Sevilen oyuncuya ölüm uykuda geldi! Arkadaşları posta.com.tr'ye anlattı: 'Bypass bile kurtaramıyor'

'Mahallenin Muhtarları' dizisinin sevilen oyuncusu Alp Balkan, uykusunda geçirdiği kalp krizi sonrasında hayatını kaybetti. 56 yaşındaki oyuncudan gelen acı haber sanat dünyasında şok etkisi yaratırken, yıllar önce geçirdiği bypass ameliyatı gündeme geldi. Balkan'ın yakın arkadaşları yaşadıklarını posta.com.tr'ye anlattı. Uzm. Dr. Ayhan Atakan ise merak edilenleri açıkladı.

Sinem PAKSOY
sinem.paksoy@posta.com.tr
Alp Balkan'ın doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybetmesinin ardından sosyal medya hesapları taziye mesajları ve paylaşımlarla dolup taştı. Sevenleri üzüntülerini belirtirken, pek çok kişi olayın arka planını merak etmeye başladı. "Alp Balkan’a ne oldu?”, “Sağlık durumu nasıldı?” soruları da gündeme geldi.

ÖLÜM UYKUDA GELDİ
Alp Balkan'ın yakın arkadaşı Ahmet Aksoy, Posta.com.tr’ye yaptığı açıklamada Balkan'ın çevresi tarafından sevilen bir insan olduğunu belirtti. Uzun yıllar süren arkadaşlıklarından bahsederken, geçmiş zaman ifadesi kullanmasının oldukça ağır geldiğini belirten Aksoy, ölümünden bir önceki gün beraber olduklarını dile getirdi.
11 Mayıs 2026 tarihine dikkat çekerek, "Son ana kadar çok normaldi, sohbet halindeydi. Herhangi bir rahatsızlık belirtisi yoktu. Kimse böyle bir şeyi beklemiyordu" dedi.

'BYPASS GEÇMİŞİ VARDI AMA TAKİP ALTINDAYDI'
2017 yılında bypass ameliyatı geçirdiğini ancak bu sürecin ardından yaşamına büyük ölçüde normal şekilde devam ettiğini söyledi. Aksoy, son dönemde ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dair yakın çevreye yansıyan belirgin bir tablo bulunmadığını da ifade etti:
"Ciddi bir kardiyolojik sıkıntısını bilmiyorduk. Sigarayı bırakmıştı, alkolle de çok ilişkisi yoktu. Daha çok hareketli ve sosyal bir hayatı vardı. Kendine dikkat etmeye çalışan bir insandı."
'DÜN BANA MORAL VEREN ADAM BUGÜN YOK'
Oyuncunun bir diğer yakın arkadaşı Özden Özgürdal ise bu ani kaybın ardından büyük bir şok yaşadığını söyledi.
Özgürdal, Balkan'ın bypass geçmişi olduğunu ve ölümün uykusunda gerçekleşen kalp krizi sonucu meydana geldiğini belirterek, “Bir gün önce doğum günü, bir gün sonra bu gidiş. Dün bana sağlık problemim nedeniyle moral veren adam bugün yok. Çok üzgünüm. Hepimizin başı sağ olsun” sözleriyle yaşadığı şaşkınlığı dile getirdi.
Peki, Mahallenin Muhtarları'nın Eczacı Bahadır'ı Alp Balkan'ın ölümünün ardındaki gerçek ne? Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ayhan Atakan anlattı.

'KALP DAMAR HASTALIKLARINI ORTADAN KALDIRMIYOR'
Uzman Dr. Ayhan Atakan, bypass operasyonunun tıkalı ana damarların yerine yeni damarlar yerleştirilmesi işlemi olduğunu belirterek, ameliyatın kalp damar hastalığını tamamen ortadan kaldırmadığını söyledi.
Atakan, “Bypass, tıkanan kalp damarlarının yerine meme damarı ya da bacaktan alınan damarların konulması operasyonudur. Ana damarlar değiştirilebilir ancak küçük damarları yani mikrovasküler yatağı ne bypassla ne stentle ne de anjiyo ile tamamen açmak mümkün” dedi.

'BYPASS OLDUM, BANA BİR ŞEY OLMAZ' DEMEYİN
Uzman isme göre özellikle küçük damar dolaşımının korunması, en az ana damarlar kadar büyük önem taşıyor. Bu nedenle operasyon sonrası süreçte yaşam tarzı değişiklikleri kritik hale geliyor.
Uzm. Dr. Ayhan Atakan, “Sigarasız bir yaşam, şeker ve kolesterolün kontrol altında tutulması, tansiyonun düzenlenmesi çok önemli. Sadece ilaç kullanmak yeterli olmuyor. Bypass oldum, bundan sonra başıma bir şey gelmez diye bir durum yok. Kesinlikle yok.”

'KALPTE KALICI HASAR KALABİLİR'
Uzman isme göre kalp krizi geçiren bazı hastalarda kalp kasında kalıcı hasar oluşabiliyor ve bu durum yıllar sonra dahi ciddi ritim problemlerine yol açabiliyor.
“Kalp krizi sonrası kalpte bir iz kalabiliyor ve kalp fonksiyonları kalıcı olarak azalabiliyor. Bypass sonrası da bu hasarlar tamamen ortadan kalkmıyor" diyen Atakan, özellikle kalp fonksiyonları belirli seviyenin altına düşen hastalarda ani kalp durması riskinin arttığının da altını çizdi.
Ayhan Atakan, “Bazı hastalarda hiçbir şikâyet olmasa bile ani kalp durması riski nedeniyle kalbe pil takılması gerekebiliyor" diye de ekledi.

'GECE SAATLERİ ÇOK TEHLİKELİ'
Kalpte hasar kalan hastalarda çarpıntı ve bayılma gibi belirtilerin ritim bozukluğuna işaret edebileceğini söyleyen Uzman Dr. Ayhan Atakan, gerekli tetkiklerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Uzman isim, özellikle gece saatlerinin risk açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Özellikle saat 22.00'den sabaha karşı 05.00-06.00'ya kadar olan dönem daha riskli. Bu saatlerde ritim bozukluğu gelişebiliyor ve hasta hiçbir şey hissetmeden kalbi aniden durabiliyor.”