Gülen, Hrant Dink öldürülürken görüntülerini çektirmiş

Gülen, Hrant Dink öldürülürken görüntülerini çektirmiş

"Hrant Dink öldürülürken görüntü çekildi. Görüntüler Gülen örgütünün elinde..." Bu ifade, Hrant Dink cinayetine ilişkin, aralarında Fethullah Gülen'in de bulunduğu 51 şüpheli hakkında hazırlanan son iddianamede yer alıyor. İddianameye göre, görüntüler, İstanbul Jandarma İstihbarat görevlileri Yavuz Karakaya ve Bekir Yokuş tarafından, istihbarat fiziki takip kameralarıyla çekildi.

25 Nisan 2017, Salı 12:10 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Hrant Dink suikaste uğradığı sırada olay yerinde bulunan Jandarma İstihbarat görevlilerinin de şüpheli olarak yer aldığı üçüncü iddianameyi hazırlayan savcı Gökalp Kökçü, jandarmalarla ilgili soruşturmasında da önemli bilgilere ulaştı.

İddianameye göre Hrant Dink öldürülürken görüntüler çekildi ve bu görüntüler de Gülen örgütünün elinde. İddianamedeki bu bilgi, 2007’de Ogün Samast yakalandıktan sonra çekilen görüntülerin incelenmesi sırasında ortaya çıkarıldı.

Cinayetin ardından tetikçi Ogün Samast, Samsun’da yakalanmıştı. Yakalanmasının ardından Samsun Emniyet Müdürlüğü’nde Samast’ın yanında polis ve jandarmalarla birlikte Türk Bayraklı görüntüler yayınlandı. Savcılık, 44 saniyesi medyada yer alan bu görüntülerin tamamına ulaştı.


"SAMAST'A O GÖRÜNTÜLER İZLETTİRİLDİ"


Görüntülerin tamamı izlendiğinde, Samsun İl Jandarma Komutanlığı Şube Müdürü Murat Bayrak'ın cep telefonundan Samast'a bir görüntü izlettirildiği tespit edildi.

Bunun üzerine Samast'ın yeniden ifadesi alındı ve o telefondan kendisine ne izlettirildiği soruldu. Samast, bunun, cinayetten hemen önce azmettirici Yasin Hayal ile konuştuğu ankesörlü telefonun önünde sigara içip beklerken çekilen görüntüler olduğunu söyledi.

Ancak Samast, sorgusunda, bu görüntülerin işyerlerindeki güvenlik kamerası görüntüleri olmadığını da belirtti.

Samast, “Caddenin karşısında park halinde bulunan, kendisini takip eden şahısların kullandığı siyah renkli Renault marka aracın yakınında bekleyen, kendisini takip eden şahıslarca çekilmiş takip görüntüleri olduğunu” söyledi.


"GÖRÜNTÜLERİ JANDARMA İSTİHBARAT ÇEKTİ"


Bu ifadenin ardından savcı Kökçü incelemesini derinleştirdi. İddianamede bu görüntülerin İstanbul Jandarma İstihbarat görevlileri şüpheli Yavuz Karakaya ve Bekir Yokuş tarafından İstihbarat fiziki takip kameralarıyla çekildiği belirtildi. İddianamede; “Söz konusu istihbaratçıların, Ogün Samast’ı, bulunduğu yere göre caddenin karşısından yatay ve yüzüne yakın çekim yapacak şekilde kameraya aldıkları belirlenmiştir” ifadesi kullanıldı.


"GÖRÜNTÜLER GÜLEN ÖRGÜTÜNÜN ARŞİVİNDE"


Savcılığa göre, cinayet öncesi, cinayet anı ve cinayet sonrası, istihbarat teknikleriyle Gülen örgütünün amaçları doğrultusunda kullanılmak üzere kayıt altına alındı. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre bu görüntüler halen kayıp. Gülen örgütünün arşivinde bulunduğu tahmin edilen görüntülerin ortaya çıkarılması için çalışmalar devam ediyor.


İDDİANAMEDE 51 ŞÜPHELİ VAR


Aralarında, Fethullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, kapatılan Zaman gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın da aralarında olduğu 51 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahkemeye gönderilmişti.

İddianamede şüphelilerin müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor. 

İddianame, 2015 yılında, eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer’in de aralarında bulunduğu 27 kamu görevlisine dava açan savcı Gökalp Kökçü tarafından hazırlandı.


BAŞKA BİR DÜZEN İÇİN BAŞLANGIÇ EYLEMİ


İddianamede "Anayasa dışı bir güç merkezi olarak kamu kurum ve kuruluşlarında, Fethullah Gülen cemaati adı altında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü olarak örgütlenen yapının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni silah zoruyla cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırıp yerine, CIA gibi yabancı devlet istihbaratı kontrolünde bulunan, meczup silahlı terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in sapkın dini inançları referans alınarak başka bir düzen getirmek olduğu anlaşılmıştır. Dink'i öldürülmesi, yasama, yürütme, yargı ve diğer tüm devlet kurumlarını, silahlı kuvvetler ve emniyet teşkilatını denetimlerine almak için FETÖ/PDY'nin şiddet içeren bir başlangıç eylemidir.

"Hrant Dink cinayetinin Türkiye kamuoyu ve Ermeni diasporasının etkin olduğu Avrupa ve Amerika'daki etkisi, gerçekleştirilen eylemin şiddet içeren silahlı başlangıç eylemi olması, eylemde yer alan kamu görevlilerinin sonradan ortaya çıkan örgütsel konumları ve sonucunda bürokrasi kadrolarının ele geçirilmesi nedeniyle eylemin FETÖ/PDY lideri şüpheli Fetullah Gülen'den bağımsız olarak, bilgi ve onayı dışında gerçekleştirildiğinin kabulü mümkün değildir" denildi.

Aljazeera/Selahattin Günday

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER İstanbul barajlarında doluluk oranı açıklandı