Hanedan üyelerine maaş bağlanmalı

1881 İstanbul doğumlu Enver Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'nun cevval bir subayıydı. 1913'de Babıali'yi basıp hükümeti devirmişti. Yönetime el koyan İttihat ve Terakki Partisi'nin askeri kanadının lideriydi...

19 Mayıs 2013, Pazar 05:00
A A
Hanedan üyelerine maaş bağlanmalı

AYŞE ÖZDEMİR

Padişah Abdülmecid'in torunu Naciye Sultan ile evlenmişti. Çiftin 3 çocuğu olmuştu. Enver Paşa ile Naciye Sultan'ın oğlu Ali Enver'in kızı Arzu Hanım İstanbul'da yaşıyor. Arzu Enver Eroğan bizi tarihi bir yolculuğa çıkardı. Osmanlı hanedanının yaşadığı sefaleti anlattı. Aile adına isteklerini dile getirdi...


PADiŞAHI REDDETTi














Babaanneniz Naciye Sultan'ın çocukluğu nasıl?


Babası erken ölen Naciye Sultan sarayın gözbebeğiymiş. Abdülhamit çok sevdiği Naciye Sultan'ı oğlu Abdülrahim ile nişanlamak istemiş. Osmanlı'da aile içi evlilik nadirdir. Buna rağmen babaannemi gelini görmeyi arzu etmiş. O zaman 11 yaşında olan babaannem tepki göstermiş. İAbdülrahim ağabeyim' demiş.

Padişaha karşı gelmiş, çok mu cesurmuş?

Sultanların, padişah kızlarının sarayda çok büyük güçleri var. Hiçbir zaman babalarının zorlamasıyla evlenmiyorlar. Söz hakları var. Kızlara kıymet veriliyor.

Naciye Sultan ile Enver Paşa nasıl tanışmış?

Enver Paşa'nın fotoğrafını görüyor, Onu istiyorum' diyor. Osmanlı subayı Enver Paşa tereddüt ediyor, "Maaşımla bir sultanı nasıl geçindiririm" diye düşünüyor. Ama Naciye Sultan ile tanışınca aralarında aşk başlıyor. Babaannem paşa ile nişanlandığında 13-14 yaşında. 5 Mart 1914'de evlenmişler.

Nasıl bir evlilik yaşamışlar?

Evliliklerinde hep ayrılık var. Çünkü Enver Paşa hep savaşta. Dönemin şartları böyle. Zaman zaman bir araya geliyorlar. İstanbul'da iki kızları oluyor. Kışlık sarayları Nişantaşı'nda, yazlık sarayları Kuruçeşme'de.  Enver Paşa savaştayken babaannem annesiyle Feriye Sarayı'nda kalıyor.

Osmanlı I. Dünya Savaşı'nı kaybedince yönetimdeki İttihat ve Terakki'nin liderleri yurttan ayrıldı. Enver Paşa ailesiyle mi gitti?


Evet eşi ve 2 kızıyla gidiyor. Babam Ali Enver 1921'de Berlin'de doğuyor. Sonra babaannem 3 çocuğuyla yurda dönüyor. Enver Paşa babam doğmadan Berlin'den Rusya'ya geçiyor. 

Cumhuriyetin kurulmasından sonra 3 Mart 1924'te alınan kararla Osmanlı hanedanı sürgüne gönderiliyor. Ne düşünüyorsunuz?


Sürgün kararının tüm hanedanı kapsaması haksızlık. Ortada büyük bir acımasızlık var. Düşünün ki hanedan üyelerinin çoğu saraydan dışarı adım atmamış, insan ilişkileri yok, her şeyden izole. Bu insanlara diyorsunuz ki İMalınız mülkünüz neyiniz varsa bir haftada satıp gidin.

' Bir haftada mal mülk satmak mümkün mü? Yurtdışına apar topar mı gönderilmişler?


Ceplerine 3-5 kuruş koyup Osmanlı ailesini bir trene doldurmuşlar. İNereye gidersen git' mantığıyla. Zavallılar birkaç ay sonra döneceklerini sanıyor.

Sürgün acısı geçmiyor mu?

Zorla yerinden yurdundan edilmek çok acı. Vatansız bırakılan hanedan üyeleri gittikleri ülkelerde büyük sefalet çekiyor. Otel odasında açlıktan ölen var. Çünkü para kazanmayı bilmiyorlar. Fransızların verdiği bir yıllık pasaportla dolaşıyorlar.

Babaanneniz 3 çocuğuyla nereye gitmiş?


Önce İsviçre'ye sonra Nice'e. Halife Nice'de olduğu için babaannem daha şanslı. Halifeye çeşitli yerlerden yardım geliyor.

