Abone Ol Google News
Gebelik takibinde 0-6 hafta

Gebelik serüveni nasıl başlıyor? Aslında ilk 6 hafta anne adayları için en rahat dönemdir, genellikle anne adaylarının büyük bir bölümü bu dönemde hamile olduklarını dahi bilmeyebilirler. Sadece hamilelik rötarı denilen adet gecikmesinden kaynaklı bir şüphe yaşarlar. Vücutta belirgin bir değişiklik gözlenmeyen bu evrede, bulantı ve kusmalar içinde çok erkendir, buna karşın bebeğin yani embriyonun macerası ise başlamıştır. Hatta 4. gebelik haftasından itibaren vajinal yoldan yapılan bir ultrasonografi tetkiki ile embriyoya ait gebelik kesesi görülebilir ve bu dönemde görülen kese içinde sıvı olan siyah bir noktacık şeklindedir, ancak 5. ve 6. haftadan sonra yapılan tetkiklerde gebelik kesesi içerisinde minik dairesel bir yapı gözlenebilir. Bu dönemde tespit edilen bebeğin kalp atışları ile kesin gebelik tanısı koymak mümkün. İlk 6 hafta anne açısından rahat bir dönem olmasına karşın birtakım riskleri de barındırabilecek bir dönemdir.

Peki nedir bu riskler? Bunların ilki düşük tehlikesi ya da aralıklı vajinal kanamaların görülmesi durumudur. Rahimde genişlemeye bağlı oluşan kasıklardaki ağrıya kahverengi akıntılar da eşlik edebilir. Bunlar normal bulgulardır ama kanamalar kırmızı renkte olursa ve adet kanaması gibi kesik kan tarzı şeklinde olursa, bu durum anne adaylarına düşük tehlikesi sinyali veriyor olabilir, buna çok dikkat etmek gerekir.

Bebekle ilgili takipler özellikle 5. ve 6. haftadan itibaren yapılacak vajinal ultrasonografi ile anlaşılabilir. O nedenle hamilelik planlaması yapan anne adaylarına gebelik öncesi bir jinekolojik muayene özellikle önerilir. Bu muayeneden genel sağlıkla ilgili kan testleri yapılırken, anne adayının genital organları da değerlendirilir. Diyelim ki anne adayları gebelik öncesi böyle bir muayeneden geçmedi, bu durumda anne adaylarının adet rötarının olması ile bir uzmana görülmelerinde büyük yarar var. Çünkü gebelik rahim içi bir gebelik mi, rahim içi gebelikse bu gebelik hangi yönde gelişiyor bunun teşhisi için adet rötarı ile bir jinekoloğa gidip muayene olmakta büyük yarar var. Bu dönemde gebelikler her zaman yolunda gitmeyebilir, örneğin gebelik rahim içinde oluşmayabilir, döllenmiş olan yumurta tüpte, yumurtalıkta yerleşim gösterebilir, dış gebelik adı verilen bu durum bu dönemlerde en korkulan durumlardandır. Dış gebelikle rahim içi normal gebeliğin ayrımının yapıldığı bu evre o nedenle oldukça önemlidir.

Vajinal yolla yapılan ultrasonografı ile gebelik kesesi görülmüyorsa, kan tahlili ile gebelik testi yapılabilir. Özellikle 4.haftada ultrasonografi ile gebeliğin tespiti mümkün olmadığında, kan testi ile durumun tespiti sağlanabilir. Ancak bu tahlil 48 saatte bir tekrarlanarak, Beta HCG hormonunun iki katına çıkması beklenir. Yapılan kan tahlilinde beklenilen oran görülmüşse bu gebeliğin rahim içi bir gebelik olduğu ve sağlıklı gelişim gösterdiği anlamına gelir.

Yine bu dönemde yapılan vajinal ultrasonografinin yanı sıra bir kanser tarama testi olan pap smear testi de oldukça gereklidir, çünkü ilerleyen süreçlerde bu testin yapılma imkânı olmjuyor. Ayrıntılı yapılabilecek bir kan testi anne adaylarının sağlığının değerlendirilmesi açısından oldukça bilgi verici olacaktır. 

Peki, ilk 6 hafta içerisinde anne adayları vitamin takviyesi kullanmalı mı, kullanmamalı mı? Yapılan bilimsel çalışmalar ilk 6 hafta içerisinde folik asit dışında anneye önerilebilecek bir takviyenin olmadığını ortaya koyuyor. Folik asitin her gün belli oranlarda alınması, d vitamini ve b12 vitamini eksikliği varsa tespit edilmesi bu haftalarda anne bebek sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak kimdir?

