GündemProf. Dr. Naci Görür tartışmalara son noktayı koydu! 'İstanbul'da beklenen depremin büyüklüğün en az 7.2'

Prof. Dr. Naci Görür tartışmalara son noktayı koydu! 'İstanbul'da beklenen depremin büyüklüğün en az 7.2'

Prof. Dr. Naci Görür tartışmalara son noktayı koydu! 'İstanbul'da beklenen depremin büyüklüğün en az 7.2'

İstanbul'da geçtiğimiz hafta meydana gelen 6.2'lik deprem sonrası İstanbul'da beklenen büyük deprem için kafaları karıştırdı. Uzman isimlerin bu konudaki fikir aykırılıkları da kafaların karışmasına neden oldu. 1999 depreminden beri Kumburgaz Fayı’na işaret eden yer bilimci, Profesör Dr. Naci Görür, 6.2 büyüklüğündeki depremin, minimum 7.2 büyüklüğünde bir deprem olma ihtimalini her zamankinden çok artırdığının altını ısrarla çizdi.

Hürriyet'ten Fulya Soybaş'ın haberine göre 6.2’lik depremin ardından daha büyük bir deprem olası olup olmaması konusunda Prof. Dr. Naci Görür, "1999 depremi sonrasında bir Düzce bir de Marmara’ya özellikle de İstanbul’a; kabuk yapısının ekstra olarak stresle yüklendiğini düşünerek, dikkat çekmiş ve İstanbul’un depreme hazırlanması gerektiğini söylemiştik. Bunun nedeni depremle oluşan stresin Düzce ve Marmara Denizi’ne transfer olmasıydı. Hatta bu transfer nedeniyle 1766’da kırılan fayların tekerrür periyodunu doldurduğu ve dolayısıyla önümüzdeki yıllarda kırılacağını anlattık. O gün bugündür de aynı şeyi söylüyorum: ‘Marmara’da Kumburgaz Fayı ile güneydeki Adalar Fayı kırılacak ve bu iki fayın da kırılması ile minimum 7.2, maksimum 7.5 büyüklüğünde bir deprem olacak.’ Bugüne kadar yaşadığımız tüm gelişmeler de bu söylemlerimizi doğruluyor. 23 Nisan’da Kumburgaz Fayı’nın batı ucunda Silivri açıklarında, 6.2’lik bir kırılma yaşadık. Bu kırılma fayı doğuya doğru zorluyor ve bu zorlama beklediğimiz “büyük” depremi de öne çekmiş durumda. Bu zorlanma ile Adalar Fayı da tetiklenecek ve kırılacak. Öngördüğümüz şekilde 7.5 büyüklüğüne varan bir deprem bekliyoruz" dedi. 

Haberin Devamı

İSTANBUL BÜYÜK DEPREME HAZIR DEĞİL

İstanbul'un büyük bir depreme hazır olmadığını dile getiren Görür, "25 yılda İstanbul’u depreme hazırlayamadık, “Deprem dirençli bir kent” yaratamadık. Kentsel dönüşüm ile işi sadece idare ettik. Önce, halkımızın deprem dirençli bir kentte, can güvenliği içinde, huzurla yaşamak istemesi ve ülkenin gerçek sahibi ve bir seçmen olarak bunu kendilerini yönetenlerden de talep etmesi gerekir. Ne halk ne de yöneticiler olarak bunu başaramadık" şeklinde konuştu. 

 DEPREM DİRENÇLİ KENT

Deprem dirençli kentler için yapılması gerekeni anlatan Görür, "Büyük bir depremi minimum hasarla atlatan kentlere deprem dirençli kent denir. Kahramanmaraş merkezli depremlerde, bir gecede 53 binden fazla insanımızı toprağa verdik. Endonezya, Tayvan ve Şili’de de benzer büyüklükte depremler oluyor ama hiçbirinde can kaybı bu kadar dramatik olmuyor. İşte deprem dirençli kent budur. Depremin, afete dönüşmediği, yaşamın devam ettiği kentler... Bunun için de öyle söylendiği gibi büyük bütçelere gerek yok! Mesela, Afet Bakanlığı kurulsa, buraya liyakatli personel atansa, belli bütçe, belli bir program ve hedefle ilerlesek. 15 bilemedin 20 senede bu iş çözülür" dedi.

Haberin Devamı

SADECE KENTSEL DÖNÜŞÜMLE OLMAZ

Görür açıklamasının devamında, "Bir kenti karakterize eden 6 bileşen vardır: Yönetim, halk, altyapı, yapı stoku, ekosistem-çevre ve ekonomi.