Babanız annesinden önce mi dönmüş yurda?

Babam, halalarım ve Hümeyra Sultan 1939'da çıkarılan kararla yurda dönmüş. Babaannem Naciye Sultan dönememiş, Fransa'da kalmış. O 1952'de çıkarılan kararla Türkiye'ye gelmiş. Babaannem 1957'de İstanbul'da öldü. Sürgün acısını içinden hiç atamamış.

'DEDEM BiR KAHRAMANDI’














Enver Paşa Rusya'ya ve oradan Türkistan'a niçin gidiyor?

Dedem vatanını çok seviyor. Eşine duyduğu büyük aşka, ailesine çok düşkün olmasına rağmen vatanı önde geliyor. İmparatorlukta Enver Paşa'ya öyle bir güç verilmiş ki... Almanya'dan gelen trenlerin üstünde Enverland (Enveristan) yazıyormuş. O da bu gücü almış. İngilizlere karşı İslam birliği kurmak için Asya'ya gitmiş. O günün koşullarında İslam birliğini o düşünmeyecek de kim düşünecek. Büyük vizyona sahip bir kişiye maceraperest, hayalperest demek manasız. Kendi döneminde düşünüldüğünde dedem bir kahramandı.

Atatürk'e nasıl bakıyorsunuz?

Atatürk de bir kahramandı. Dedemle aynı koşullarda, bir Osmanlı subayı olarak yetişmiş. Dedemin hatalarının Atatürk'e yol gösterdiğini düşünüyorum. Kurtuluş Savaşı'nı kazanan ordu İttihat ve Terakki subaylarından oluşuyordu. Birinin başladığını diğeri devam ettirmiş.

Türkistan'a giden Enver Paşa'nın Naciye Sultan'a büyük aşkı devam etmiş mi? Dedem eşini o kadar çok seviyor ki... Aşklarını mektuplarla sürdürüyor. 4000 sayfa aşk mektupları var. Düşünün dedem nerelere gitmiş ama karısından başkasını gözü görmemiş. En zor şartlarda bile aşkı bitmemiş. İki Enver Paşa var. Biri ülkesi, idealleri için her şeyi göze alabilen, diğeri aşk adamı.

‘iNÖNÜ BASKISI BABAMI iSTiFA ETTiRDi’

Enver Paşa 1921’de Berlin’de doğan oğlu, babanız Ali Enver’i hiç görmemiş mi?


Hiç görmemiş. Ama oğluna kendisi gibi asker olmasını vasiyet etmiş, ‘Yarıda bıraktıklarımı devam ettirsin’ demiş. 

Babanız Ali Enver de asker mi olmuş?

Babam Türk Hava Kuvvetleri’nde pilot olmuş. Ama İnönü devri... İnönü’nün Enver Paşa’ya beslediği negatif duygular nedeniyle büyük sıkıntı yaşamış. İnönü ‘Bu orduda ikinci Enver’i istemiyoruz’ demiş. Babam yükselemiyor, ayrılmaya zorlanıyor. Nitekim yurt dışı eğitiminden döndükten sonra istifa etmiş

Siz nerede doğdunuz?

Babam NATO’daki görevi nedeniyle İtalya Napoli’deydi. Ben de 1955’te Napoli’de doğdum.

BABA-KIZ BULUŞAMADI

Anneniz Perizat Hanım hakkında da bilgi alabilir miyiz?

Annem dönemin ünlü gazeteci-yazarı, milletvekili Abidin Daver’in kızı. Tek çocukları benim. Babam Ali Enver ile annem Perizat Hanım 1964’te ben 9 yaşındayken ayrıldı. Babam Avustralya’ya yerleşip bir İsveçli ile evlendi.

Babanızı tekrar ne zaman gördünüz?

11 yaşındayken babamla İtalya’da buluştuk. Bana İtalya’yı gezdirdi. Üniversiteyi yanında okumam için karar aldık. 5 yıl sonra yine buluşacaktık. Hep mektuplaştık. Ama buluşamadık. Aralık 1971’de acı haber geldi. Babam üvey annemle Avustralya’da tatile çıkmış. Dağda yürüyüş yaparken düşüp başını taşa vurunca ölmüş. Ben İngiltere ve Avusturya’da tercümanlık eğitimi aldım. Sonra Türkiye’ye döndüm. Evlenip anne oldum. Oğlum Burak’ın doğumuyla en büyük mutluluğu yaşadım. Ticarete girdim.

‘SÜRGÜN ACISI GEÇMiYOR’















Cumhuriyetin kurulmasından sonra 3 Mart 1924’te alınan kararla Osmanlı hanedanı sürgüne gönderiliyor. Ne düşünüyorsunuz
?

