadığı binanın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, evine gelen Kılıç'ın, duvara yaslanarak asansör beklediği, asansörün gelmemesi üzerine ise merdivenlere yöneldiği görüldü.

Kılıç’ın ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, kız arkadaşı Özlem E.’nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Özlem E., ifadesinde şunları söyledi: “Erkek arkadaşım Serhat Mustafa Kılıç ile yaklaşık 8 yıllık bir birlikteliğimiz vardır. Serhat ile aramızda kısa süreli küslükler olurdu. 3 Eylül günü saat 11.00 sıralarında set çekimi vardı. Saat 11.45 sıralarında Serhat’ın bu set çekimine gitmediğini öğrendim. Akabinde Serhat’ı arayarak neden sete gitmediğini ve herkesin kendisini merak ettiğini söyledim."

"Serhat bana boynundaki fıtıktan dolayı iyi hissetmediğini, ağrısının olduğunu, bir sürü ilaç içtiğini fakat ağrılarının devam ettiğini çok acı çektiğini, menajeri ile konuşup sete neden gitmediğinin bilgisini vereceğini söyleyerek görüşmeyi sonlandırdı. Ben bir süre sonra kendisini tekrardan arayarak kendini sete gitmediği için sorumsuz davrandığını söyleyerek sitem ettim. Serhat’ta raporunu olduğunu sorun olmayacağını söyleyerek yine görüşmeyi sonlandırdı.”

“Aynı gün saat 16.00 sıralarında ağlamaklı bir ses tonu ile beni arayarak setten atıldığını, çok üzgün olduğunu, ne yaparsa yapsın ağrısının bir türlü geçmediğini, canı sıkkın olduğu için kimseyle görüşmek istemediğini söyleyerek görüşmeyi sonlandırdı. Bende üzgün olduğu için kendisi ile baş başa kalsın toparlasın istediğim için üzerine gitmemeye çalıştım. Bu süreçte sürekli gerek arayarak gerekse mesaj atarak destek olmaya çalıştım fakat Serhat mesajlarıma da aramalarıma da hiçbir şekilde bana geri dönüş yapmadı."

"Bende yalnız kalmak istediğini düşünerek ve kullandığı ilaçların uyku yaptığını düşünerek fazla aramamaya çalıştım. En son bugün yani 5 Eylül günü saat 17.00 sıralarında Serhat’ı tekrardan aradığımda telefonunun kapalı olduğu fark ettim ve kendisini merak ettiğim için Serhat’ın Nurtepe Mahallesi’nde bulunan evine geldim. Serhat’ın evinin yedek anahtarı bende olduğu için daireye direk giriş yaptığımda salon kısmında bulunan tekli koltukta Serhat’ın elleri göğsünün üzerinde çıplak vaziyette oturur olduğu gördüm. Akabinde Serhat’ın uyuduğunu düşünerek kendisine seslendim kolundan tutarak kendisini salladım. Teninin soğuk olmasından ve tepki vermemesinden bir sorun olduğunu anlayarak ilk önce kız kardeşi Sinem Kılıç’ı arayarak durumu bildirdikten sonra hemen 112 ekiplerini arayarak yardım talebinde bulundum.”

Özlem E., “Olay yerine gelen 112 ekipleri ve polis ekipleri gelerek gerekli kontrolleri yaptılar ve Serhat’ın vefat ettiği bilgisini verdiler. Serhat’ın bildiğim kadarıyla yüksek tansiyon, gastrit ve boyun fıtığı gibi hastalıkları vardı. Bu hastalıkları için kullanmış olduğu 2 farklı türde olan boyun fıtığı için adını hatırlayamadığım yeşil reçeteli bir hap, yine adını hatırlayamadığım tansiyon ilacı ve günde 7-8 adet kullanmış olduğu bir hapı kullanmaktaydı. Bildiğim kadarıyla herhangi bir madde ya da alkol bağımlılığı yoktur. Ayrıca erkek arkadaşım Serhat Mustafa Kılıç’ın ne zaman ve ne şekilde vefat ettiğini de bilmiyorum” dedi.

Emniyette, Kılıç’ın madde ve alkol bağımlılığı olmadığını söyleyen Özlem Esmergül, savcıya verdiği ifadede ise "Kendisini tanıdığım süreden beri uyuşturucu madde ve alkol kullandığını bilirim. Son 6 aydır bildiğim kadarıyla kokain maddesini de kullanmaktadır. Husumetli olduğu birisi yoktur" dediği öğrenildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin hazırladığı olay yeri inceleme raporu ortaya çıktı. Raporda, Kılıç’ın yaşadığı dairenin bulunduğu sitenin girişinde güvenlik görevlisi ve güvenlik kamerası olduğu, giriş çıkışların kontrollü yapıldığı belirtildi. Binanın girişinde de koridoru gören güvenlik kamerası bulunduğu kaydedildi. Rapora göre, dairenin çelik giriş kapısında zorlama izi bulunmadı. Kapıda anahtarın takılı olmadığı görülürken, evin koridorunda ve salon girişinde aynı renk ve desendeki bir tabağa ait kırık parçalar tespit edildi.

