Televizyon açıkken uyumanın bir nedeni varmış! Durum sandığınızdan daha derin
Televizyonun ışığı veya bir podcast’in mırıltısı olmadan uykuya dalamıyor musunuz? Çoğumuz bunu sadece basit bir alışkanlık sanıyoruz. Fakat psikolog Jenna Carl durumun çok daha derin ve hüzünlü bir kökeni olduğunu belirtiyor. Sessizliğin içindeki o boşluk hissinin aslında hangi ruhsal savunma mekanizmasını tetiklediğini öğrendiğiniz zaman çok şaşıracaksınız!

Televizyonun ışığı veya bir podcast’in mırıltısı olmadan uykuya dalamıyor musunuz? Çoğumuz bunu sadece basit bir alışkanlık sanıyoruz. Fakat psikolog Jenna Carl durumun çok daha derin ve hüzünlü bir kökeni olduğunu belirtiyor. Sessizliğin içindeki o boşluk hissinin aslında hangi ruhsal savunma mekanizmasını tetiklediğini öğrendiğiniz zaman çok şaşıracaksınız!

Terapist Juulia Karlstedt, sessiz bir odada uyuyamamanın aslında geçmişten gelen ve yüzleşilmemiş bazı duygusal tepkilerle bağlantılı olduğunu açıklıyor. Evrensel bir kaçış stratejisi olan bu durum, sandığınızdan çok daha kişisel bir hikayeye sahip. Peki, zihniniz sessizlikte neyi duymaktan bu kadar korkuyor?

Gecenin sessizliğinde sadece kendi düşüncelerinizle baş başa kalmak bazen dünyanın en korkutucu deneyimine dönüşebiliyor. Eğer siz de televizyonun ışığı veya bir podcast'in mırıltısı olmadan uykuya dalamayanlardansanız bu durumun sadece bir alışkanlık değil aslında ruhunuzun derinliklerinden gelen bir hayatta kalma çabası olduğunu bilmelisiniz.

Psikolog Jenna Carl, bu durumu "çözülmemiş travmalar ve derin ruh sağlığı sorunlarıyla bir bağ kurma" olarak tanımlıyor. Sosyal medyada ve klinik ortamlarda sıkça dile getirildiği gibi sessizlikte uyuyamamak aslında terk edilme korkusuna verilen bir travma tepkisi olabiliyor.

Terapist Juulia Karlstedt, gün boyunca veya uyku öncesinde sürekli bir ses arayışında olmanın aslında duygusal bir kaçış stratejisi olduğunu belirtiyor.

Karlstedt'e göre dikkat kapasitemizi dış uyaranlarla tamamen doldurduğumuz zaman yüzleşmekten korktuğumuz o karanlık duygulara ya da acı verici anılara ayıracak yerimiz kalmıyor.

Tam da bu noktada uzmanlar bizi rahatlatan bir gerçeği de hatırlatıyor. Bu mekanizmayı kullanıyor olmanız, yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmiyor. Juulia Karlstedt, "Hiçbir başa çıkma stratejisi doğası gereği iyi veya kötü değildir" dedi.