Prof. Kavak İstanbul'da doğdu. 1986 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1990-1991 yıllarında St.Thomas’s Hastanesi/Londra’da ihtisas süresine sayılmak üzere çalıştı. 1996 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Doçent oldu. 2000-2001 yıllarında aralıklı olarak King’s College Hastanesi/Londra’da Perinatoloji üzerine çalışmalarda bulundu. King’s College Hastanesi, Londra’da Perinatoloji Uzmanlığı’nı aldı (2004). 2001 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Perinatoloji Ünitesini kurdu. Aynı yıl profesör oldu ve Başhekimlik görevine atandı. 2001-2005 yılları arasında Marmara Üniversitesi Hastanesi’nde Başhekimlik görevinde bulundu. 2002-2006 yılları arasında Marmara Üniversitesi Rektör Danışmanlığı görevini sürdürdü. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanlığı görevine 2002 yılında seçildi ve bu görevi iki dönem yaptı. Perinatoloji Bilim Dalı Başkanlığı görevini 2001-2011 yılları arasında sürdürdü. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 68, ulusal hakemli dergilerde yayınlanmış 82 adet, toplamda 150 adet makalesi ve bu makalelere yapılmış toplamda 1148 atıfı, 11 adet yönettiği tamamlanmış asistan ihtisas tezi, 120 adet uluslar arası ve ulusal bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitaplarında basılan bildirisi olan Prof. Kavak, 112 kez dünyanın çeşitli ülkelerine perinatoloji ile ilgili uluslararası toplantılarda konuşma yapmak üzere davet edilmiştir, bunun yanı sıra 23 adet uzmanlık sonrası yurtdışında aldığı eğitim sertifikası vardır.

Kendisi birçok ulusal ve uluslararası bilimsel derginin yayın kurulunda görev yapmaktadır. 2004 yılında Einstein ve Oppenheimer tarafından kurulan Dünya Bilim ve Sanat Akademisi’ne (World Academy of Art and Science) üye, 2009 yılında da Akademi’nin Mütevelli Heyetine üye seçilmiştir. Bu görevlere seçilen ilk Türk’tür. Prof. Kavak, Perinatoloji konusundaki çalışmalarından dolayı Eylül 2005 tarihinde “Dünya Perinatoloji Derneği” (World Association of Perinatology) Yönetim Kurulu’na seçilen ilk Türk doktordur.


Gebelik takibinde 0-6 hafta

Posta TV ‘de annelik hazırlığı içinde olanlar ve yakın zamanda anne olmayı planlayanlar için yeni bir seri başlıyor, Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak’ın anlatımı ile gebeliğin başlangıcından itibaren 40.haftaya kadar yapılması gereken tetkikleri, kontrolleri ve dikkat edilmesi gereken hususları haftalık periyotlarına göre seri olarak sizler için yayınlıyoruz. İlk olarak, gebelik serüveninin başlangıcı olarak kabul edilen 0-6 hafta aralığında anne adayında neler değişiyor ve ne gibi gelişimler görülüyor? Kadın Hastalıkları, Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak’ın anlatımıyla videomuzda.

17 Eylül 2020, Perşembe 10:06 Son Güncelleme:

Gebelik serüveni nasıl başlıyor? Aslında ilk 6 hafta anne adayları için en rahat dönemdir, genellikle anne adaylarının büyük bir bölümü bu dönemde hamile olduklarını dahi bilmeyebilirler. Sadece hamilelik rötarı denilen adet gecikmesinden kaynaklı bir şüphe yaşarlar. Vücutta belirgin bir değişiklik gözlenmeyen bu evrede, bulantı ve kusmalar içinde çok erkendir, buna karşın bebeğin yani embriyonun macerası ise başlamıştır. Hatta 4. gebelik haftasından itibaren vajinal yoldan yapılan bir ultrasonografi tetkiki ile embriyoya ait gebelik kesesi görülebilir ve bu dönemde görülen kese içinde sıvı olan siyah bir noktacık şeklindedir, ancak 5. ve 6. haftadan sonra yapılan tetkiklerde gebelik kesesi içerisinde minik dairesel bir yapı gözlenebilir. Bu dönemde tespit edilen bebeğin kalp atışları ile kesin gebelik tanısı koymak mümkün. İlk 6 hafta anne açısından rahat bir dönem olmasına karşın birtakım riskleri de barındırabilecek bir dönemdir.

Peki nedir bu riskler? Bunların ilki düşük tehlikesi ya da aralıklı vajinal kanamaların görülmesi durumudur. Rahimde genişlemeye bağlı oluşan kasıklardaki ağrıya kahverengi akıntılar da eşlik edebilir. Bunlar normal bulgulardır ama kanamalar kırmızı renkte olursa ve adet kanaması gibi kesik kan tarzı şeklinde olursa, bu durum anne adaylarına düşük tehlikesi sinyali veriyor olabilir, buna çok dikkat etmek gerekir.