Raporda, salondaki ahşap sehpa üzerinde bulunan metal kutuda, uyuşturucu olduğu değerlendirilen yeşil renkli otsu bitki bulunduğu belirtildi. Ayrıca poşet içerisinde sigara sarma kağıdı olduğu kaydedildi. Kitaplığın önündeki kumaş valizde de siyah renkli klipsli poşet içerisinde uyuşturucu olduğu değerlendirilen yeşil renkli otsu bitki ile uyuşturucu kullanımında kullanıldığı değerlendirilen rulo haline getirilmiş 3 adet 200 liralık banknot bulunduğu ifade edildi.

Bugüne kadar çok sayıda dizi, film ve reklam projesinde rol alan Kılıç’ı, birlikte çalıştığı oyuncu arkadaşları ve dostları son yolculuğunda yalnız bırakmadı.

Törende Kılıç’ın hayatına ve sanat kariyerine dair anılar paylaşılırken, meslektaşları yaptıkları konuşmalarla ünlü oyuncuya veda etti. Şimdilerde 4 aylık hamile olan Alina Boz ve eşi Umut Evirgen, Kılıç için düzenlenen törene katıldı.

Daha önce Kılıç'la aynı dizide rol alan Gözde Seda Altuner ve Ayça Bingöl de törene katılanlar arasında geldi. Üzüntüleri yüzlerine yansıyan oyuncular, herhangi bir açıklama yapmadı.

Serhat Kılıç'ın 8 yılık kız arkadaşı Özlem ise cenaze aracından inerken gözyaşlarına boğuldu. Büyük bir acı yaşayan Özlem, sevenlerinin desteğiyle ayakta durabildi.

Serhat Kılıç için 8 Eylül Salı günü Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi’nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılınacak. Kılıç, namazın ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Törende Kılıç’ın hayatına ve sanat kariyerine dair anılar paylaşılırken, meslektaşları yaptıkları konuşmalarla ünlü oyuncuya veda etti.

Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever konuşmasında "Duyduğum andan itibaren uzun bir süre konuşamadım. Kendimi hiç bu kadar çaresiz hissetmemişti. Çok gençti. Kendisiyle ilk kez Haldun Taner’de, provada tanışmıştım. İçimden ne kadar saygılı, enerjik, iştahlı bir oyuncu demiştim. Afife’den ödül aldığında da hiç şaşırmadım çünkü çok başarılıydı. Yattığı yer incitmesin. Bu evde her zaman sevgi, saygı ve özlemle anılacak. Ruhu şâd olsun, hepimizin başı sağ olsun." dedi.

Ünlü yapımcı Birol Güven "Bizim yolumuz Seksenler dizisinde keşişti ben kendisini onunla tanıdım. İtiraf etmek gerekirse ona çok küçük bir rol teklif etti. Hiç dert etmedi. O rolü öyle bir oynadı ki bizim dizimizin en büyük karakterlerinden biri oldu. Serhat öyleydi her şeyi büyütüyordu.
Ona bir kar topu verin çığ yapsın. Çok gülerdi, çok ağlardı, çok severdi her şeyi çok yapardı. Bir gün Ankara'da oyunculuk kursu açacağım dedi, sonra geldi konservatuara gideceğim dedi. Çok iyi bir şarkıcıydı. Şarkıcılığı ile insanları özellikle profesyonel isimleri şaşırtmayı çok seviyordu. Ne diyelim. Mekanı cennet olsun. Nur içinde yatsın. Varsa hakkımız helal olsun" ifadelerini kullandı.

