Cevdet Yılmaz açıkladı: Mekke Anlaşması genişlemeye açık, Terörsüz Türkiye’de sıra Meclis’te

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması’nın bölgesel güvenlik, savunma sanayisi ve ekonomik işbirliği açısından önemine dikkat çekti. Anlaşmanın ittifak bir ülkeye tehdit olmadığını ifade eden Cevdet Yılmaz, Mekke Anlaşması’na yeni ülkelerin de katılabileceğini açıkladı. Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de önemli mesajlar veren Yılmaz, teklifin Meclis’te Genel Kurul aşamasına geleceğini belirterek “Türkiye yüklerinden kurtulmuş şekilde geleceğe yürümeli” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CNN Türk ekranlarında yayınlanan Hafta Sonu programında Hakan Çelik’in sorularını yanıtladı. Cevdet Yılmaz, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması, bölgesel güvenlik, savunma sanayisi, ekonomik işbirliği ve Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Cevdet Yılmaz'ın açıklamalarından öne çıkanlar:
Dün tarihi bir gün yaşandı. Mekke Anlaşması çok önemli bir anlaşma. Bölgemizin 3 ülkesi arasında önemli bir anlaşma imzalandı. Bu ülkelerle çeşitli alanlarda anlaşmalarımız var ama bu, süreci başka bir seviyeye taşıdı.
“BÖLGEMİZ BİR ATEŞ ÇEMBERİ”
Dünya eski dünya değil. II. Dünya Savaşı’ndan sonra yeni bir dönem başladı. Dünya eskisi kadar güvenli bir ortama sahip değil. Riskler artmış, küresel düzen zayıflamış durumda. Böyle olunca bölgesel iş birlikleri ön plana çıkıyor.
Yukarıda çatışma, aşağıda çatışma; bölgemiz bir ateş çemberi. Burada Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin yaptığı anlaşma çok değerli. Hem bölgesel hem de küresel anlamda bir anlaşma. Kimseye karşı yapılmış bir anlaşma değil; caydırıcılığı artırmak için yapılmış bir anlaşma.
SAVUNMA SANAYİSİNDE İŞ BİRLİĞİ MESAJI
Savunma sanayisi başta olmak üzere iş birliğini artırıcı bir mekanizma. Dünyanın 11. ihracatçısıyız. Buralarda platformlar oluşturmamız gerekiyor. Pazarı genişleten bir yaklaşım içinde olmalıyız.
“MEKKE ANLAŞMASI GENİŞLEMEYE AÇIK AMA NATO’YA ALTERNATİF DEĞİL”
Bu, bizim NATO veya içinde bulunduğumuz bir yapıya alternatif olacak bir anlaşma değil. Çok başarılı bir NATO Zirvesi gerçekleştirdik. Onları tamamlayıcı bir anlaşma.
Bazı riskler olduğu tartışılabilir ama ülkeler arası dayanışmanın birçok farklı seçeneği var. Bu, genişlemeye açık bir yapı. Bunu 3 ülkenin tutumu belirleyecek. Mısır çok önemli bir ülke. Önümüzdeki süreçte yeni katılımlar da olabilir. Bu çekirdek yapıyı güçlendirebiliriz.
GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİ EKONOMİK GELİŞMELERİ DE HIZLANDIRACAK
Bu yapıdan rahatsız olanlar spekülatif yorumlar yapıyor. İkinci bir noktada güvenlik iş birliği ekonomik anlamda da önemli. Bu, ülkeler arasındaki ekonomik gelişmeleri de ivmelendirecektir. Türkiye köklü bir devlet geleneği ile çatışmalara diplomatik çözümler bulmaya, katkı sunmaya devam ediyor.
“GÜVENLİĞİNİZ SINIRLARDA BAŞLAMIYOR”
Bugünkü dünyada, güvenliğin zayıfladığı bir ortamda farklı güvenlik tamponları oluşturmak zorundasınız. Güvenliğiniz sınırlarda başlamıyor. Dolayısıyla Türkiye savunma sanayisini, ekonomisini geliştirerek güvenliğini sağlarken ittifak kurarak da buna destek oluyor. Doğu Akdeniz’de, Afrika’da birçok ülke ile iş birliklerimiz var. Bu, ülkenin uzun vadeli geleceği açısından çok önemli. Türkiye her zaman barıştan yanadır, böyle de devam edecektir.
