Sıcak havalarda vaka sayısı artış gösteriyor! Tedavi edilmezse tehlike büyük

Yaz ishali, özellikle sıcak havalarda görülen bir mide-bağırsak enfeksiyonu. Bu hastalık, kirli su ve gıdalardan kaynaklanıyor. Mikroorganizmalar, sıcak havalarda hızla çoğaldığından dolayı ishal riski artış gösteriyor. Başlıca belirtileri sık ve sulu dışkılama, karın ağrısı ve mide bulantısı oluyor. Yaz ishalini önlemek için pek çok konuya dikkat etmek gerekiyor. Sıcak havalarda girilen havuzun hijyeninden yemeklerin sıcaklığına kadar her noktada dikkatli olmak önem taşıyor. Peki, yaz ishali neden oluyor? Bu sağlık probleminden korunmanın yolları var mıdır? Tedavi edilmezse risk barındırıyor mu?

Hilal Gülden Boğazkesen – Posta.com.tr / Yaz ishali, özellikle sıcak havalarda yiyeceklerin hızlı bozulması ve bakterilerin hızla çoğalması sonucu ortaya çıkıyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Prof. Dr. Fatma Nurhayat Saydam, yaz ishaline karşı dikkat edilmesi gerekenleri ve doğru tedavi yöntemlerini açıklıyor. İşte tüm detaylar…

SICAKLIK MİKROP ÜRETİMİNİ HIZLANDIRIYOR
Aslında ishal vakaları mevsim fark etmeksizin sürekli görülen vakalar arasında yer alıyor. Ancak yazın göreceli olarak artış gözleniyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Prof. Dr. Fatma Nurhayat Saydam, bu durumun en önemli sebeplerinden birinin sıcak havalardan dolayı yiyeceklerin bozulması ya da üzerlerinde bakterilerin, virüslerin yani mikroorganizmaların daha hızlı üremesi olduğuna dikkat çekiyor. Aynı şekilde yazın dikkat edilmezse sular da sıcaklıktan dolayı daha fazla mikrop barındırabiliyor.

HAVUZA GİRERKEN BUNLARA DİKKAT EDİLMELİ
Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Prof. Dr. Saydam, “Yazın ishal artış sebeplerini düşünürsek havuz ve denize girmenin de bir sebep teşkil ettiğini görürüz. Özellikle anne-babalar küçük çocuklarına dikkat etmezse, onları sık sık tuvalete götürmezlerse, çocukların havuza işemesi ya da yeterince hijyenik olmadan havuza girmesi, diğer insanların da hasta olmasını kolaylaştıracaktır. Bu yüzden buna çok dikkat edilmelidir. Erişkinler de ishal iken havuza girmemeye özen göstermelidir. Çünkü ne kadar temiz olursa olsun havuzlar fazla miktarda mikroorganizmaya maruz kaldığında temizleme gücü azalacaktır.” sözleriyle bu sağlık probleminden korunma yollarının altını çizdi.

HAVUZUN KOKUSU ELE VERİYOR
Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Prof. Dr. Saydam, bir havuz ne kadar keskin klor kokuyorsa iyi bir şey değil olmadığını; aksine o havuzun aslında kirli olduğunu gösterdiğini söylüyor ve havuza girenlerin buna dikkat etmeleri, onlar için iyi olacağının altını çiziyor. Kriptosporidyum gibi bazı mikroorganizmalar, klorlamaya karşı dirençli olabiliyor. Bundan dolayı ishalli olanların havuza girmemesi, annelerin çocuklarını sık sık tuvalete götürmeleri ve çocukların havuza işemelerini engellemeleri önem taşıyor. Çocukların havuza veya denize girdiklerinde kullanılan özel bezlerin sık sık değiştirilmesi ve bu değişimlerin havuz kenarında yapılmaması da öneriliyor.

GIDA TÜKETİMİNDE BUNLARA DİKKAT!
Yemekler piştikten sonra dışarıda uzun süre bekletilmemesi gerekiyor. Hızlı bir şekilde ılıdıktan sonra buzdolabına kaldırılması önem taşıyor. Buzdolabından çıkarılan yemekler tekrar yenilecekse sadece ısıtmak yetmiyor; bir taşım kaynatmak gerekiyor. Çünkü bazı mikroorganizmalar hafif ısınmaya karşı dirençli oluyor ve buzdolabının soğuğunda bile üreyebiliyor. İshal dediğimizde tek bir etken, tek bir sebep, tek bir klinik belirti ve bulgu oluşmuyor. Mikroorganizmaya göre kişinin şikayetleri ve bulguları değişiyor.

