Tatlıların padişahının bilinmeyen serüveni! Baklava nasıl millileşti?
Baklava, çocuk ya da yetişkin demeden herkesin bayılarak tükettiği tatlıların başında yer alıyor. Çıtır çıtır yufkası, altın sarısı rengiyle herkesi büyüleyen baklavanın nasıl millileştiği ise çoğu kişi tarafından bilinmiyor. Fıstıklı mı yoksa cevizli mi olmalı? Kaç kattan oluşmalı? Bunlar gibi sayısız merak edilen konu var. İşte tüm detaylar!

Baklava, çocuk ya da yetişkin demeden herkesin bayılarak tükettiği tatlıların başında yer alıyor. Çıtır çıtır yufkası, altın sarısı rengiyle herkesi büyüleyen baklavanın nasıl millileştiği ise çoğu kişi tarafından bilinmiyor. Fıstıklı mı yoksa cevizli mi olmalı? Kaç kattan oluşmalı? Bunlar gibi sayısız merak edilen konu var. İşte tüm detaylar!

Farklı coğrafyalara uzanan, lezzetiyle damak çatlatan baklavanın hikayesi; pek çok insan tarafından merak ediliyor. Özel günlerin vazgeçilmezi olan baklavanın hikayesi oldukça eskiye dayanıyor.

Bayramlar, nişanlar, düğünler, sünnetler... Her özel günün vazgeçilmezi olan yıllanmış bir lezzet var. Yüzyıllar boyu her evde sık sık tüketilen baklava, lezzetiyle damak çatlatıyor. Görünümüyle ise adeta görsel şölen yaratıyor. Çıtır çıtır yapısı, ağızda dağılmasıyla herkesin vazgeçilmezi olmayı başaran baklavanın tarihi ise pek çok kişi tarafından merak ediliyor.

BBC'nin haberine göre Osmanlı döneminde saray mutfağında hazırlanan, evlerde yapılıp misafirlere ikram edilen baklavanın 20. yüzyıl itibarıyla ticareti yapılmaya başlanıyor. Öyle ki baklavanın tarihi Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğu sonrası ulus devlet haline gelmesiyle paralel olarak ilerliyor.

Altın sarısı görünüme sahip olan baklava; Kafkaslardan Balkanlara, Azerbaycan ve İran'dan Arap coğrafyasına, Türkiye'den Yunanistan'a kadar uzanan bir geçmişe sahip. Geniş coğrafyalara yayılan bu lezzetin farklı çeşitleri de mevcut.

19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başındaki belgeler dikkatle incelendiği zaman baklavanın Şam ile özdeşleştiği görülüyor. Onaran, "Şam baklavası, geniş bir coğrafyada marka haline gelmiş. Osmanlı İmparatorluğu açısından bu bir problem değilken, Cumhuriyet ile beraber Şam sınırların dışında kalınca, ulus devlet açısından bir problem oluyor."

Cumhuriyet'in kültür politikaları kapsamında baklavaya yeni bir merkez tespit edilmesi gerekiyordu. Burası da Tarsus gibi önemli rakiplerin arasından sıyrılan Gaziantep olmuş.

Türkiye'de 13 farklı coğrafi işaretli baklava mevcut. Mimar Sinan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Burak Onaran'a göre Gaziantep baklavası, diğer yöresel tatlıları gölgede bırakıyor. Öyle ki bugün baklavacı açılacaksa isminde Antep geçirilmeli veyahut Antepli bir ustaya sahip olunmalı gibi bir kanı bulunuyor.

Osmanlı yemek kültürü yazarı Priscilla Mary Işın'ın yaptığı açıklamalara göre iyi bir baklava ince açılmış yufkadan yapılmalı ve tam kıvamında şerbete sahip olmalı. Kat sayısına gelindiğinde ise bazı tariflerde 20 katın yeterli olduğu yazılıyken çeşitli tariflerde 30, 40 hatta 100 kat bile olabiliyor. Tüm bunların yanı sıra iyi bir baklava şu kadar katlı olmalı gibi bir kanı da mevcut değil.

Burak Onaran, bu konuyla ilgili pek çok Gaziantep'li baklavacı ailelerle konuşmuş. Bu konuşmalara göre bu aileler 1970'lere kadar Gaziantep'te baklavanın çoğunlukla cevizli olduğunu söylemiş.

Onaran, "Yeşil fıstığın cevize kıyasla tadı bozulmadan depolanabilir bir malzeme olması ticari açıdan tercih edilmesine yol açtı ve bugünün 'klasik baklava'sı Gaziantep fıstığıyla yapılan oldu." diyor.