Bu saydığım her alanda koordinatörler olsa, sahada 7-24 aktif çalışsalar ve eğitimler, farkındalık çalışmaları yapsalar, gereklilikleri tek tek belirleseler, yanı sıra ekonomi kurmayları, siyasetçiler, akademisyenler, muhtarlar, bürokratlar, yöneticiler, daha doğrusu toplumun en küçük hücrelerinin dahi aktif şekilde içinde olduğu, herkesin elini taşın altına koyduğu bir sistem olsa... İşte ancak o zaman, tüm bu bileşenleri deprem dirençli hale getirdiğimiz zaman, kentlerimizi de deprem dirençli yapmış oluruz" ifadelerini kullandı.

 KENTSEL DÖNÜŞÜM

Kentsel dönüşüm için Görür, "Tek başına hiçbir anlamı yok. Çünkü kentsel dönüşüm sadece o kentin yapı stokunu hedef alır. Niye sadece bununla ilgileniyorlar biliyor musun? Çünkü rant var. Siyasetçi; “Kenti depreme hazırlıyorum, oy gelecek” diye, müteahhit; para kazanacak diye, ev sahibi; “2 lira olan yerimi nasıl da 5 lira yaptım” diye elini ovuşturuyor. Amaç, -mış gibi yapmak. Göz boyamak için yapılıyor" dedi.

Haberin Devamı

GÖRÜNTÜLER REKLAM DEĞİL BENİMLE UĞRAŞIYORLAR

Hakkında inşaat şirketinin reklam filminde oynadığı sözlerine ise Görür, "Bu reklam filmi falan değil, şantiye ziyaretimde çekilmiş bir video. Bazı kötü niyetli insanların amacı, bu ziyaretlerimizi değişik şekillerde yorumlayıp, bizi kötülemek. Bunların nereden geldiği de belli aslında... “İstanbul’da deprem olacak” dediğim için yapıyorlar. Asıl ‘İstanbul’da deprem olmayacak’ diyenler, bu kadar insanın can güvenliğini hiçe saydıkları için büyük vebal altındalar, günah işliyorlar. Bu kadar insanın sebebi olacaklar" açıklamasını yaptı.

KÖTÜ NİYETLİ İNSANLAR

Bahse konu videodaki Japon Konutları’nın başındaki kişi, üniversiteden öğrencim. Özellikle davet etti, “Hocam bir gel bak” dedi. Ki ben de çok beğendim. Çünkü yatay mimari olmasına rağmen Türkiye’de ilk kez bir binada izolatör kullanmışlar. Deprem izolatörleri bizde hastane gibi büyük yapılarda kullanılıyor. Bunu görmem için çağırdı, ben de öğrencimle iftihar ettim, “Aferin” dedim, çay içtik, depremle alakalı sorular sordular, yanıtladım.

Haberin Devamı

O sırada da video ve fotoğraf çekildi. Kendi sosyal medyalarına koymuşlar. Kötü niyetli, zavallı insanlar işte! Söz etmeye bile değmez ama... Ne diyeyim, Allah ıslah etsin. Şirket de yasal yollara baş vurdu zaten. Daha çok şeyler de söylerler... Ama bil ki bu minvaldeki insanları muhatap almıyorum. Benim tek işim gücüm milletim, milletimin güvenliği ve iyi olması...

ELAZIĞ VE MALATYA RAHAT OLSUN

Elazığ'da meydana gelen deprem için Görür, "İl sınırları itibarıyla deprem Elazığ’da olmuş olabilir ama Malatya’ya daha yakın. Doğu Anadolu Fayı’nın Pötürge segmentinin batısında yer alan, ‘belirlenmemiş’ dediğimiz bir fayda yaşandı. O fay zaten 5-6 büyüklüğünde bir deprem üretirdi, onu da üretti. Bir de o bölge, 6 Şubat depremleri ile çok yüklendi zaten, enerji transferi çok fazla. Bu etki ile kırıldı. Dolayısıyla daha da büyüyebileceği bir durum yok, rahat olun" dedi.

Haberin Devamı

İZMİR VE TUNCELİ’YE DİKKAT

İstanbul dışında İzmir'i de uyaran Görür, "İzmir en tehlikeli yerlerden biri, endişeliyim. 15-16 tane canlı fay var, İzmir yarımadası tamamen bu faylarla kesilmiş durumda ve bunlardan herhangi birinin ne zaman, nasıl deprem üreteceğini yeterince bilmiyoruz. Çünkü mikro bölgeleme çalışmaları yapılmamış, paleosismolojik çalışmaları henüz tamamlanmamış durumda. Dolayısıyla bu bölgedeki çalışmalar ivedilikle tamamlanmalı ve her şeyden öte İzmir’in günün birinde büyük bir depreme muhatap olacağı ön görüsü ile bugünden “deprem dirençli kent” haline getirilmelidir.

İkinci olarak; Tunceli, Yedisu fayının olduğu yer, Bingöl-Karlıova-Erzincan arası, Bingöl-Göynük arası, Doğu Anadolu Fayı üzerindeki tehlikeli yerler. Bindirme kuşağı boyunca Hakkâri ve çevrisindeki illere de dikkat etmekte fayda var" şeklinde konuştu.