Örneğin; Staphylococcus aureus adlı bir bakteri, kremalı pastaları seviyor ve ürediğinde o pastadan yiyen kişilerde şiddetli bulantı ve kusmalara yol açıyor. İshal daha az görülüyor. Ancak bazı mikroorganizmalar ishalin ön planda olmasına neden oluyor. Bazıları kanlı ishal yapabiliyor. Taze besinleri taze tüketmek, iyi pişirmek, pişirilenleri iyi saklamak ve el hijyenine dikkat etmek ishalden korunmanın en net yolu olarak kabul ediliyor. Her şeye dikkat ederken ellerinizi yıkamazsanız, yediğiniz besinler elinizden kirlenir ve bu da ishale yol açar.

Dışarıda satılan yiyeceklerin yenmesi konusunda da dikkatli olunması gerekiyor. Özellikle pişmiş, ağzı açık ve uzun süre sıcak havaya maruz kalmış yiyeceklerden kaçınılması önem taşıyor. Prof. Dr. Saydam, dışarıda içilen içeceklerin mutlaka ağzı kapalı olması gerektiğini ve bilinmeyen bir yerden içeceğinize buz eklenmesine müsaade etmemeniz gerektiği üzerine uyarıyor. Çünkü buzlar çeşme suyundan yapılmış olabiliyor. Bu, ishal gibi gastroenterit hastalıklarına yol açabiliyor.

YUMURTA BAZEN GÖRÜNDÜĞÜ KADAR MASUM OLMAYABİLİR
Prof. Dr. Saydam, özellikle yazın sıcak havalarda en çok görülen ishal sebeplerinden biri tavuk, kümes hayvanları ve yumurtadan kaynaklanan enfeksiyonlar olduğunu belirtiyor. Yumurtanın rafadan değil; orta ve iyi pişmiş şekilde yenmesi tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor çünkü Salmonella ve diğer bazı bakteriler ciddi enfeksiyonlara ve ishale yol açabiliyor.

Bu bakteriler, özellikle kümes hayvanlarından ve yumurtalardan bulaşabiliyor. Bazı durumlarda kana karışarak karaciğerde apselere, kemikte enfeksiyonlara yol açabiliyor. Hatta Guillain-Barré sendromu gibi bacaklardan başlayıp yukarı doğru ilerleyen ve sonunda solunum kaslarını tutarak ölüme kadar yol açabilen felçlere neden olabiliyor.

ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR İÇİN RİSK BÜYÜK
Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Prof. Dr. Saydam, ishal salgınından herkes etkilenebildiğini söylüyor. Özellikle küçük çocuklar ve yaşlılar daha fazla etkileniyor. Çünkü ishal ile beraber çok fazla su kaybı yaşayabiliyorlar. İshal, bulantı ve kusma nedeniyle hem çok fazla su kaybı hem de su içememe, dehidratasyon dediğimiz vücudun susuz kalmasına neden oluyor. Bu durum, yaşlılarda daha ağır hastalıklara ve bilinç kaybına yol açabilirken çocuklarda şok gelişmesine neden olabiliyor.

DİKKAT EDİLMEZSE ÖLÜMCÜL OLABİLİR
Prof. Dr. Saydam, “Bir zamanlar Türkiye'de ishal, çocuk ölümlerinin en başta gelen sebeplerindendi. Neyse ki, hijyen konusunda daha dikkatli olunması, ağız yoluyla kirli suların ve yiyeceklerin alınmasının önlenmesi, el hijyeni, tuvaletlerin, kapı kollarının ve musluk başlıklarının temiz tutulması sayesinde bu durum büyük ölçüde kontrol altına alınmıştır. Özellikle çocuklarda ağır ve tedavisi zor ishale yol açan rotavirüsüne karşı aşı geliştirilmiş ve çocuklar rotavirüs aşısı olmuşlardır. Bu sayede ishal, yaygın olmasına rağmen, en fazla öldüren hastalıkların başında gelmemektedir. İshal her yaşta, herkesi, cinsiyet ve yaşa bakmaksızın etkileyebilir. Ancak daha hassas bünyeye sahip oldukları için ve su kaybına dayanıklılıkları daha az olduğu için yaşlılar ve küçük çocuklar daha fazla etkilenir ve bu durum onlar için ölümcül olabilir. Bundan dolayı ishal salgınlarından korunmak için hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve gerekli aşıların yapılması çok önemlidir.” dedi.