Bennu Yıldırımlar ise konuşmasında şunları söyledi: "Çok üzgünüm, şaşkınım. Sevdiğiniz insanların arkasından birkaç kelam etmek çok zordur; ne söyleseniz boştur. Vefasını hiç esirgemeyen, coşkusu yüksek bir arkadaştı. Provada yorulmayan, namuslu, samimi, sırtını güvenle yaslayabileceğin, komple, gerçek bir oyuncuydu. Sahne dışında da onu izlemeye devam ettik. İyi bir gözlemci ve hikayeciydi. 2009’a kadar sadece bir merhabamız vardı. Sonra onun yaptığı bir gece şovuna katıldım ve aslında orada tanıştık. Sonra oynadığımız oyunda yakın dost olduk. Yurt dışı turnelerine gittik. İmkansızlıkların olduğu yerlerde oynadık. Bizim gönlümüzdeki ödülün sahibi sendin, bunu unutma. Daha önce hiç senin gibi bir dostla karşılaşmamıştık. Evet eksildik. Biz seni çok sevdik, anıların yüreğine dokunduğun insanlarda yaşamaya devam edecek. Huzurla uyu arkadaşım."

"Son 1-1,5 senemizi birlikte geçirdik. Odalarımız yan yanaydı. Bugün ondan helallik isteyeceğim. O gelmediği günlerde odasına girip sigarasını çalıyordum. Hakkını helal et usta. Malumunuz toplumumuz haber yapmayı, yaymayı sever. Bu haberin güzelliğine, özelliğine dikkat edilmez. Bundan sonraki süreçte yas sürecinin doğru ilerlemesi adına ailesi adına biraz daha dikkatli olmanızı istirham ediyorum."

"Çok büyük bir kayıp, çok erken bir kayıp. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Çok üzgünüm. Tarifsiz üzgünüm. Çok sıra dışı bir yetenek. Hiç hayatımda onun gibi birini tanımadım. Bir benzeri yok mesela gerçekten. Başımız sağ olsun."
"Çok üzgünüz. Çok değerli bir arkadaşımızı kaybettik. Çok saygı duyduğumuz bir arkadaşımızı kaybettik. Umarım sizlerde çok saygı ve hürmet ile yaklaşırsınız. Emekçi insanlarız hepimiz, hayatta var olabilmek için emek harcıyoruz. O saygıyı bekliyoruz. Sizlerden özellikle bekliyoruz. Altını çizerek söylüyoruz. Çok üzgünüz... Söylenecek çok bir şey yok. Bir genç ölümü oldu. Dayanması daha zor o yüzden. Sabır göstermek daha zor. Tüm sevenlerine sabır diliyorum."

"İyi bir insanı, değerli bir sanatçıyı kaybettik. Mekanı cennet olsun. Ailesine ve sevdiklerine sabır diliyorum."

"Onu çok genç yaştayken tanıdım. Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda ilk oyununu ben yönettim. Muazzam bir enerjisi vardı. Bazı oyuncuları yükseltmeye çalışırsınız. Ben Serhat’ı indirmeye çalıştım ama yapamadım, hayatı boyunca böyleydi. Hayır demeyi bilmezdi, iki üç işe evet der, üç kişilik çalışırdı, okulsa okul, sinemaysa sinema. Uyandırmak zordu, uyutmak imkansızdı. Huzur içinde uyusun."

"Gerçekten konuşmak zor zor şuanda. 30 yıllık arkadaşım benim. Serhat ile Bilkent'te tiyatro bölümünde tanıştık. Çok emek verdi bana, beni yetiştirdi. Diksiyonumu düzeltti. Çok emek verdi bana... Okul bitti başka yerlere savrulduk. Bazı insanlar vardır hayat nereye atarsa atsın onların yeri değişmez."

Oyuncu Selim Bayraktar, “Biz oyuncuların hayatı hep başka hikayelerde var oluyor. Başka hikayelerde ölüyoruz, yeniden diriliyoruz. Perdeler öyle öyle açılıp kapanıyor. Belki bugün Serhat'a perde kapanmış olabilir. Ama eminim ki buradaki bütün arkadaşları olarak bir araya geldiğimizde, ‘Serhat burada olsaydı böyle derdi’ diyeceğimize inanıyorum. Çünkü bizde çok ciddi etkisi oldu. O yüzden bugün perden kapanmış olabilir ama alkışların hiçbir zaman dinmeyecek” diye konuştu.

Oyuncu Mahir İpek, “Serhat deyince çok da öyle tarif edilebilecek, sınırları çizilebilecek bir insan değil. Ama Serhat benim için hep Emre'yle, Erdem'le, Bilkent'te öğrenciyken Ankara demek. Oradaki o giriş katındaki küçük dairede uzun uzun sabahlara kadar hayat konuşmak demek, tiyatro konuşmak demek. Serhat hem dostum, hem kardeşim, meslektaşım. Hepimizin başı sağ olsun” dedi.

Anma töreninin ardından Serhat Kılıç'ın cenazesi Zincirlikuyu Gasilhanesi'ne götürüldü. Kılıç'ın cenazesi, yarın Ankara'da öğle namazına müteakip Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecek.