Hakan Hatipoğlu: Madem beni tanımıyorsun, fotoğraflarımı neden beğeniyorsun?

Hakan Hatipoğlu ile Fazıl Say arasında yaşanan polemikte yeni gelişme... Fazıl Say'ın 'ajitasyon yapma' dediği Hakan Hatipoğlu'ndan açıklama geldi

23 Kasım 2018, Cuma 07:16 Son Güncelleme:
A A

Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say, Instagram sayfasındaki takipçilerinin azaldığını, bunun da paylaştığı sanat eseri fotoğraflarından kaynaklı olduğunu söylemişti. 

Takipçi sayısının 609 binden 607 bine düştüğünü söyleyen Say, Instagram sayfasında şu mesajı yayınlamıştı:


"Sosyal medyaya girdiğimiz 2006 yılından bu yana ilk kez takipçi sayımın azaldığını gördüm. Sebebi; Son 7-8 gün içinde resim sanatının 150 başyapıtını sayfamda paylaşmış olmam. Başka bir sebep şu anda yok, bilmediğim bir konu varsa haberdar edin.Yani bir şeyi "fazla" yapmış olduğum için. Fazla olan ise bir sanatçının sayfasında sanat eserleri, tuhaf mı bu?" diye sordu.

Fazıl Say'ın bu mesajının altına 'Var mısın yok musun' yarışması ile ünlenip, Survivor ile şöhretini pekiştiren Hakan Hatipoğlu "Bende de kandil veya bayram tebriği yazınca oluyor aynısı... Şaka gibi" notunu düştü. Fazıl Say ise Hakan'a "Siz ne işle uğraşıyorsunuz?" diye sordu.

Sosyal medyada olay olan yazışmanın ardından Hakan Hatipoğlu, 2. Sayfa programına yazılı bir açıklama gönderdi: 

"İlk olarak bu cümle ile sosyal medyada bende insanların din siyaset spor gibi konularda ne kadar kolay linç edildiğini ve bunun ne kadar yanlış olduğunu tıpkı Fazıl Bey gibi belirtmek istedim buna açıklık getireyim.Fazıl Bey'in bu soruyu normal sorduğunu düşünsem, (ki düşünmüyorum) o zaman beni 2 yıldır takip eden biri neden bunu soruyor ki derim. En azından 2 yılda hakkımda bir bilgi sahibi olmuştur. Maksadı bana laf atmak ya da iğnelemek ise, bir reality show'a katıldık diye, okuduğumuz okullar, iş hayatımız, sonrasında televizyonda yaptığımız onlarca iş ( her şey Survivor değil) böyle bir anda bir cümle ile hafife alınmasın

Fazıl Say, Hakan Hatioplu'nun sözlerine kayıtsız kalmadı. Hatipoğlu'na 'ajitasyon yapma' diyen Say, sayfasında şu mesajı yayınladı: 

"Instagram’ın sahte hesapları temizlediği bir dönemmiş, o yüzden herkesin takipçi sayısı azaldı” deniliyor. Mümkün ve mantıklı. Şu da bir gerçek; benim sayfamda, resimler yüzünden, küçük bir oranda da olsa tepkiler vardı, bu aykırı durumu istemeyenler de vardı. O yüzden hak veriyorum ama kesin bir şey diyemiyorum."

"Ben 5 yıldır Instagram kullanıyorum, binlerce kişiyi takip ediyorum, bunların içinde tanıdıklarım, bildiklerim de var, belli bir vesileyle eklemiş olduklarım da. Bırakın doğasında işlesin her şey."

'YAZIK'

'YAZIK'

"Biraz düşününce, malum, her konuda ajitasyon, “ne işle uğraşıyorsun?” Sorusuna bile “ben iyi insanım sen kötü insansın” cevabını patlatıyor, dinamit gibi, gerçek celladının kim olduğunu anlamasına fırsat bile kalmadan magazin medyasının sakız gibi çiğnediği hale gelerek, ve herkesi de getirmeye de çalışarak... Bir oyunun içinde oyuna kurban... Yazık... Emin olun , elimde olsa bu durumun önüne geçmeye çalışırdım. Merak ediliyorsa; son olarak, o bahsi geçen TV programlarını ben seyretmedim hayatımda, zaten çok az TV seyrederim... Hatta, Merak bile etmedim programları..Bilmiyorum..Doğallığa fırsat olamaması üzücüdür..."