BU BELİRTİLER VARSA DOKTORA GİDİLMELİ
Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Prof. Dr. Saydam, ishali, klinik olarak kişinin dışkılama alışkanlığının üzerindeki sayıda dışkı çıkarması ya da günde en az 3 veya daha fazla sulu kıvamda dışkı yapması olarak tanımlıyor. Normal kıvamda olan dışkı bu tanıma girmiyor. İshalin beraberinde bulantı, kusma, karın ağrısı veya kramp tarzında ağrılar, ateş olabiliyor veya olmayabiliyor. Ancak burada önemli olan, ishal olduğunda kişinin ne zaman bir hekime veya hastaneye başvurması gerektiğini bilmesi oluyor.

BÖBREK FONKSİYONLARININ KAYBINA YOL AÇIYOR
Belirtiler arasında özellikle çok fazla kusmanın eşlik ettiği durumlarda dikkatli olunması gerekiyor. Durdurulamayan kusma ile ishal devam ederken kişi daha fazla dehidrate oluyor. Yani vücut aşırı su kaybediyor. Bu durum, en başta böbrekleri etkileyerek böbrek fonksiyonlarının kaybına yol açıyor.

İSHALİN DURUMU BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR
Kanlı ishal de bir uyarı işareti olarak biliniyor. Eğer dışkı su gibi değil de sümüksü veya kanlıysa kişi mutlaka bir hekime başvurması gerekiyor. İshal devam ederken yeterince sıvı alınamıyorsa burada su ve ayran gibi içeceklerden tüketilmesi gerekiyor. Çay ve kahveyi su yerine sayılmıyor çünkü bunlar vücuttan daha fazla su kaybına yol açıyor.

Prof. Dr. Saydam, ateşin yükselmesinin, özellikle 38 derece ve üzerinde olması ishalde beklenilen bir durum olmadığını, hafif bir ateş, 37-37.5 derece, dehidrasyon ateşi olarak kabul edildiğini söylüyor. Bu, vücudun aşırı susuz kalmasından kaynaklanıyor. Ancak 38 dereceyi geçmiyor. Eğer ateş 38 dereceyi geçiyorsa mutlaka bir hekime görünmek gerekiyor.

GÜNDE KAÇ DEFA TUVALETE GİDİLDİĞİ TESPİT EDİLMELİ
Günde 3 defaya kadar tolere edilebilen ishal, eğer günde 3'ten fazla ve özellikle 10'dan fazla tuvalete çıkma durumunda mutlaka bir hekime başvurulması gerekiyor. Müdahale edilmesi, dışkının tahlil ile araştırılması ve hastanede damardan serum verilerek kaybedilen sıvının hızlı bir şekilde tekrar kazanılması gerekli olabiliyor. Şiddetli ishallerde ağızdan su alarak su kaybını yerine koymak mümkün olmayabiliyor.

ANTİBİYOTİK KULLANIMINA HEKİM KARAR VERMELİ
Özellikle ishalin yoğun olduğu dönemlerde iştahsızlık, bulantı ve kusma da eklenmişse serum takviyesi başta olmak üzere dışkı tahlilinde tedavi edilmesi gereken mikroplar varsa antibiyotik gibi ilaçların eklenmesi için hastaneye gitmek hayati önem taşıyor.
Prof. Dr. Saydam, ishal etkenlerinin, ishale neden olan mikroorganizmaların çok çeşitli olduğunu belirtiyor. Bunların bir kısmında mutlaka antibiyotik verilmesi gerekirken ki bunlar özel antibiyotiklerdir ve doktorlar tarafından seçilip uygulanıyor. Ancak bir kısmında da asla antibiyotik verilmemesi gerekiyor çünkü bu durum ciddi yan etkilere yol açabiliyor. Bu yüzden ağır ishal durumlarında kararı hekime bırakarak mutlaka hastaneye başvurmak önem taşıyor.