Yatırımda 'yumurta hesabı' hayat kurtardı! Savaş krizinde kazandıran para koruma taktikleri

28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının ardından piyasalarda sert hareketler görüldü. Panik yapan yatırımcılar cumartesi günü kuyumculara akın etti ve 8 bin 100 liradan gram altın aldı. ‘Dolar uçacak’ diye ilk dakika hamleleri yapanlar yine zarar etti. Bu dönemde TL’nin kaptan köşküne oturanlar ise olup bitenleri sükûnetle izleyerek şu ana kadar parasını risksiz koruyanlar oldu. Bu savaş ortamında yatırımda ne öğrendik? İşte her krizde tekrar eden yatırım hataları ve almamız gereken dersler...

BİLAL EMİN TURAN / POSTA
ABD günlerce yığınak yaptı. Müzakere masaları kurdu. Tam ‘anlaşma olacak galiba’ derken ve görüşmeler sürerken ABD ve İsrail cumartesi günü gerçekleştirdiği ortak bir harekatla İran’ın dini lideri Ali Hamaney’i ve üst yönetim kadrosunu öldürdü. İran’ın buna cevabı çok sert ve beklenmedik oldu. Komşu ülkelerdeki ABD üstlerine saldıran İran, ayrıca enerjinin kalbi Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri engelledi ve tankerleri vurdu. Yaşanan savaşın tüm bölgeye yayılabileceği, hatta 3. dünya savaşına neden olabileceği tartışmaları tasarruf sahiplerinin panik yapmasına neden oldu.
PANİKLEYEN GÖZÜNÜ KARARTTI
Cumartesi sabah erken saatlerde yaşanan bu gelişmelerin ardından birçok vatandaş, piyasalar kapalı olduğundan soluğu kuyumcularda aldı. Cüzdanında ve hesabında ne varsa altına çevirenler oldu. O gün İstanbul Kapalıçarşı’da ilk kez altının al-sat makası 400 lirayı aştı. Piyasalar kapalı olunca fiyatlamalar da sağlıklı gerçekleşmedi. Kuyumcular da artan risk ve belirsizlik nedeniyle gram altını 8 bin 100-8 bin 500 lira bandında sattı. Nakdi olanların bir kısmı da döviz aldı. Ama pazartesi günü anlaşıldı ki panikle kalkıp parasını korumak isteyenlerin beklentileri gerçekleşmedi. Ne dövizde uçan-kaçan bir hareket, ne de altında yeni rekorlar görüldü.
KORUMA KALKANINI UNUTMAYIN
Evet haftanın ilk günü borsada bir miktar düzeltme ve korku satışı oldu. Ancak hem Merkez Bankası’nın hem de Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) proaktif adımları korkulan şok senaryosunu bertaraf etti. 28 Şubat’tan bu yana döviz uçmadı, borsa önceki krizlerde olduğu gibi bir günde yüzde 8-10 çakılmadı. Altın ve gümüş ise adeta yatırımcısını ters köşeye yatırdı. Çatışmadan önce petrol 60-65 dolarken petrol fonu alanlar 85-89 dolar aralığında satış yaptıysa bu dönemde iyi kazandı. Ayrıca günlük para piyasası fonlarında ve vadeli mevduatta kalanlar da bu ortamda kazananlar kulübüne girdi. Döviz alanlar ise al-sat makasının kaybını yaşadı.

ALTINI BİRİ ALIRKEN DİĞERİ KÂR SATIŞI YAPTI
- Savaş elbette küresel finans sistemini ve yatırım davranışlarını etkiler. Ani ve sert hareketler bu işin doğasında var. Çünkü bu ortamlarda riskten kaçma içgüdüsü devreye girer. İlk şokta çoğu kişi elindeki varlığı zararına satıp güvenli limanlara akın eder.
- Güvenli liman deyince akla önce altın gelir. Sonra da devlet tahvilleri ve faiz gelir. Ancak son 1 haftada sert piyasa hareketlerine şahit olduğumuz bu ortamda altın ve gümüşün güvenli liman olmadığını bir kez daha öğrendik.
- 12 gün savaşlarında da altın kısa bir yükselişin ardından sert geri gelmişti. Üstelik ocak sonunda vadeli işlemlerde teminat ayarlamalarının da etkisiyle altında bir günde yüzde 10, gümüşte yüzde 30’luk düşüşler olmuştu.
- Yeni haftanın ikinci gününde altın maalesef güvenli liman olmadığını bir kez daha kanıtladı. 5 bin 418 doları gören altının ons fiyatı akşama doğru 5 bin dolara kadar geri çekildi. Sonrasında bu dalgalı seyir sürdü ve altın 5 bin 400 dolar barajını aşamadı.
- Cumartesi günü fiziki gram alan sadece 3 gün sonra 800-900 lira zarara uğradı. Bu, yüzde 10 kayba işaret ediyor.
- Altındaki düşüşü likidite ve teminat tamamlama ihtiyacı ile beklentilerin gerçekleşmiş olması etkiledi. Unutmayın birileri bir ürüne hücum ediyorsa büyük eller onu büyük bir iştahla satar!
- Böylesi panik durumlar fırsat yaratabilir ama fiyatlamaların da anormalleşeceğini unutmayın. O yüzden 2-3 gün piyasa hareketini izleyin.

ŞİMDİLİK EN İYİ PETROL KAZANDIRDI
- Yine petrol bu krizden doğrudan etkilenen bir yatırım aracı oldu. İran’ın Hürmüz hamlesi, petrolün kısa sürede 69 dolardan 89 dolara fırlamasına neden oldu. Haftalık yüzde 28 prim yapan petrolün bir diyalog ortamında en sert düşecek emtia olacağını unutmamak gerekiyor.
- Nitekim 13-24 Haziran 2025’teki 12 gün savaşları sırasında 66 dolardan 79 dolara çıkan petrol fiyatları, kriz geçince yüzde 16 düşüşle 66 dolara inmişti. Petrole fonlar aracılığıyla yatırım mümkün. Ama alım ve satım aynı gün gerçekleşmiyor. 2-3 gün valör uygulanıyor. Bu yüzden zirveden satış mümkün değil!
‘YUMURTA HESABI’ İŞE YARADI
- Her zaman dediğimiz gibi yumurtaları ayrı sepetlere koyanlar riski en aza indirdi ve olası fırsatları da yakaladı. Yani parasını altın, petrol ve para piyasası fonu olarak dağıtanlar, altındaki geri çekilmeden eksi yazarken, petrolle bu kaybından çok kazandı.
- Yatırım yaparken önce kendinizi tanıyın. Riskli ortamlarda panik yapıyorsanız sabit getirili enstrümanlardan vazgeçmeyin.
- Paranın hepsiyle sadece tek bir alana yatırım yapmayın. Portföyünüzü çeşitlendirin.

BORSA İYİ DAYANDI
- Borsada haftanın ilk günü bazı hisselerde sert satışlar görülse de sonrasında panik dağıldı. Hatta bazı hisseler kayıplarını geri aldı.
- Yani aceleyle piyasa açılır açılmaz elindeki malı satanlar daha çok zarar etmiş oldu.
- Savaş da olsa pozisyonların aceleyle hemen kapatılması doğru bir strateji değil. Kademeli pozisyon azaltmakta fayda var. Böyle ortamlarda en küçük olumlu bir haberin en çok borsaya yarayacağını unutmayın.