“TARİHİ BİR ANLAŞMA”
3 ülke de nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkeler. Bu, tüm İslam dünyası ve dünya için de barışa vesile olur. Biz kimseyi tehdit etmek için bu yapıyı oluşturmadık. Kendi bölgemizdeki tüm devletleri, toplumları, dinî kesimleri rahatlatacak, yaşamalarını sağlayacak bir yapı oluşturmak istiyoruz. Tarihi bir anlaşma olduğunu söyleyebilirim. Bölgemizde yaşanan gelişmeler buna ivme kazandırdı. Uzun süredir konuşuluyordu zaten. Türkiye'nin mekanizmaları bellidir. Herhangi bir kararın nasıl alınacağı bellidir. Maceracı bir ülke değiliz; kurumsal derinliği olan bir ülkeyiz.
SAVUNMA SANAYİSİNDE ORTAK PROJELER VURGUSU
Sadece KAAN bazında değil, ürün bazında şuna dikkat çekmek istiyorum: ABD, F-35’i yaparken kaç ülkeyi kattı işin içine? Geldiğimiz noktada yüksek maliyet ve pazar gerektiren projelerde platformlar oluşturmak, dost ve kardeş ülkeleri işin içine katmak faydalı olabilir. Projelerin niteliğini artıracak adımların önemli olduğunu düşünüyorum.
SUUDİ ARABİSTAN İLE YATIRIM VE TİCARET VURGUSU
Ticarette korumacı bir eğilime girilmiş durumda. Ticaret savaşları başlamış durumda. Bu ortamda dost ülkeler ön plana çıkıyor. Suudi Arabistan bu anlamda çok önemli bir yatırımcı ülke. Sadece onların Türkiye’ye yatırım yapmaları değil, Türk yatırımcıların da orada yatırım yapmaları çok önemli hâle geliyor.
HİCAZ DEMİRYOLU YENİ TİCARET GÜZERGÂHI OLACAK
Hicaz Demiryolu Projesi’ni hayata geçirmek istiyoruz. Buna eski bir yapıyı yeniden ihya etmek olarak bakmıyoruz; yeni bir ticaret güzergâhı olarak bakıyoruz. Orta Koridor Projesi var. Türkiye artık yolların birleştiği bir nokta, bir enerji güzergâhı.
“SURİYE’NİN İSTİKRARI TÜRKİYE’NİN İSTİKRARI DEMEK”
Önümüzdeki dönemde Suriye’nin istikrarı Türkiye’nin istikrarı demek. Oradaki insanlarla çok yakın ilişkilerimiz var. Suriye ve Irak ile iş birlikleri çok önemli. Onlar ne kadar refaha kavuşursa biz de daha ileri gideriz. Birkaç ülke belli bir seviyeye gelince etrafındaki ülkeler de bundan olumlu etkilenir. Bu tarihsel olarak da böyle olmuştur. Savunma anlamında 3 ülke arasında çok yakın iş birliği olacak. Karşılıklı tecrübe paylaşımı yapılacaktır.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ HAKKINDA
Tarihi bir süreç. Kaygılar olacaktır ama Türkiye’nin terör belasından kurtulmasını istemeyen kesimlere çok dikkat etmeliyiz. Çok önemli bir problemi millî bir duruşla çözmek önemli. Bundan 2 yıl önce başladı bu süreç, Türkiye Yüzyılı ile... 100 yılı tamamlamış, ikinci yüzyılına başlamış bir Türkiye var. Bu yüzyılda çok daha iddialı bir konuma geleceğiz. Bir ülke enerjisini kendi içinde tüketirse güçlü bir ülke hâline gelemez. Cumhurbaşkanımız 2 yıl önce 30 Ağustos’ta “İç cephemizi güçlendirmeliyiz” demişti. 86 milyonun etnik yapısı ne olursa olsun aynı bayrağın altında, aynı vatanın mensupları olarak yaşaması önemli. Buraya harcanan rakamlar farklı alanlarda değerlendirilmeli. 2,3 trilyon dolar harcanmış; bunun bir yatırıma dönüştüğünü düşünün.
“86 MİLYON BURADAN KAZANÇLI ÇIKACAK”
Şehitlerimizin, gazilerimizin fedakârlığı ile bu seviyelere geldik. Onlara borçluyuz, onlara minnettarız. Terör nedeniyle tarım, turizm, yatırım yapılamadı. Demokrasi ile bir yere kadar gidebilirsiniz; burada güvenlik çok önemli. Doğu’ya, Güneydoğu’ya bakın; yatırımlar arttı, turizm arttı. 86 milyon buradan kazançlı çıkacak. Demokratik olarak da olumlu bir atmosfer oluşacak. Türkiye yeni bir faza geçmiş olacak. Sıradan bir ülke değiliz; bir imparatorluğun mirasını taşıyan bir cumhuriyetiz. Bu engelleri, bu yükleri kaldırarak yolumuza devam ediyoruz.