Sürgün kararının tüm hanedanı kapsaması haksızlık. Ortada büyük bir acımasızlık var. Düşünün ki hanedan üyelerinin çoğu saraydan dışarı adım atmamış, insan ilişkileri yok, her şeyden izole. Bu insanlara diyorsunuz ki ‘Malınız mülkünüz neyiniz varsa bir haftada satıp gidin.’ Bir haftada mal mülk satmak mümkün mü? 

Yurtdışına apar topar mı gönderilmişler?

Ceplerine 3-5 kuruş koyup Osmanlı ailesini bir trene doldurmuşlar. ‘Nereye gidersen git’ mantığıyla. Zavallılar birkaç ay sonra döneceklerini sanıyor. 

Sürgün acısı geçmiyor mu?


Zorla yerinden yurdundan edilmek çok acı. Vatansız bırakılan hanedan üyeleri gittikleri ülkelerde büyük sefalet çekiyor. Otel odasında açlıktan ölen var. Çünkü para kazanmayı bilmiyorlar. Fransızların verdiği bir yıllık pasaportla dolaşıyorlar. 

Babaanneniz 3 çocuğuyla nereye gitmiş?

Önce İsviçre’ye sonra Nice’e. Halife Nice’de olduğu için babaannem daha şanslı. Halifeye çeşitli yerlerden yardım geliyor. 

Babanız annesinden önce mi dönmüş yurda?

Babam, halalarım ve Hümeyra Sultan 1939’da çıkarılan kararla yurda dönmüş. Babaannem Naciye Sultan dönememiş, Fransa’da kalmış. O 1952’de çıkarılan kararla Türkiye’ye gelmiş. Babaannem 1957’de İstanbul’da öldü. Sürgün acısını içinden hiç atamamış.

‘TÜRKiYE’NiN VEFA BORCU

Antika mağazanızda bulunanlar hanedan eşyaları mı?

Hanedan üyeleri yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle çok değerli eşyalarını yok pahasına sattı. Ailede ticaret bilinmediği için sıkışılınca daima bir şeyler satılır. Halen devam ediyor bu. Ailemiz varlıklı değil. Hepimize kazık atıldı. Ben mağazamda onları hak ettikleri fiyattan satmaya çalışıyorum.

Bugün kaç hanedan üyesi var?

265 kişi. Çoğu yurt dışında. Türkiye’de 50 Osmanlı var. Yaşlılar evinde beş parasız ölen Osmanlılar oldu. Ben devletin hanedan üyelerine maaş bağlaması gerektiğine inanıyorum. Çünkü süründürülen bir aileye vefa borcu olduğunu düşünüyorum. Şu an Osmanlı’ya sevgiyle, saygıyla bakan bir iktidar var. Daha korumacı davranılabilir. Zaten aile fertleri kıt kanaat geçiniyor.

4 BiN SAYFA AŞK MEKTUBU

Türkistan’a Birinin başladığını diğeri devam ettirmiş. giden Enver Paşa’nın Naciye Sultan’a büyük aşkı devam etmiş mi?

Dedem eşini o kadar çok seviyor ki... Aşklarını mektuplarla sürdürüyor. 4000 sayfa aşk mektupları var. Düşünün dedem nerelere gitmiş ama karısından başkasını gözü görmemiş. En zor şartlarda bile aşkı bitmemiş. İki Enver Paşa var. Biri ülkesi, idealleri için her şeyi göze alabilen, diğeri aşk adamı.

Enver Paşa 4 Ağustos 1922’de Tacikistan’da 41 yaşındayken Rus kurşunlarıyla öldü. Naciye Sultan bu acı haberi nasıl duymuş?

Dedem mektuplarında Naciye Sultan’a hep ‘Öldüğümü duyarsan inanma’ diye yazmış. Bu nedenle babaannem öldüğüne uzun süre inanmamış. Ancak dedemin Kuran’ı getirilince inanmış ve perişan olmuş.


‘KASTEN YIKTILAR’

Hanedan üyeleri sürgün kararıyla yurtdışına çıkarken mallarını ne yapmış?


Çoğuna devlet el koymuş. Şahsi mallarını birilerine emanet etmişler. Ama kazık yemişler. Şahsi malları sahte tapularla el değiştirmiş.

Naciye Sultan’ın Kuruçeşme’deki sahil sarayı ne olmuş?

1930’ların sonunda İnönü hükümetinin kararıyla saray yıkılmış. Yerine kömür deposu yapılmış. Amaç Enver Paşa’nın izini silmek.

(12 Mayıs 2013 tarihli Posta Karnaval ekinden alınmıştır)
 

Sıradaki haber yükleniyor...