Bebekle ilgili takipler özellikle 5. ve 6. haftadan itibaren yapılacak vajinal ultrasonografi ile anlaşılabilir. O nedenle hamilelik planlaması yapan anne adaylarına gebelik öncesi bir jinekolojik muayene özellikle önerilir. Bu muayeneden genel sağlıkla ilgili kan testleri yapılırken, anne adayının genital organları da değerlendirilir. Diyelim ki anne adayları gebelik öncesi böyle bir muayeneden geçmedi, bu durumda anne adaylarının adet rötarının olması ile bir uzmana görülmelerinde büyük yarar var. Çünkü gebelik rahim içi bir gebelik mi, rahim içi gebelikse bu gebelik hangi yönde gelişiyor bunun teşhisi için adet rötarı ile bir jinekoloğa gidip muayene olmakta büyük yarar var. Bu dönemde gebelikler her zaman yolunda gitmeyebilir, örneğin gebelik rahim içinde oluşmayabilir, döllenmiş olan yumurta tüpte, yumurtalıkta yerleşim gösterebilir, dış gebelik adı verilen bu durum bu dönemlerde en korkulan durumlardandır. Dış gebelikle rahim içi normal gebeliğin ayrımının yapıldığı bu evre o nedenle oldukça önemlidir.

Vajinal yolla yapılan ultrasonografı ile gebelik kesesi görülmüyorsa, kan tahlili ile gebelik testi yapılabilir. Özellikle 4.haftada ultrasonografi ile gebeliğin tespiti mümkün olmadığında, kan testi ile durumun tespiti sağlanabilir. Ancak bu tahlil 48 saatte bir tekrarlanarak, Beta HCG hormonunun iki katına çıkması beklenir. Yapılan kan tahlilinde beklenilen oran görülmüşse bu gebeliğin rahim içi bir gebelik olduğu ve sağlıklı gelişim gösterdiği anlamına gelir.

Yine bu dönemde yapılan vajinal ultrasonografinin yanı sıra bir kanser tarama testi olan pap smear testi de oldukça gereklidir, çünkü ilerleyen süreçlerde bu testin yapılma imkânı olmjuyor. Ayrıntılı yapılabilecek bir kan testi anne adaylarının sağlığının değerlendirilmesi açısından oldukça bilgi verici olacaktır. 

Peki, ilk 6 hafta içerisinde anne adayları vitamin takviyesi kullanmalı mı, kullanmamalı mı? Yapılan bilimsel çalışmalar ilk 6 hafta içerisinde folik asit dışında anneye önerilebilecek bir takviyenin olmadığını ortaya koyuyor. Folik asitin her gün belli oranlarda alınması, d vitamini ve b12 vitamini eksikliği varsa tespit edilmesi bu haftalarda anne bebek sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak kimdir?

Prof. Kavak İstanbul'da doğdu. 1986 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1990-1991 yıllarında St.Thomas’s Hastanesi/Londra’da ihtisas süresine sayılmak üzere çalıştı. 1996 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Doçent oldu. 2000-2001 yıllarında aralıklı olarak King’s College Hastanesi/Londra’da Perinatoloji üzerine çalışmalarda bulundu. King’s College Hastanesi, Londra’da Perinatoloji Uzmanlığı’nı aldı (2004). 2001 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Perinatoloji Ünitesini kurdu. Aynı yıl profesör oldu ve Başhekimlik görevine atandı. 2001-2005 yılları arasında Marmara Üniversitesi Hastanesi’nde Başhekimlik görevinde bulundu. 2002-2006 yılları arasında Marmara Üniversitesi Rektör Danışmanlığı görevini sürdürdü. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanlığı görevine 2002 yılında seçildi ve bu görevi iki dönem yaptı. Perinatoloji Bilim Dalı Başkanlığı görevini 2001-2011 yılları arasında sürdürdü. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 68, ulusal hakemli dergilerde yayınlanmış 82 adet, toplamda 150 adet makalesi ve bu makalelere yapılmış toplamda 1148 atıfı, 11 adet yönettiği tamamlanmış asistan ihtisas tezi, 120 adet uluslar arası ve ulusal bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitaplarında basılan bildirisi olan Prof. Kavak, 112 kez dünyanın çeşitli ülkelerine perinatoloji ile ilgili uluslararası toplantılarda konuşma yapmak üzere davet edilmiştir, bunun yanı sıra 23 adet uzmanlık sonrası yurtdışında aldığı eğitim sertifikası vardır.

Kendisi birçok ulusal ve uluslararası bilimsel derginin yayın kurulunda görev yapmaktadır. 2004 yılında Einstein ve Oppenheimer tarafından kurulan Dünya Bilim ve Sanat Akademisi’ne (World Academy of Art and Science) üye, 2009 yılında da Akademi’nin Mütevelli Heyetine üye seçilmiştir. Bu görevlere seçilen ilk Türk’tür. Prof. Kavak, Perinatoloji konusundaki çalışmalarından dolayı Eylül 2005 tarihinde “Dünya Perinatoloji Derneği” (World Association of Perinatology) Yönetim Kurulu’na seçilen ilk Türk doktordur.