Bu zehri fark etmeden her gün soluyoruz: Tehlikeli kabul edilen sınırın 5 katı! Uzmanlardan 'maske takın' uyarısı...

Hava kirliliği artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çıkarak, doğrudan bir halk sağlığı krizine dönüştü. Uzmanlar, İstanbul’daki ortalama kirlilik seviyesinin Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırların beş katına ulaştığını belirterek, “Partiküller akciğerlerin en derin bölgelerine kadar sızıyor” uyarısında bulunuyor.
POSTA.COM.TR / Yaren Eryılmaz
Yaren Eryılmaz - Posta.com.tr / İstanbul dün sabah saatlerinde yoğun sisle uyandı. Kız Kulesi ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü adeta sisin içinde kaybolurken, kent genelinde hem karada hem denizde görüş mesafesi düştü.

Görüşü neredeyse sıfıra indiren bu sis, İstanbul havasının kirlilik seviyesini bir kez daha akıllara getirdi. Uzmanlara göre tablo, yalnızca meteorolojik değil; görünmeyen bir tehdidin de habercisi. İstanbul’daki ortalama kirlilik seviyesi, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırların beş katına ulaştı. “Partiküller akciğerlerin en derin bölgelerine kadar sızıyor” diyen uzmanlar, özellikle çocuklar ve kalp-akciğer hastalığı bulunan yetişkinler için riskin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi idarecisi Prof. Dr. Levent Kurnaz, İstanbul’daki mevcut hava kalitesi verilerini değerlendirerek çarpıcı bir uyarıda bulundu:
“Bugün hava İstanbul'da çok kötü. Sarı kötü ama idare eder, turuncu sağlık sorunu olanlar dışarıya çıkmasın, kırmızı kimse dışarıya çıkmasın demek. Morun ne demek olduğunu düşünmek istemem. Lütfen en azından dışarıya çıkarken maske takın.”

Bu açıklama, İstanbul’un birçok ilçesinde kırmızı hatta mor seviyelere ulaşan hava kirliliğinin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor.
AKCİĞERLERİMİZİN DERİNLİKLERİNE KADAR SIZIYOR
Göğüs ve Özofagus Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Onur Ermerak ise çapı 2.5 mikrondan küçük partiküllerin yani PM2.5’lerin insan sağlığına ciddi tehdit oluşturduğunu belirterek,
“Bu partiküller insan saç telinin yaklaşık 30’da biri kadar ince. Dolayısıyla akciğerlerimizin en derin bölgelerine kadar ulaşabiliyor ve akut ile kronik hastalıklara neden oluyor” dedi.
Uzun süreli PM2.5 maruziyetinin bronşit, astım atakları ve akciğer kanseri gibi hastalıkları artırdığını belirten Ermerak, “Bu kirleticilere uzun süre maruz kalmak, özellikle kalp ve akciğer hastalığı bulunan kişilerde erken ölümlere neden olabiliyor. Ayrıca çocukların akciğer gelişimini yavaşlatarak 18 yaşına geldiklerinde daha küçük akciğer hacmine sahip olmalarına yol açıyor” diye konuştu.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kısa vadeli PM2.5 sınırının günlük ortalama 15 mcg/m³, uzun vadeli sınırının ise yıllık ortalama 5 mcg/m³ olduğunu hatırlatan Ermerak,
“Türkiye’de bu değer yıllık ortalama 26 mcg/m³. Yani DSÖ sınırının yaklaşık 5 katı” ifade etti.
HAVAYLA GELEN HASTALIKLAR
Ermerak, 2024’te yayımlanan Global Hava Kalitesi Raporuna göre PM2.5 ve ozonun, solunum yolu hastalıklarına bağlı ölümlerin en önemli çevresel nedeni olduğunu vurguladı.
“Raporda, hava kirliliğinin KOAH, astım ve akciğer kanseri vakalarının artışında başrol oynadığı açıkça belirtiliyor. DSÖ verilerine göre hava kirliliği, tüm kronik akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 14’ünden sorumlu” dedi.
Bilimsel dergilerde yayımlanan son araştırmalara göre, hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan kişilerin akciğer fonksiyonlarının hızla azaldığı ve yetişkinlikte ortaya çıkan astım vakalarının da bu kirleticilerle yakından ilişkili olduğu gösterildi.
“Artık hava kirliliği, çevresel bir sorun olmanın ötesinde ciddi bir halk sağlığı krizidir” diye ekledi.
PM2.5 AKCİĞER HASTALIKLARINI NASIL TETİKLİYOR?
Doç. Dr. Ermerak’a göre PM2.5 partikülleri, solunum yollarına derinlemesine nüfuz ederek kronik enflamasyon, oksidatif stres ve doku hasarına neden oluyor.
“Bu süreç, akciğer dokusunun kendini onarma kapasitesini azaltıyor ve mevcut hastalıkların kötüleşmesine zemin hazırlıyor” dedi.
Uzun dönem PM2.5 maruziyetinin, KOAH’a bağlı ölüm oranını %8-10, hastalık gelişimini ise %5-10 oranında artırdığını belirten Ermerak, “Kısa süreli PM2.5 artışları da KOAH atak riskini %4-6 oranında yükseltiyor” ifade etti.
Aynı şekilde, her 10 mcg/m³ PM2.5 artışı kronik bronşit riskini %10-20, astım gelişme riskini ise özellikle çocuklarda %10-20 oranında artırıyor.

