Tabağınızdan sebzeyi çıkardığınız an ne olur? Sadece et yiyenlerin vücudundaki şaşırtıcı değişim!

Sosyal medyada devasa bifteklerin, tereyağlı hamburger köftelerinin ve üst üste dizilmiş kaburgaların başrolde olduğu o etçil dünyasına mutlaka rastlamışsınızdır. Yeşil bir yaprağın bile garnitür olarak yer bulamadığı bu beslenme tarzı, hızlı kilo kaybı ve zihinsel berraklık vaatleriyle her geçen gün daha fazla takipçi topluyor.

Peki, brokoli ve ekmeği tamamen bırakıp sadece etle beslenmeye başladığınızda biyolojik olarak tam olarak neler yaşanıyor? İşte etçil diyetin vücudunuz üzerindeki kısa ve uzun vadeli etkileri!

İLK BİRKAÇ HAFTA: SİNDİRİMDE YALANCI BAHAR VE KETOZİS
Etçil diyete geçenlerin ilk fark ettiği değişim genellikle sindirim sistemindeki rahatlamadır. Gazın azalması, şişkinliğin inmesi ve bel çevresinin incelmesi bu sürecin ilk ödülleri gibi görünür.
Vücut karbonhidrat almayı bıraktığı zaman glikojen depolarını tüketmeye başlar. Bu depolar tükendikçe onlara bağlı olan su açığa çıkar ve bu da yağ kaybı değil başlangıçta hızlı bir su kaybı demektir.

Bir süre sonra vücut birincil yakıt olarak yağları kullanmaya başladığı ketozis aşamasına girer. Bu durum, açlık hormonlarını baskılayarak kişinin kendisini daha hafif ve zinde hissetmesini sağlar.
Gastroenterologlara göre bu ani rahatlama, sebzelerin yokluğundan ziyade bazı bünyelerde gaz ve ağrıya neden olan belirli fermente edilebilir liflerin kesilmesiyle ilgilidir.

BAĞIRSAKLARIN GİZLİ TEHLİKESİ: LİF KAYBI
Etçil beslenmenin en büyük riski, insan diyetinin en koruyucu bileşenlerinden biri olan lifin tamamen elenmesidir.
Uzun süre lifsiz beslenmek, vücudun life karşı olan toleransını azaltabilir. Bağırsaklarınızdaki o dost bakterileri kaybettiğinizde aylar sonra yediğiniz ilk bitkisel gıda vücudunuzda aşırı tepkilere yol açabilir.

Lif eksikliği sadece sindirimi değil uzun vadeli sağlığı da tehdit eder. Araştırmalar, yüksek lif alımının genel kanser riskini yüzde 22 oranında azalttığını ve özellikle kolorektal kansere karşı kritik bir kalkan oluşturduğunu gösteriyor.

ORGANLAR ÜZERİNDEKİ EKSTRA YÜK: BÖBREK VE KARACİĞER
Sadece et yemek, vücudun protein işleme merkezlerini mesaiye zorlar.
Karaciğer, proteinden gelen fazla azotu üreye dönüştürmek için böbrekler ise bu üreyi filtrelemek için çok daha fazla çalışmak zorunda kalır. Bu süreç, uzun vadede organ stresi ve böbrek taşı riskini beraberinde getirebilir.

KALP SAĞLIĞI VE KÖTÜ KOLESTEROL
Kardiyologlar, doymuş yağ ve kolesterol açısından zengin kırmızı et ağırlıklı diyetlerin kalp üzerindeki etkilerinden endişe duyuyor.
Kırmızı et tüketimi, kalp hastalığı riskinde yüzde 53'e varan bir artışla ilişkilendirilmiştir.

Bitkisel gıdalardan alınan çözünür lifler, bağırsaktaki kolesterolü bağlayarak dışarı atılmasını sağlar. Lifin olmadığı bir diyette vücudun LDL yani kötü kolesterolü düşürmek için kullandığı bu doğal araç devre dışı kalır.

RUH SAĞLIĞI VE BEYİN FONKSİYONLARI
Meyve, sebze ve tahılların yokluğu; C vitamini, antioksidanlar ve fitonutrientler gibi beyin sağlığı için kritik olan maddelerin kaybı anlamına gelir.

Akdeniz diyeti gibi bitkisel gıdalardan zengin beslenenlerde depresyon riskinin yüzde 19 daha düşük olduğu göz önüne alınırsa etobur beslenmenin ruh hali üzerindeki uzun vadeli etkileri belirsizliğini korumaktadır.

