Güreşçi Yasemin Adar'ın dünya şampiyonluğuna uzanan öyküsü (Yasemin Adar kimdir?)

Kadın güreşinde Türkiye'ye ilk dünya şampiyonluğunu kazandıran 25 yaşındaki Yasemin Adar'ın öyküsü, Balıkesir'in Çiçekpınar köyünde başladı. Annesini kanserden kaybetmesi, onu daha da hırslandırdı. İşte Yasemin'in Çiçekpınar köyünden dünya şampiyonluğuna uzanan öyküsü...

24 Ağustos 2017, Perşembe 15:14
A A
Güreşçi Yasemin Adar'ın dünya şampiyonluğuna uzanan öyküsü (Yasemin Adar kimdir?)
POSTA.COM.TR - ÖZEL / Yaşar CAN

Çiçekpınar köyü Balıkesir'e 15 kilometre uzaklıkta. Bu köyde oturan Adar Ailesi'nin iki kızı olur. Naim-Ayşegül Adar çifti ilk doğan kızlarına ailenin büyüklerinden birinin adını verir: Fatma. 5 yıl sonra doğan ikinci kızlarına ise Yasemin adını koyarlar. Köyün adı Çiçekpınar ya, kızlarının adının da bir çiçek ismi olmasını isterler.

Baba Naim Adar iki kızının da okumasını çok ister. Bu yüzden karısını, kızlarını yanına alır, köyü terk eder ve Balıkesir şehir merkezine yerleşir. Naim Adar bir fırında çalışarak iki kızını okutmaya başlar. Kazandığı para azdır ama onu en mutlu eden şey iki kızının da okulda başarılı olmasıdır.


(Dünya şampiyonu Yasemin Adar'ın doğduğu Çiçekpınar Köyü)
 

YETENEĞİ KISA SÜREDE KEŞFEDİLİR


Yasemin hep atletik yapılı bir kızdır. Bunu okuldaki öğretmenleri de fark eder ve Yasemin'i spor yapmaya teşvik eder. Yasemin lisedeyken 17 yaşında atletizm takımına girer. Spora gülle atma dalıyla başlar. Ancak zamanla görülür ki Yasemin'in yetenekleri farklıdır. Yasemin güreşe meraklıdır, yeteneği o alandadır. Avrpa Şampiyonu güreşçi Aslan Seyhanlı'nın ve güreş antrenörü Kemal Kurt'un teşvikiyle güreşmeye başlar. Kısa sürede yetenğini gösterir. Balıkesir Belediyesi Gençlik Merkezi'nde güreş antrenmanlarına devam eder. Bu sırada liseyi bitirir ve Balıkesir Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Meslek Yüksekokulu'nu kazanır.


(Altın madalya töreninde İstiklal Marşı'nı elini kalbinin üzerine koyup okuyan Yasemin Adar, gözyaşlarına hakim olamadı)
 

PEŞ PEŞE ŞAMPİYONLUKLAR GELİYOR


Öğrenciliği devam ederken de güreşte başarı üstüne başarı elde eder. Önce Türkiye şampiyonu olur. İlk uluslararası başarısı 2013'te Mersin'de yapılan Akdeniz Oyunları'nda gelir. 72 kiloda altın madalya kazanır. O yıllarda üniversiteyi bitirir, Niğde'ye Beden Eğitimi Öğretmeni olarak atanır. Bir yandan da Edirne Trakya Birlik Spor Kulübü'nde güreş kariyerini sürdürür.
 

ANNE ACISI


Tam o yıllarda Yasemin büyük bir acı yaşar. Eylül 2014'te annesi Ayşegül Adar'ı beyin kanserinden kaybeder. Annesi öldükten 1 hafta sonra Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te Dünya Güreş Şampiyonası'nda mindere çıkar. Morali bozuktur ama yinede dünya beşincisi olmayı başarır. Bu maç Yasemin için dönüm noktası olur. Artık sadece kendisi ve ülkesi için değil annesi için de güreşmeye karar verir.

Yasemin Adar'ın kanserden kaybettiği annesiyle ilgili sosal medya hesabından yaptığı 'Keşke anneler ölümsüz olsa' paylaşımı yürekleri dağladı. İşte Yasemin Adar'ın paylaştığı o mesaj: "Siz yanılıyorsunuz hocam, ölümsüzlük die birşey yok bu dünyada, yok ruhumuzda yaşıyor falan bunlar yalan şeyler elle tutulur gözle görülebilen bir şey arıyor insan en önemliside o ana şefkatini arıyor. Hani bunlar varmı? demek ki anneler ölü



 

TARİH YAZMAYA BAŞLAR


Yasemin 2016'da daha büyük bir başarıya imza atar. Letonya'nın başkenti Riga'da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası'nda altın madalya kazanır. Yasemin tarih yazmıştır. Türkiye tarihinde ilk kez bir kadın güreşte Avrupa Şampiyonu olmuştur. Yasemin bu başarısını 2017 Mayıs'ta Sırbistan'ın Novi Sad kentindeki Avrupa Şampiyonası'nda bir kez daha tekrarlar. O artık ikinci kez Avrupa Şampiyonu'dur.


(Şampiyon Yasemin Adar, hemen sonra sevgilisi Erdem Yiğit'in evlilik teklifiyle büyük bir mutluluk daha yaşadı)

Yasemin dünya şampiyonu olma hedefini o gün koyar. Ve önceki gün Fransa'nın başkenti Paris'te Belaruslu rakibini 5-4 yenerek Türkiye tarihinin dünya şampiyonluğunu kazanan ilk kadın güreşçisi olur.

İşte o duygusal anlar:


 

BABASI POSTA'YA KONUŞTU



(Baba Naim Adar ve kızı Yasemin Adar, doğumgünü kutlaması yapıyor)

POSTA'nın ulaştığı Yasemin'in babası Naim Adar yaşadıklarını şöyle anlattı: "Maçı televizyondan canlı izledik. Çok heyecanlandık. Maçı kazanıp eline Türk bayrağını aldığında 'Türkiye'nin gururu oldu' dedik. Ben kızlarımın eğitim hayatı boyunca Balıkesir'de fırın işçisi olarak çalıştım. Şimdi emekliyim. Kızımın bir gün bu başarıyı yakalayacağına dair inancımı hiç kaybetmedim."

Yasemin Adar'ın Türkiye'yi sevince boğduğu anlar:





 

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Cizre'de bir araçta yavru aslan bulundu