Hande Soral: En yakınlarım bile olsa kimin ne dediği beni ilgilendirmez 'mahalle baskısı' umrumda olmaz

Önce kocaman gözlerine, belirgin yüz hatlarına takılıyorsunuz. Biraz konuştukça içindeki güzellik ve özgüveni çıkıyor öne. Konu kız kardeşi Bensu Soral'a gelince kahkahalarla gülerek yumruğunu masaya vuruyor. "Hayır hayır hayır! Bensu'yla aramda rekabet ve kıskançlık yok. Olamaz da" diyor. Son dönemin aranılan oyuncularından Hande Soral ile bir araya geldik. Hem canlandırdığı İlbilge Hatun'u hem de hayatı konuştuk

25 Kasım 2018, Pazar 08:30 Son Güncelleme:
A A
Hande Soral: En yakınlarım bile olsa kimin ne dediği beni ilgilendirmez 'mahalle baskısı' umrumda olmaz

Hande Soral deyince aklımıza bir sürü özellik geliyor. Oyuncu, yetenekli, güzel, genç… Sizce sizi en net ifade eden özelliğiniz ne?

Her şeyi aynı anda düşünüp her şeye yetmeye ve yetişmeye çalışmam. Bu çok yorucu, ama hayatımdaki insanlar için daha da yorucu. Her şey benim kontrolümde olsun istiyorum. Bir olay benim kontrolüm dışına çıkınca bende alarmlar çalmaya başlıyor. Sadece işle ilgili konularda da değil maalesef. Hayatımın tamamında böyleyim. 

Kontrol edemediğinizi hissettiğinizde ne yapıyorsunuz?

Acil durum sinyali çalmaya başlıyor. O zaman her şeyi bırakıp önce kendimi sakinleştirmeye çalışıyorum. Sonra ne yapmam gerekiyorsa onu planlıyorum. Normalde her şeyi aynı anda yapmaya alışığım. Kova burcuyum, biraz da burcumun özelliği sanırım.

Oyunculuğa başladığınızdan bu yana ne değişti hayatınızda?

10 yıl oldu oyunculuğa başlayalı. Tam gençliğimin başıydı, tabii ki çok şey değişti ama bunun oyunculukla bağlantısı var mı bilmiyorum. Bir kadın olma, olgunlaşma, sakinleşme süreci oldu. Ama hangi mesleği yaparsam yapayım 20-30 yaş arası her kadının ve erkeğin yaşadığı bir süreç bence bu.

Şöhretle ilişkiniz nasıl? Siz de “Umurumda değil” diyenlerden misiniz?

Bir kere çok net olan bir şey var. Yaptığımız iş birileri tarafından sevildiği ve takip edildiği sürece başarılı oluyor ve bizim için de daha anlamlı hale geliyor. Dışarıda beni oynadığım karakter olarak tanıdıkları zaman, “Demek ki iyi bir şeyler yapıyorum” duygusu geliyor. Dolayısıyla “Şöhret hiç önemli değil” gibi bir durum bence kimse için gerçekçi değil. 

Hayatta “Olmazsa olmazım” dediğiniz şey ne?

Ailem. Hayatta her şey gelip geçici, en önemli şey aile benim için.

Yola güvenli başlayanlardan mısınız, zamanla güvenenlerden mi?

Her zaman 10 üzerinden 10’la başlarım ilişkiye. Zaman içinde, tanıdıkça değişir ama öyle kolay kolay da puan düşürmem. Çok majör şeyler yaşanıyorsa ancak azaltmaya başlarım. Karşılığını göremiyorsam, verdiğim değerin, ciddi anlamda suiistimal edildiğini düşünüyorsam ancak o zaman…

Çok istediğiniz bir şeyi etrafınızda kimse onaylamadığında ‘mahalle baskısı’ devreye girer mi?

Her zaman kendi kararlarımı kendim verdim, çocukluğumdan beri böyle. Hayatım boyunca hiç kimsenin dediği umurumda olmadı. Giydiğim kıyafetten gideceğim yere, oynayacağım role kadar her şeyin kararını kendim verdim. Hiç kimsenin fikri de beni ilgilendirmez. Bu en yakınlarım bile olsa böyle. Sonuçlarına ben katlanacağım neticede. Her zaman kendim ne istiyorum diye düşünürüm. Böyle yapmaya da devem edeceğim.

BU ROLÜ O KADAR İSTEDİM Kİ ÇAĞIRDIM GALİBA 

‘Diriliş Ertuğrul’un bu sezonki sürprizlerinden biri siz oldunuz. Nasıl dahil oldunuz diziye?

Ben diziyi takip ediyordum ve içinde olmak istiyordum açıkçası. Biraz da ben çağırdım galiba. Teklif geldiğinde şaşırmadım, sevindim diyebilirim. O kadar istemişim demek ki…

Çok başarılı giden bir işe sonradan dahil olmak bazen tedirginlik de yaratabilir…

Tabii ki, devam eden bir işe sonradan girmenin iyi yanları olduğu kadar zor yanları da var. Kaç sezondur oturmuş bir hayat var orada. Dışarıdan dahil olup sanki hep orada yaşayan bir karaktermişsin gibi, o duyguyu yakalamak ve hissettirmek kolay değil. “Seyirci kabul görecek mi, uyum sağlayabilecek miyim?” gibi endişelerim oldu. Ama onu aştığımı düşünüyorum şimdi.

Günümüzde dizideki gibi benzer şeyler yaşansa insanlar aynı özveride bulunabilir mi sizce?

Sanmıyorum. Kabul edelim, çok zor. Hiçbirimiz yapamayız. O dönem her sabah hayatta kalmak için uyanıyormuş insanlar. Sürekli bir savaş halindeler. Tek önemli olan şey obaları ve devletleri. Onlara sahip çıkabilmek… Bugünkü gibi “Aman evimi koruyayım, arabama bir şey olmasın, şirketteki işim nasıl devam ettireceğim?” hesapları yok. Çok bireyselleştik çünkü.

"BEN OLDUM DEDİĞİM GÜN BU İŞİ BIRAKIRIM"

İlbilge Hatun’a alıştınız mı?

Gün geçtikçe daha çok alışıyorum. Artık kostümler benim bir parçam haline geldi.  Şimdilerde iyi hissetmeye başladım. Benim 5. bölümümü çekiyoruz. Şimdi daha iyi hissediyorum. 

Ertuğrul ile İlbilge’nin karşı karşıya ilk geldikleri an birbirlerine bakışlarını gördük, devamı gelecek mi o duyguların?

Şu an çok söyleyemeyeceğim büyük şeyler yaşanıyor İlbilge’nin hayatında. Ve Ertuğrul o işi çözecektir diye düşünüyorum. O zaman İlbilge'nin ona hayranlığı katlanarak artacak bence. Ertuğrul çok güçlü, başarılı ve merhametli. Ben Hande olarak İlbilge’nin öyle bir adama kayıtsız kalabileceğini sanmıyorum. Ama İlbilge öyle ‘kır dizini otur’ bir kadın değil. Baya çekişmeli şeyler yaşanacağı kesin. 

Şu an kariyerinizde olmak istediğiniz yerde misiniz?

Çok şükür! Evet.

“Ben artık oldum” duygusu geliyor mu?

O duygu inşallah hiç gelmez, gelmemeli. Bir gün “Ben oldum” diye bir cümle kurarsam bu mesleği bırakırım. Çok organik bir iş yapıyoruz. Her gün yeni bir şey eklemek zorundayız kendimize. Her yeni iş yeni bir hayat benim için. Bulunduğum yer benim için çok kıymetli olabilir ama çok kaygan bir zemin burası. Bugün burada olabilirsin, ama yarın nerede olacağın hiç belli olmaz.

HAYIR HAYIR HAYIR! 

BENSU İLE ARAMDA REKABET VE KISKANÇLIK OLAMAZ 

Kız kardeşiniz Bensu Soral da çok popüler bir oyuncu. Tatlı bir rekabet ya da kıskançlık oluyor mu aranızda?

Hayır hayır hayır, (Gülüyor). Herhalde 100 yaşıma gelsem yine bu sorulacak bana. Asla böyle bir şey yok, olamaz da!

Belli bir dozda olunca insanı motive de edebilir aslında...

İnanın bende o da olmuyor. Birine bakıp da "Ben de onun gibi olayım" demedim hiç hayatımda. Mesela çok yakın bir arkadaşım ya da kocamı iyi bir rolde izlerken benim için zaten o, ona yakışmıştır ve direkt o olarak izlerim. “Keşke o rolü ben oynasaydım” gibi bir düşünce aklımın ucundan geçmez.

Genelde sektörde iki kardeş olanların biri daha önde oluyor. Siz ikiniz de çok popülersiniz. Bunu nasıl sağladınız?

Bence o tamamen içgüdüsel olarak yaptığımız seçimlerle ilgili. İkimiz de doğru işlerin içinde yer almaya, işimizi hakkıyla yapmaya çalışıyoruz. Bunun takdir görmesi de mutluluk verici. Burada en başta çözülmüş bir durum var galiba. Öbür türlü zaten çok stratejik bir şekilde kariyer planlaması yapmak Türkiye’de çok mümkün bir durum değil bence.

Eskiden şöhretli insanlar kolay kolay evlenmezken şimdi aşık olan herkes küt diye evleniyor. Siz de geçtiğimiz yıl evlendiniz…

Ben de aynı şeyi düşünüyorum. Ama kariyer ve evlilik bence o kadar apayrı şeyler ki, 

eskiden öyle bir yol izlenmesi de garip aslında. Kariyeri ve evliliği başından beri ayrı yerlerde tutabiliyor olmamız gerekiyordu. Herhalde arzu nesnesi olmakla ilgili bir durum. Ama iyi ki sonunda şu anki duruma dönmüşüz.

EVLİLİĞİN TEK ZOR YANI GÖRÜŞEMEMEK BAZEN BİR HAFTA GÖRÜŞEMİYORUZ 

Eşiniz İsmail Demirci de oyuncu. İkinizin de oyuncu olmasının zorlukları var mı?

Zor yanı şu ki, efendim görüşemiyoruz, (Gülüyor). Başka hiçbir zor yanı yok. Bazen aynı evin içinde birbirimizi bir hafta boyunca göremediğimiz oluyor. Yollardan birbirimizi arayıp, “Neredesin? Ben Bebek’teyim”, “Tamam, ben de Maslak’tayım, hadi hızlıca bir yemek yiyelim” diyerek özel fırsatlar yaratmaya çalışıyoruz. Saatlerimizi denk getiremiyoruz çünkü.

Evlilik nasıl gidiyor peki?

Bir kere hiç korkutucu değilmiş, onu çok net olarak söyleyeyim. Büyütülecek bir şey yokmuş. Birbirini seven iki insanın devlet tarafından da onaylanması dışında flörtten hiçbir farkı yok. Hiçbir değişiklik olmadı hayatımızda. Zaten bir yıl oldu, henüz sıkılacak bir vaktimiz de olmadı. Ben şu an çok güzel yanlarını yaşıyorum. Umarım hep böyle devam eder. Bence çok güzel bir şeymiş!

BABAANNEM "GÖRÜNCE TANIRSIN" DERDİ DEDİĞİ OLDU 

Öncesinde tereddütleriniz var mıydı?

İsmail'le ilgili bir tereddüdüm hiç yoktu, ama evlilik adı büyük gelirdi, ağır gelirdi biraz. İsmail’i tanıdıktan sonra sonunun evlilik olacağını çok iyi biliyordum. Öyle de oldu.

Neydi size öyle hissettiren?

Valla, babaannem “Görünce tanırın” derdi. Herhalde öyle bir his. Başka bir şey değil. Bilerek, bilinçle söylenmiş bir şey değil yani. Tamamen kalpten gelen bir duygu.

Mesleki anlamda birbirinize müdahaleleriniz olur mu?

Müdahale değil asla ama birbirimize danışırız. Fikrimizi söyleriz. Zaten her zaman, her işte artılarını eksilerini birlikte düşünüp tartıyoruz, öyle karar veriyoruz. İkimiz de birbirimizin seçimlerine son derece saygılıyız. Beğendiğim, takdir ettiğim bir arkadaşımın fikrini dinler gibi dinliyorum. O da bana karşı aynı şekilde.

Sizi hayatta ne üzer?

Kayıplar, sevdiğim insanları kaybetmek üzer. Onun dışında hiçbir şeyin beni kolay kolay üzmesine izin vermem.

Ne çok mutlu eder?

Bu daha zor bir soru… Kontrolcü yanım geliyor yine aklıma. O yüzden herhalde her şeyin yolunda gitmesi, sevdiğim herkesin sağlıklı bir şekilde yakınımda olması çok mutlu eder.

Türkiye de en beğendiğiniz kadın oyuncu kim?

Zerrin Tekindor.

“Rol modelim” dediğiniz biri var mı?

Annem. Tırnağı olabilsem keşke…

KEŞKE BOYUM DAHA UZUN OLSAYDI 

Yüzünüzde en beğendiğiniz yer?

Gözlerim.

Beğenmediğiniz bir yeriniz var mı?

Beğenmediğim demiyim ama daha uzun olsaydım keşke, (Gülüyor). Böyle bir isteğim var.  Bir de ellerime çok bayılıyorum diyemem.

Güzel kadın deyince aklınıza kim gelir?

Valla torpil gibi görünmesin ama Bensu Soral.

Çok yakışıklı deyince?

Benim gözümde en yakışıklı erkek kocam tabii!

EN AZ İKİ ÇOCUK İSTİYORUM  MÜMKÜNSE İKİZİM OLSUN 

“Henüz yapamadım ama mutlaka yapacağım” dediğiniz neler var?

Çocuk, henüz yapamadım mutlaka yapacağım, (Gülüyor). Kalabalık bir ailem ve çocuklarım olsun isterim. Mümkünse en az iki tane. Hatta ikiz olursa çok sevinirim.

Öncesinde kariyerinizle ilgili başka planlarınız var mı?

Yoo, şimdi de olabilir. Çok da mutlu olurum. Kariyerle ilgili hiç öyle ince hesaplarım yok. Çünkü zaten hayat önüme getirdikçe o beni yönlendiriyor diye düşünüyorum.

Siz baya evcimensiniz…

Kesinlikle öyle. İşim bitince koşa koşa eve gitmeyi, evi, aile olma fikrini çok seviyorum. Zaten annem ve babam da çok yakınımızda oturuyor. Benden mutlusu yok o anlamda.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.