Futbolcu cinayetinde dikkat çeken 112 detayı! Aleyna Kalaycıoğlu arasa sonuç değişir miydi?

19 Mart gecesi İstanbul’da, aralarında ünlü isimlerin bulunduğu bir olayda 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı yaşamını yitirdi. Kara gecenin ardından başlatılan soruşturmada çok sayıda kişi gözaltına alınırken, aralarında Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun da bulunduğu 7 şüpheli tutuklandı. Soruşturma titizlikle sürerken, şüphelilerin olay sonrası 112 Acil’i aramadan bölgeden uzaklaşmaları tartışma yarattı. Peki, "112 Acil aranmış olsaydı senaryo değişir miydi?" Avukat Serpil Çınar değerlendirdi.

Sinem PAKSOY
sinem.paksoy@posta.com.tr
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti sonrasında Kalaycıoğlu ve diğer şüphelilerin sağlık ekiplerine haber vermeden bölgeden ayrıldığı iddiası, soruşturmanın en kritik başlıklarından biri olarak öne çıktı. Yaşanan bu gelişme, "Zamanında müdahale edilseydi sonuç değişir miydi?" sorusunu da gündeme getirirken, olayın hukuki boyutunu Avukat Serpil Çınar açıkladı.

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI: 'ÇOK SAF VE TEMİZ BİR ÇOCUKTU'
Soruşturma kapsamında şüpheli olarak gözaltına alınan Aleyna Kalaycıoğlu’nun emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kalaycıoğlu, aylık gelirinin 250 bin TL olduğunu belirterek kaynağının şarkıcılık olduğunu söyledi.
Kubilay Kaan Kundakçı’yı eski sevgilisi Vahap Canbay aracılığıyla tanıdığının altını çizen Kalaycıoğlu, genç futbolcunun zaman zaman eski sevgilisi Canbay’ın yanında çalıştığını ve kendisine de yardımcı olduğunu belirtti.
Kundakçı için, “Çok sevdiğim bir kardeşimdi” diyen Kalaycıoğlu, onun silah taşımadığını ve herhangi bir sabıkasının bulunmadığını söyledi.

“ŞİDDET GÖRDÜM, ALIKONULDUM”
Savcılığa verdiği ifadede eski sevgilisi Vahap Canbay ile ilişkisine de değinen Aleyna Kalaycıoğlu, zaman zaman fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını söyledi:
"Vahap'la inişli çıkışlı ilişkimiz vardı. Bazen Vahap'ın bana şiddeti oluyordu. Bir sefer biz arabadaydık. Arabayı Kubilay kullanıyordu. Vahap beni arabada alıkoydu. Bu yaklaşık bir sene önceydi. Hatta o gün Vahap'ın doğum günüydü. Doğum günü çıkışında tartıştık. O gün şoför Kubilay'dı. Kubilay futbolcuydu. Kars ilinde olduğunu biliyorum, orada oynuyordu. Hatta kendisini eski futbolcu arkadaşlarımla görüştürmüştüm.
Amacı iyi bir kulübe transfer olmasıydı. Futbolu çok seviyordu. Eski futbolcularla görüştürerek aslında benim amacım ona yardımcı olmaktı. Onun dışında fazla bir görüşmemiz yoktu."

"ANNEM BENİ TANIŞTIRDI"
Alaattin Kadayıfçıoğlu ile ilişkim iki hafta önce başladı. Annem vesile oldu. Annem, ailenin düzgün bir aile olduğunu ve Alaattin'in bana ilgisi olduğunu söyledi. Biz de Alaattin ile tanışarak konuşmaya başladık. Alaattin ile tanışmadan iki hafta önce Vahap'tan ayrılmıştım. Alaattin, bildiğim kadarıyla armatörlük yapıyordu. Annem, hayatımda düzgün bir ilişki olsun diye beni Alaattin ile tanıştırdı. Kendisine karşı olumlu bir izlenimim oldu. Bana saygılı davranıyordu."
"VAHAP BENİ TEHDİT ETTİ"
Alaattin Kadayıfçıoğlu ile yeni başlayan ilişkisinden kimsenin haberinin olmadığını söyleyen Kalaycıoğlu, Vahap Canbay'ın ona, "Eğer bir ilişkin varsa seni de kendimi de öldürürüm" dediğini belirtti.
Bu görüşmeden sonra aynı gün Kubilay'ın kendisini aradığını ve "Abla, ben sizi barıştırmak istiyorum, oraya gelmek istiyorum" dediğini söyledi ve ekledi:
"Kendisine ısrarla gelmemesi gerektiğini söyledim. Araya kimseyi sokmak istemediğimi, ilişkimin bittiğini, ailesiyle vakit geçirmesi gerektiğini söyledim ve telefonu kapattım."