DEVLET BAHÇELİ’YE TEŞEKKÜR
Sayın Devlet Bahçeli ezber bozan açıklamalar yaptı, siyasi kaygı gütmedi. Bu atmosfere vesile oldu. Tarihi katkıları oldu. Çok önemli bir devlet adamı ve siyasetçi. Kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’DE MECLİS AŞAMASI
Bundan sonraki süreçte Genel Kurulda ele alınacak. Teklifimiz artık Meclis’te. Genel Kurulda görüşüldükten sonra kanunlaşacak ve uygulamaya geçeceğiz. Bütün hayırlı süreçleri hızlı yapmakta fayda var. Tarihsel bir an yakaladık. Uluslararası konjonktür de uygun durumda. Türkiye yüklerinden kurtulmuş şekilde geleğe yürümeli artık. Önemli olan usul ve üslup. Daha iyiye gitmenizi sağlar; yeter ki dezenformasyon olmasın.
SİLAH BIRAKMA SÜRECİNE İLİŞKİN DETAYLAR
Hukuk mühendisliği yapıldı. Silah bırakma olayına da çözüm sunuldu. Diğer bütün süreçlerin devreye girmesi silah bırakmanın tespitine bırakıldı. İlk maddede bu var. Bu tespit edilecek, Milli Güvenlik Kurulu bir karar alacak ve ardından Resmî Gazete’de yayımlanacak.
TEKLİFTE DENETİMLİ SERBESTLİK DETAYLARI
15 yıla kadar cezası olan ya da üstünde cezası olanlar var. 15 yılın üstü için 10 yıl denetimli serbestlik olacak. Polisimizi, askerimizi şehit edenler istisna. Terör örgütü üyesi olmuş ancak eyleme katılmamışsa yararlanabilecek. 5 yıl süreyle denetimli serbestlik verilecek. Bu sürenin 2 yılında siyaset yapılamayacak. Lider kadrolar, ömür boyu ceza alanlar istisna edilmiş durumda. Bunlar, mevcut teklifin Meclis’ten aynen geçmesi durumunda geçerli. Meclis’imizde bir takip yapısı oluşturulacak. İzleme Komisyonunda teklifte yer alan partiler yer alacak, bilgilendirmeler yapılacak.
“ABDULLAH ÖCALAN DÜZENLEME DIŞINDA”
Abdullah Öcalan düzenleme dışında. Silah bırakma çağrısı yapmıştı, sürece bir şekilde katkı sağladı. Bir terör örgütünün tasfiyesinden bahsediyoruz. Süreçler hassas şekilde yürütülecek. Artık sonuç almak lazım. 50 yıllık bir süreç söz konusu. Sınır dışımızda birçok operasyon yaptık. Ülkemiz güçlü, Silahlı Kuvvetlerimiz güçlü. 15 Temmuz’dan aylar sonra operasyonlar yaptık; ne kadar güçlü olduğumuzu anlatıyor aslında. Geçmişte bu süreçleri sekteye uğratan FETÖ gibi yapılar vardı. Milli İstihbarat Teşkilatımız da çok güçlü; dünyanın etkili istihbaratları arasında 4. sırada.
SURİYE’DE BÜTÜNLEŞME VURGUSU
Birkaç sene önce Suriye’deki yapıyı konuşuyorduk. YPG, PYD gibi örgütleri konuşuyorduk. ABD askerlerini konuşuyorduk. Burada Şam hükümetini tebrik etmemiz gerekiyor. Suriye çok daha bütünleşmiş bir durumda. Suriye parçalanmamalı. Artık kontrol merkezi yapıda. Orduya büyük ölçüde entegrasyon sağlandı.
“TÜRKİYE MODELİ BÖLGEYE ÖRNEK OLACAK”
Türkiye Modeli olarak bunu gerçekleştirdik. Bu süreci yürüttük. Diğer ülkelerdeki gibi aracı ülke olmadı. Bu süreç inşallah tüm bölgeye de örnek olacak. Hiçbir ülkenin bölünmesini, parçalanmasını istemiyoruz ama bütün ülkelerde bütün etnik yapıların güven ve huzur içinde yaşamasını istiyoruz. Türkiye’deki bu sürecin başarısı bölgeye model olacak diye düşünüyorum.
Devlet, bayrak hepimizindir. Olgun bir toplum olarak yeni yüzyılda bu barışı büyütmemiz gerekiyor.




