Yemeklere tuz atmaya son! 2 malzeme yetiyor: Lezzeti değiştirmeden kalbi ve damarları koruyor!

Mutfakta tuz kullanımı son derece yaygındır. Yemekleri tatlandırmak ve lezzet dengesini korumak için kullandığımız bu besin, aslında kalbimizin ve damarlarımızın gizli bir düşmanı olarak görülüyor. Ünlü Beslenme Uzmanı ve Tıp Bilimleri Adayı Olga Bezuglaya ise yalnızca 2 malzemeyi karıştırarak lezzeti korumanın ve tuz kullanımını sınırlamanın mümkün olduğuna dikkat çekiyor.

Gün içerisinde vücudumuza aldığımız 'tuz'un çoğu, kalbe ve damarlara zarar veren bildiğimiz ev tipi tuzun aksine ultra işlenmiş gıdalardan geliyor. Ünlü Beslenme Uzmanı ve Tıp Bilimleri Adayı Olga Bezuglaya, besinlerin lezzetini saklarken sağlığınızı da göz ardı etmeyen bazı baharat kombinasyonlarına dikkat çekiyor. Bu karışımlar sayesinde tuz kullanımını azaltırken lezzet dengesini de sağlayabilirsiniz. Böylece hem sağlığınızı korumanız hem de yediğiniz yemeklerden keyif almanız mümkün olacaktır.

BU BESİNLER REKOR TUZ ORANINA SAHİP!
Uzman isme göre gün içerisinde vücudumuza aldığımız tuzun çoğu UPF yani ultra işlenmiş gıdalardan geliyor. Bu besinlerin içerikleri normale kıyasla 3-5 kat daha fazla sodyum içeriyor. Bezuglaya, “Şaşırmış olabilirsiniz, ancak bir shawarma günlük gereksinimi % 137’lik bir fazlasıyla karşılayabilir. Ortalama tuz içeriği yaklaşık 6,8 g olacaktır” diyerek aslında tek bir öğünle bile günlük ihtiyacın neredeyse 1.5 katı tuzu vücudumuza aldığımıza dikkat çekiyor.

Peki, vücudumuza tuz fazlasını yalnızca hazır öğünlerle mi alıyoruz, yoksa masum sandığımız bazı besinler de sinsice sağlığımızı yerle bir mi ediyor?
İşte tuz içeriği en fazla olan besinler:
- Sosis, sucuk ve salam gibi işlenmiş et ürünleri (100 gr başına günlük tuz ihtiyacının yarısını karşılar)
- Sert peynirler, özellikle parmesan, beyaz peynir, cheddar gibi peynirler
- Soya sosu, ketçap, mayonez gibi hazır soslar
- Paketli abur cubur atıştırmalıklar
- Konserve yiyecekler ve hazır unlu mamuller (poğaça, simit gibi)

TUZUN TAHTINI SALLAYAN KOMBİNASYONLAR!
Ünlü beslenme uzmanı tuz alımını sınırlamak için tuzun yerine geçecek ve yemeklerdeki lezzet dengesini koruyacak bazı karışım önerilerinde bulunuyor. Yapılan mutfak araştırmaları, otlar, baharatlar ve hafif asiditenin bir araya getirilmesinin lezzet algısını artırıcı etki gösterdiğini gözler önüne seriyor.

Bezuglaya, tuz yerine aşağıdaki 4 kombinasyonun kullanılmasının çok daha yararlı olacağına dikkat çekiyor:
- Sarımsak + kekik
- Limon + zeytinyağı
- Zerdeçal + karabiber
- Domates + fesleğen
Bu karışımlar kalp ve damar dostu yapıları ile dikkat çekiyor. Tuz yerine bu tip karışımları kullanarak vitamin desteği de sağlanabiliyor.

“Bunun sayesinde tuz içeriğini azaltabilir, ancak lezzeti koruyabilirsiniz” diyen uzman isim yemeklerdeki tat derinliğini korurken sağlığınızı da göz ardı etmemeniz gerektiğinin altını çiziyor.

SADECE BİRKAÇ HAFTADA TAT RESEPTÖRLERİNİZİ KANDIRABİLİRSİNİZ...
Uzman isim her şeye rağmen tuz kullananlara ise farklı bir öneride bulunuyor: Kademeli vazgeçiş. Minimal tuzlu yiyeceklere keskin bir geçiş yapmak yerine her gün kullanılan tuz miktarında üçte bir oranında azalmaya gitmenin yaklaşık 20 günde damak tadınızı eğitmek için yeterli olacağına dikkat çekiyor. Hazır sosları ise yoğurtla yapılan karışımlar veya ev yapımı soslarla değişerek kısa sürede büyük bir tuz yükünden kurtulmanın mümkün olduğunu belirtiyor. Bu adımlar sayesinde tat alma reseptörlerini kısa sürede kandırarak eğitmek mümkün oluyor.

TUZUN SAĞLIĞIMIZA ZARARLARI NELERDİR?
Sağlıklı bir beslenme düzeninde günlük tuz alımına ve belli miktarda sodyuma da ihtiyaç duyarız. Ancak bu miktarın fazlası vücudumuzda bazı sorunlara yol açabilir. Aşırı tuz alımı:
- Kalp ve damarları yıpratır.
- Böbrek sağlığına zarar verir.
- Yüksek tansiyon gelişmesine neden olabilir.
- Yaygın ödem oluşumuna yol açar.
- İnme gibi sağlık problemleri riskini artırabilir.
- Beyin fonksiyonları için zararlıdır.
- Uzun vadede kemik erimesine yol açabilir.
- Vücuttaki inflamasyonu besleyebilir.