Uzman Kardiyolog merak edilen sorunun yanıtını verdi: Filtre kahve mi daha sağlıklı, Türk kahvesi mi?
Kahve, sabahları güne başlarken, yoğun iş günlerinde enerjimizi toplarken ya da keyifli sohbetlerde elimizden düşürmediğimiz bir içecek. Ancak kahvenin onlarca farklı türü arasında özellikle iki klasik hep öne çıkıyor: Türk kahvesi ve filtre kahve. İkisi de kahveseverlerin favorisi olsa da, sağlık açısından hangisinin daha faydalı olduğu sık sık tartışma konusu oluyor. Peki, Türk kahvesi mi daha sağlıklı, filtre kahve mi? İşte merak edilen sorunun yanıtı...

Kahve, sabahları güne başlarken, yoğun iş günlerinde enerjimizi toplarken ya da keyifli sohbetlerde elimizden düşürmediğimiz bir içecek. Ancak kahvenin onlarca farklı türü arasında özellikle iki klasik hep öne çıkıyor: Türk kahvesi ve filtre kahve. İkisi de kahveseverlerin favorisi olsa da, sağlık açısından hangisinin daha faydalı olduğu sık sık tartışma konusu oluyor. Peki, Türk kahvesi mi daha sağlıklı, filtre kahve mi? İşte merak edilen sorunun yanıtı...

Bir yanda yüzyıllardır kültürümüzün parçası olan, cezvede pişirilip telvesiyle sunulan Türk kahvesi; diğer yanda daha modern bir yöntemle demlenen, yumuşak içimli filtre kahve… Peki hangisi vücut için daha yararlı? Hangisi kalp sağlığını, metabolizmayı ya da zihinsel performansı daha olumlu etkiliyor? Uzmanlar, her iki kahvenin de içerdiği kafein, antioksidan ve besin bileşenlerinin farklı etkilerine dikkat çekiyor.

Doç. Dr. Muhammed Keskin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında "Ben Türk kahvesini çok severim ama filtre kahve daha sağlıklı. Neden mi? Çünkü filtre kahvede işin içinde bir filtre var. Adı üstüne bir kağıt filtre ve kahvenin yapısındaki kolesterolü yükselten asidik bileşenlerin bir çoğu filtrenin öteki tarafında kalıyor. Klorojenik asit, kafeol gibi moleküller filtrenin öteki tarafında kaldığı için fazla tüketimde bile filtre kahve kolesterolü yükseltemiyor. Ama Türk kahvesi yoğun tüketimde kolesterolü yükseltebiliyor.

Yani günde 3 fincandan fazla kahve içiyorsanız ve kolesterolle ilgili kafanızda soru işareti varsa size şunu sorarım: Hangi kahveyi içiyorsun? Filtre kahve kolay kolay kolesterolü yükseltmez. Çünkü yağ asitleri filtrenin öteki tarafında kalmıştır. Ama Türk kahvesinde kahve pişirilir. Her ne kadar kahve telve olarak dibe çökse de üstünde ciddi miktarda yağ asidi bulunur. Zaten köpük demek yağ asidi demektir! Köpük demek kolesterol demektir! Köpüğü aslında içindeki yağdan gelir. Aynı şey espressoda da geçerlidir. Köpük varsa yağ vardır. İşte bu yüzden kardiyolog önerisi filtre kahve ama Türk kahvesi de sağlıklı bir kahvedir diyebilirim." dedi.

Uzman isim "Türk kahvesini şekersiz, fazla kaynatmadan ve ölçülü tüketirseniz, gönül rahatlığıyla içebilirsiniz. Unutmayın, mesele sadece kahve değil, nasıl ve ne kadar tükettiğinizdir." diyerek Türk kahvesi sevdalılarını da rahatlattı.

Türk kahvesi, hazırlama yöntemi sayesinde oldukça yoğun bir antioksidan kaynağıdır. İnce çekilmiş kahve telvesiyle birlikte tüketildiği için, kahvenin içeriğindeki faydalı bileşenlerin büyük kısmı vücuda alınır. Bu durum, özellikle serbest radikallere karşı koruma sağlar ve hücre hasarını azaltabilir. Ayrıca Türk kahvesinin kafein oranı filtre kahveye kıyasla biraz daha yoğundur; bu da kısa süreli enerji artışı, dikkat toplama ve zihinsel uyanıklık açısından avantaj yaratabilir.

Filtre kahve ise demleme yöntemiyle süzülerek hazırlandığı için telvesiz ve daha yumuşak içimlidir. Bu yöntem, kahvede bulunan “cafestol” adlı kolesterolü artırabilen bileşiğin büyük ölçüde filtrelenmesini sağlar. Dolayısıyla düzenli ve ölçülü şekilde tüketilen filtre kahve, kalp-damar sağlığı açısından daha güvenli bir seçenek olarak öne çıkar. Aynı zamanda, daha büyük porsiyonlarda içildiği için günlük sıvı alımına da katkı sağlar.

Her iki kahve türü de doğru miktarda tüketildiğinde vücuda pek çok fayda sunar. Kafein, dopamin ve adrenalin salgısını artırarak odaklanmayı desteklerken, polifenol gibi bitkisel bileşikler hücresel yaşlanmayı yavaşlatır. Düzenli kahve tüketimi, yapılan bazı araştırmalara göre tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması ve Alzheimer gibi hastalıkların riskini azaltabilir. Önemli olan, tüketim miktarını kişinin kafein toleransına göre ayarlamak ve şekersiz içmeye özen göstermektir.