OLAY GÜNÜNÜ NELER YAŞANDI?
Kalaycıoğlu, olay günü yaşananları ise şu sözlerle anlattı:
“Alaattin ‘Ben gidip konuşacağım’ dedi. Aracın yanına gitti. Alaattin cama vurdu. Camı açan Vahap'la konuşmaya başladı. 'Kızı rahat bırak' dedi. Tartışma çıkınca Alaattin camdan silahı uzattı. Vahap elini tutunca silah patladı. Sonra Alaattin araca geri geldi. Ben şok geçirdim. Panik oldum, ağlamaya başladım."
Olayın ardından büyük panik yaşadığını belirten Kalaycıoğlu, kısa süre sonra araçtan indirildiğini ve bölgeden uzaklaştığını söyledi.

CİNAYET DEĞİLSE 112 NEDEN ARANMADI?
Dosyadaki en kritik başlıklardan biri ise olay sonrası yaşananlar oldu. İddiaya göre, olay anında araçta bulunan şüpheliler, ağır yaralanan Kubilay Kaan Kundakçı için 112 Acil Servis’i aramak yerine olay yerinden uzaklaştılar.
"BEN ATEŞ ETMEDİM"
Katil zanlısı Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun da emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Kadayıfçıoğlu, olay sırasında yaşananları anlatırken silahın boğuşma sırasında kazara patladığını ve kendisinin kesinlikle ateş etmediğini öne sürdü.
Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu’nu almak için gittiği stüdyoya doğru araçla yola çıktıklarını, sokakta Kubilay Kaan Kundakçı ve Vahap Canbay’ı gördüğünü belirtti. Araçtan inerek taraflarla konuşmak istediğini söyleyen Kadayıfçıoğlu, bu sırada arbede yaşandığını ve silahın o sırada patladığını savundu:
“Bu boğuşma esnasında silah bir anda patladı. Ben kesinlikle silahı ateş etmedim. Olay tamamen spontane gelişti ve yaşadığım panik nedeniyle oradan hızla uzaklaştım.”
Olay sadece bir kaza mıydı yoksa hedef Kundakçı mı değildi? Peki, bu durumda 112 neden aranmadı?

112'NİN ARANMAMASI SUÇ SORUMLULUĞUNU ETKİLER Mİ?
Avukat Serpil Çınar, olay sonrası 112 Acil Servis’in aranmasının veya polise haber verilmesinin, şüphelilerin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirtiyor.
Çınar’a göre, Aleyna Kalaycıoğlu ve diğer şüphelilerin tutuklanmasında, bu ihmal önemli bir unsur olarak öne çıkıyor:
“Eğer olaydan hemen sonra ambulans çağrılsaydı ya da polis bilgilendirilseydi, şüphelilerin tutuklanmayacağını söylemek doğru olmaz. Çünkü kendilerine isnat edilen suç, cinayeti azmettirme suçudur. Bu suç, failin eylemine yönlendirme veya teşvik etme üzerine kuruludur ve sonradan yapılan müdahaleler, bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Olay anında 112’yi aramak ya da polise haber vermek, failin eylemine katkıda bulunduğu gerçeğini değiştirmez. Dolayısıyla tutuklama tedbiri, sadece olay sonrası yapılanlara bağlı değildir.”

Çınar, şüphelilerin hukuki sorumluluğunun, olayın gelişimi ve failin eylemine olan katkılarıyla belirlendiğini vurguluyor:
“Önemli olan, olay anında ne yaptığınız değil, failin suç işlemeye yönlendirilmesindeki rolünüzdür. Sonradan ambulans çağırmak ya da polisi haberdar etmek, bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.”

