Sessizce siroza dönüşebiliyor! Hazımsızlık ve şişkinlik her zaman masum değil
Bazı hastalıklar uzun yıllar belirgin bir şikâyete yol açmadan ilerleyebiliyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Şentürk, başta karaciğer hastalıkları olmak üzere bazı mide, yemek borusu ve bağırsak hastalıklarının sessiz seyredebildiğini belirterek, ani kilo kaybı, gece terlemesi ve geçmeyen yorgunluk gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Bazı hastalıklar uzun yıllar belirgin bir şikâyete yol açmadan ilerleyebiliyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Şentürk, başta karaciğer hastalıkları olmak üzere bazı mide, yemek borusu ve bağırsak hastalıklarının sessiz seyredebildiğini belirterek, ani kilo kaybı, gece terlemesi ve geçmeyen yorgunluk gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Vücuttaki bazı hastalıkların uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Prof. Dr. Hakan Şentürk, hastalıklarda "organ hastalığı" ve "klinik hastalık" olmak üzere iki dönemden söz etti. Organ hastalığı döneminde organda bir sorun bulunmasına rağmen kişinin herhangi bir yakınma hissetmeyebileceğini ifade eden Şentürk, bazı durumlarda yalnızca hazımsızlık veya halsizlik gibi günlük yaşamda sık görülen şikâyetlerin ortaya çıkabileceğini söyledi.

Bir organ hastalığı bulunan kişinin fiziksel performansının normal olabileceğini belirten Şentürk, bu durumun organ hastalığını dışlamadığını ifade etti.

Karaciğer hastalıklarının belirti vermeden ilerleyebilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Şentürk, organın önemli bir kısmı etkilenene kadar belirgin şikâyetlerin görülmeyebileceğini söyledi.
Viral hepatitler, karaciğer yağlanması, alkol kullanımı, genetik ve metabolik nedenlerin uzun süre sessiz seyredebildiğini ifade eden Şentürk, hastalığın klinik döneme geçmesiyle birlikte belirtilerin daha belirgin hale gelebildiğini belirtti.

Yorgunluk, şişkinlik ve hazımsızlık gibi şikâyetlerin çoğu zaman ciddi bir hastalığa işaret etmediğini belirten Şentürk, bazı kişilerde altta yatan sağlık sorunlarının bulunabileceğini söyledi.
Midede mikrobik gastritin uzun süre sessiz seyredebildiğini ifade eden Şentürk, karaciğer yağlanması, insülin direnci ve metabolik hastalıkların da benzer belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtti.
Karaciğer yağlanmasının bazı kişilerde ilerleyebileceğine dikkat çeken Şentürk, düzenli sağlık kontrollerinin önemine vurgu yaptı.

Prof. Dr. Hakan Şentürk, bazı mide ve yemek borusu hastalıklarının belirgin şikâyetler olmadan ilerleyebildiğini belirterek, bazı hastalarda endoskopik incelemeler sırasında farklı bulguların saptanabildiğini ifade etti.
Kron hastalığında da zaman zaman bağırsak yakınmaları olmadan halsizlik, yorgunluk ve ateş gibi belirtilerin görülebileceğini söyledi.

Prof. Dr. Hakan Şentürk, özellikle son dönemde ortaya çıkan veya mevcut seyri değişen şikâyetlerin değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirtti.
Ani gelişen bağırsak alışkanlığı değişiklikleri, daha önce bulunmayan karın şişkinliği, açıklanamayan kilo kaybı, gece terlemesi, kusma ve ateş gibi belirtilerin hekim değerlendirmesi gerektirebileceğini ifade etti.

Karaciğer yağlanması ve bazı bağırsak hastalıkları açısından sağlıklı beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Şentürk, sebze ve bitkisel kaynaklı gıdaların ağırlıklı olduğu dengeli beslenme modelinin faydalı olabileceğini söyledi.

Şekerli gıdaların aşırı tüketiminden kaçınılması gerektiğini belirten Şentürk, alkol ve sigara kullanımının çeşitli sağlık sorunları açısından risk oluşturabileceğini ifade etti. Düzenli yaşam alışkanlıkları ve dengeli beslenmenin genel sağlık açısından önem taşıdığına dikkat çekti.