Hakan Hatipoğlu ile Fazıl Say arasındaki polemikte yeni gelişme yaşandı... Fazıl Say'ın 'ajitasyon yapma' dediği Hakan Hatipoğlu'ndan cevap geldi.

İşte Hakan Hatipoğlu'nun son paylaşımı...

'BENİM DOĞUŞTAN BİR YETENEĞİM YOK AMA...'

'BENİM DOĞUŞTAN BİR YETENEĞİM YOK AMA...'

Sevgili Fazıl abi, öncelikle son kez yazıyorum amacım konuyu uzatmak değil. Siz bana "Seni tanımıyorum" demişsiniz ama beni takip ediyorsunuz. Ben sizi sanatınız için takip ediyorum, peki siz beni ne için takip ediyorsunuz fotoğraflarımı beğeniyorsunuz' İşte bu nedenle tanımadığınız' söylemeniz bana son açıklamada vurguladığınız gibi "doğal gelmedi”

Yani siz doğal olsaydınız ben zaten olurdum. Sizinki bir sanat yani bir yetenek. Benim doğuştan bir yeteneğim yok. Sanatçı değilim. İkna kabiliyetim iyidir, insan ilişkilerim kuvvetlidir, fikir üretirim kolaylıkla, ülkemi bayrağımı çok severim, doğayı ve hayvanları severim, insan ayırmam. Aileme çok bağlıyım, iyi eğitim aldım. Bir de Galatasaraylıyım. En büyük gururum bunlar.

Üniversite bitince 2002 yılında ikisi Türk biri Amerikan 3 reklam ajansında çalıştım ve sonrasında ise 2007 de kendi işimi kurdum. 2009 da ise televizyona bir yarışma sayesinde girip burada ayakta durmaya çalıştım. 10 yıl olmuş tamı tamına. Hiçbir zaman kirli magazin figürü olmadığım ve kimseye saygısızlık etmediğim için 10 yıldır bu sektördeyim.

Acun abi ile organik bir bağımız var abi-kardeş gibi. 0 bir proje olduğunda beni düşünürse, şartlan da bana uygunsa kabul eder çalışırım. Dünyada çalışması en kolay ve en keyifli ekip. Zevk duyuyorum her işlerinde olmaktan.

Bunun dışında bir belgesel çektim kendi içeriğimle eski bir televizyoncu abimle, iki farklı kanalda yarışma sundum, 100 bölüm spor programı hazırladım ve sundum. Bir kaç reklamda oynadım. 2 dizide 2 filmde oynadım biri Behzat Ç. 80 bölüm yer aldım. İzlemediğin ama benim hayatıma manen de çok şey katan o yarışmalardan bahsetmek istemiyorum. Aslında ben de birçok insan gibi belgesel izlerim, bir de Alaska’daki evleri...

Onun dışında yuva kurdum evlendim, Allah'a şükür çocuk sahibi oldum. Ve inan şimdi çok mutluyum. Her şeyden önemlisi 25 yıl profesyonel spor yaptım. 20 sene Türkiye Milli takımında yer aldım. Yaklaşık 400 milli maça çıktım. ( 1993-2013 yılları arasında ) 2013 Mersin Akdeniz Oyunları ile de milli takıma ve spora veda ettim. 46 ülke gezdim ülkemi temsil ettim.

Aslında sizin vesilenizle bu yazdıklarımı size değil linç için hazır bekleyen, sosyal medyada espri yapmak, dikkat çekmek ve de daha çok kişiden beğeni görmek için gerekirse her şaklabanlığı yapabilecek o kayıp gençlere yazdım. Başka resim ve isimlerin arkasına sığınarak ona buna laf etmeyi kendine iş gören, fuzuli insanlara...

Yarın hadi deseler Survivor'a, ya da bir diziye kapak atmak için hazır kıta bekleyenlere... Alaçatı meselesine gelince; dinlediğimde çok üzülmüştüm anlattığımdan daha detaylı bir olay aslında... Duyduktan üç gün sonra anneniz rahmetli olduğunda taziyelerimi size sosyal medyadan iletmiştim. Ağustos sonlarıydı, yorum duruyordur. Tekrar Allah rahmet eylesin.

Aklımın ucunda kalınca bu olaydan bahsettim yanlış bulduğum için, doğal bir şekilde. Benim yaptıklarım yukarıda yazanlar ama emin olun fazlasını yapacağım bundan sonra.

Size ve sanatınıza saygım sonsuz. Umarım bir gün karşılaşma fırsatımız olur.

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.