HAVA KİRLİLİĞİ VE AKCİĞER KANSERİ: KANITLANDI
Ermerak, hava kirliliğiyle akciğer kanseri arasındaki ilişkinin artık bilimsel olarak kanıtlandığını söyledi:
“Uzun süreli PM2.5 ve azot dioksit (NO₂) maruziyeti, akciğer kanseri için kesin risk faktörüdür. DSÖ ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, bu maddeleri Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırdı” dedi.
2024 tarihli çalışmalarda, PM2.5 seviyesindeki her 10 mcg/m³ artışın akciğer kanseri riskini %15-18 artırdığı, özellikle adenokarsinom türünde bu riskin %25’e kadar çıktığı ortaya kondu.
“2021 yılında dünyada yaklaşık 250 bin akciğer kanseri ölümü doğrudan hava kirliliğine atfedildi” ifade etti.
KİRLİ HAVADAN NASIL KORUNABİLİRİZ?
İstanbul gibi büyük şehirlerde PM2.5 seviyelerinin genellikle DSÖ sınırının 4 ila 6 kat üzerinde olduğunu hatırlatan Ermerak, “Bu düzeyde bir maruziyet, akciğer kanseri riskini yüzde 20, kronik akciğer hastalıklarını ise yüzde 10 oranında artırıyor” dedi.
Ancak bireysel önlemlerle maruziyeti %30-50 oranında azaltmanın mümkün olduğunu vurguladı. Ermerak’ın önerileri şöyle:
Hava kalitesini takip edin: Hava Kalite İndeksi (AQI) 100’ün üzerindeyse dışarıda uzun süre kalmayın.
Trafikten uzak durun: Ana arter ve kavşaklarda PM2.5 seviyesi %200’e kadar artabiliyor.
HEPA filtreli hava temizleyiciler kullanın: Kapalı ortam partikül seviyesini %50-80 azaltır.
Doğru zamanda havalandırın: Sabah erken saatlerde veya yağmurdan sonra pencereyi açın.
Antioksidan beslenin: Zeytinyağı, balık, yeşil sebze ve yaban mersini gibi gıdalar oksidatif stresi azaltır.
Sigara ve pasif içicilikten kaçının: Hava kirliliği ve sigara birleştiğinde akciğer kanseri riski 10 kat artar.
Maske takın: N95 veya FFP2 maskeler PM2.5’in %95’ini filtreler.
MASKE VE HAVA TEMİZLEYİCİLER GERÇEKTEN İŞE YARIYOR MU?
“PM2.5’in tamamen ortadan kaldırılması kısa vadede mümkün değil” diyen Ermerak, maske ve filtreli cihazların etkili koruma sağladığını vurguladı:
“2024 yılında yapılan çalışmalara göre N95 ve FFP2 maskeler, doğru takıldığında PM2.5 maruziyetini %90’dan fazla azaltıyor. HEPA filtreli cihazlar ise kapalı ortamdaki partikül oranını %60-80 oranında düşürüyor” dedi.
Harvard Üniversitesi’nin 2023 tarihli araştırmasına da değinen Ermerak,
“12 metrekarelik bir odada kaliteli bir HEPA filtre, 4 saat içinde PM2.5 seviyesini %75 azaltabiliyor” ifadelerini kullandı.

TOPLUMSAL FARKINDALIK ŞART
Ermerak, son olarak hava kirliliğiyle mücadelenin bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı:
“Toplu taşımayı tercih etmek, gereksiz araç kullanımını azaltmak ve ağaçlandırma kampanyalarına destek vermek; sadece bugünü değil, geleceği de korur” dedi.






