Görkemli dağların arasında saklı cennet: Erzincan

İliç’te geçirdiğimiz 3 saatin ardından araçlarla İliç Tren Garı’na geri döndük. Trenin hareket etmesiyle birlikte iki saatlik yolculuk sonrası Erzincan Tren Garı’na ulaştık. İliç’te olduğu gibi burada da rehber ve minibüsler bizleri karşıladı. En çok dikkatimi çeken nokta indiğimiz her istasyonda halaylar, yöre müzikleri ve büyük bir coşkuyla karşılanmak oldu. Hemen her ilde yöre halkının şehri ziyarete gelenlere karşı ciddi bir ilgisi ve sevgisi var. / Merve Tokaz

17 Şubat 2020, Pazartesi 11:55 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Munzur’un serin sularını buluşturan Girlevik

Munzur’un serin sularını buluşturan Girlevik

Burada da küçük gruplar halinde minibüslere bindik. İlk durağımız Erzincan’ın güneydoğusunda Çağlayan Beldesi’nde bulunan Girlevik Şelalesi. Yaklaşık 30 metre yüksekliğe sahip şelale, Munzur Dağları’ndan gelen 9 ayrı gözeden besleniyor. Kış aylarında olduğumuz için şelale soğuk ve çevresi karla kaplıydı. Kış aylarında büyük ölçüde sessiz bir nokta olmasına karşın yazın karların erimesi ve sıcaklığın yükselmesiyle tertemiz bir mesirelik alana dönüşüyor. Ve insanlar burada aileleriyle vakit geçiriyorlar.


Nefes alan şehir: Erzincan

Nefes alan şehir: Erzincan

Burada bol bol fotoğraf çektirdikten sonra araçlarımıza binerek yarım saatlik yolcuğun sonunda şehir merkezine ulaştık. Erzincan için “Etrafı dağlık, ortası bağlık” deniyor. Munzur Dağları ve Keşiş Dağları’nın çevrelediği bir ova üzerine kurulu olmasından dolayı şehir böyle tabir ediliyor. Merkeze ulaştığımızda en çok dikkatimizi çeken şey binaların tamamının alçak katlardan oluşması oldu. Bunun sebebi Erzincan’ın yaşadığı ve şehirde büyük yıkıma sebep olan iki depremmiş. İlki 7,9 büyüklüğünde 3 bin 400 kişinin hayatı kaybetmesi ve onlarca kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan 27 Aralık 1939 depremi. İkincisi 13 Mart 1992’de 580 yakın kişinin yaşamını yitirdiği 6,8 büyüklüğündeki deprem. Bu iki acı deprem sonrası Erzincan Tren Garı dışında şehir tamamen yerlebir olunca depremden sonra yapılan binalara dört kat sınırı konmuş. Yeni şehir planlamasıyla caddelerinin genişliğinden ve gökyüzünün görünebilir olmasından dolayı Erzincan günümüzde “Nefes alan şehir” olarak biliniyor.


Erzincan’a kadar gidip yaprak döner yemeden dönülür mü?

Erzincan’a kadar gidip yaprak döner yemeden dönülür mü?

Restoranda ustamız dönerin bu denli lezzetli olmasının sebebi olarak hayvanların bölgenin verimli yaylalarında otlatılması olduğunu söyledi. Yani sırrı doğallığındaymış. Et ve sakatata düşkün olmayan biri olarak abartısız hayatımda yediğim en güzel dönerdi diyebilirim. Erzincan’a yolunuz düşerse bu lezzeti tattığınız an kesinlikle bana hak vereceksiniz. Karnımızı da doyurduktan sonra bir sonraki durağımız Erzurum’a doğru yola çıkıyoruz. Yarın da sizlerle Erzurum’da gezdiğim ve gördüğüm yerleri tüm ayrıntısıyla paylaşacağım. 

Erzurum’da buluşmak dileğiyle.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Dünyanın en meşhur 10 parkı