Gül temalı Alexander McQueen sergisi

Yaratıcılıkta bir numara kabul edilen Lee Alexander McQueen'in sanat eserine benzeyen tasarımları, Roses sergisinde buluşuyor.

08 Aralık 2019, Pazar 10:31 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU

İngiliz modaevi Alexander McQueen'in kurucusu Lee Alexander McQueen'in en bilindik sözü, 'Yarattığım, ürettiğim her şey doğa ile bağlantılı'. Kreatif direktör Sarah Burton'ın yeni sergisi Roses'ın açılış cümlesi olarak McQueen'in bu cümlesini kullandı. Burton, yaptığı açıklamada, 'Sergi derken müzede yer alan bir sergi gibi düşünmeyin, Roses çok farklı' diye uyardı.

Vogue Türkiye dergisindeki habere göre Burton, 'İletişim her şeyin temeli. Burada kolektif bir tecrübeyle üretiyoruz. 1996 yılında, Lee ile birlikte yol aldığımız Central Saint Martins döneminden bu yana böyleyiz. Stajyerlerden yetkililere hep bir arada, hep birlikte tecrübe ediniyoruz' diyerek açıklamasını noktaladı.

Alexander McQueen güllerinin sergilendiği çalışmada sanat eserine benzeyen elbiseler ön planda bulunuyor. Red Rose isimli elbiseden görüp görebileceğiniz en şiirsel, en romantik elbiseye Roses sergisi doğanın kumaşlar aracılığıyla konuşan sesi gibi. Yeni yıl üzeri Londra'ya yolu düşenler Roses sergisini mutlaka görmeli.

Alexander McQueen hakkında

Savile Row'dayken, McQueen'in müşterileri arasına Mikhail Gorbachev ve Prens Charles da girdi. 20 yaşında bir dönemini Koji Tatsuno için çalışarak harcadı. Daha sonra Milano, İtalya'ya gitti ve Romeo Gigli için çalışmaya başladı.

McQueen 1994'te Londra'ya geri döndü ve desen kesici olarak çalışmak için Central Saint Martins Sanat ve Tasarım Koleji'ne başvurdu. Belgelerinin sağlamlığından dolayı Head of the Masters kursu tarafından bir öğrenci olması için ikna edildi. Moda tasarımında yüksek lisansını yaptı ve McQueen moda kariyerini başlatmadan önce orta adı Alexander'ı kullanması için ikna eden Isabella Blow tarafından mezuniyet koleksiyonu bütün olarak satın alındı.

Bu dönemde McQueen Hüseyin Çağlayan ve Pauric Sweeney gibi diğer yeni tasarımcılara da ev sahipliği yapan Hoxton'a taşındı. İkinci koleksiyonu "McQueen's Theatre of Cruelty"yi yaratmasından kısa bir süre sonra, McQueen yakında "sağ eli" olacak olan Katy England ile tanıştı. Kings Cross'taki üçüncü koleksiyonu "The Birds" için "yaratıcı yönetmen" olarak acilen kendisine katılmasını istedi. Buna karşılık Katy England McQueen ile çalışmaya devam etti ve çalışmalarını, "ikinci görüş"ünü oldukça etkiledi.

1997'de İzlandalı şarkıcı Björk albümü Homogenic'in kapağı için McQueen'in çalışmasını istedi. McQueen aynı zamanda aynı albümden "Alarm Call" şarkısı için müzik videosunu yönetti[10] ve daha sonra "Pagan Poetry" videosu için ona ikonik üstsüz elbise tasarladı.

McQueen'in ilk pist koleksiyonları tartışma ve şok taktikler için "l'enfant terrible" ve "İngiliz modasının serserisi" unvanlarının verilmesi), uygun bir şekilde "bumster" olarak adlandırılan pantolonlarla ve "Highland Rape" başlıklı bir koleksiyonla saygınlığını geliştirdi.

Trajik ölüm

McQueen'in ölümü 11 Şubat 2010 öğleninde duyuruldu. Sabah, hizmetçisi onu Londra, Green Street'teki evinde asılmış olarak buldu. Acil sağlık görevlileri çağrıldı ve olay yerinde öldüğünü bildirdi.

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER GQ dergisi yılın en iyi ve en kötü giyinen 10 erkeğini seçti