Hastalığı yenen Türk profesör konuştu: Corona virüsü önce ben getirdim

Hastalığı yenen Türk profesör konuştu: Corona virüsü önce ben getirdim

Corona virüs teşhisi konulan ve hastalığı yenen Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz yaşadıklarını anlattı. “13 gün 20 metrekarelik bir odaya yaşam sığdırdım” diyerek izolasyonun önemini vurgulayan Prof. Dr. Feyiz, yaşadıklarını anlattı...

31 Mart 2020, Salı 09:10 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İşte Hürriyet'ten Esra Ülkar'ın haberi:

13 Mart’ta yüksek ateş, üşüme ve titreme belirtileri ile başladı. Benim grip rutinim böyle değil. O nedenle corana virüsten şüphelendim. İlk belirti sonrası, ikinci gün bacaklarımda korkunç kas ağrıları başladı. Kaslarımın içinden gelen baharat acısı gibi. Doktora gittim. O gün hastanede test aldım ve verilen ilaçlarla eve gönderildim. Kendimi karantinaya almam istendi ve çatı katına yerleştim. Sonra cuma günü eşimde yüksek ateş, baş ağrısı ve hafif nefes darlığı başladı. 

Doktorların gözetimi 

Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yatırıldım. İki kişilik odalara tek kişi yerleştiriyorlar. Burada bir şeyin altını çizmek istiyorum. Hiç kimse burada açıklayacağım tedavi süreçlerine bakıp, kendi başlarına ilaç almaya kalkmasın. Kullanılan ilaçlar ağır ve doktor gözetiminde kullanılmaz ise sonuçları ölümcül olabilir. Hafif hasta grubu içine girdiğim için sabah akşam sıtma ilacı ile birlikte, antibiyotik ve gün içerisinde damardan antibiyotik verdiler.

Bağışıklığımı güçlendirdiler 

Antibiyotik tedavisinin bir tek amacı vardı: Vücut viral enfeksiyonla mücadele ederken bakteriyel enfeksiyon başlangıcını engellemek. Tüm bu ilaçlarla birlikte bağışıklık sistemini güçlendirmek için her gün serum ile B ve C vitamini takviyesi yapıldı. Sıtma ilacı tedavisi ile bacak kaslarımdaki acılar da bitti. Sonrasında taburcu edilene kadar diğer tedaviler devam etti. Haseki Hastanesi’nin o güzel çalışanlarına, özellikle temizlik personeline, doktorlarına, hemşirelerine çok teşekkür ediyorum.



Beslenme ve uykuya dikkat

Sayılı günlerimizin bir an önce bitip doya doya sarılıp, birlikte olacağımız günleri dört gözle bekliyoruz. İki haftalık karantina dönemimizi tamamlamayı bekliyoruz. Düzenli ve sağlıklı yiyoruz. Bol meyve tüketiyoruz. İyi uyuyarak vücudumuza kendisini toparlaması için fırsat veriyoruz. Ama en önemlisi bu hastalığı birlikte yenerek, birbirimizi görebilmenin tadını çıkarıyoruz. Müthiş bir duygu bu.

Virüsü önce ben getirdim

Eşim astım hastası ve zaten ara sıra yaşadığı nefes darlığı problemleri oluyordu. Sanırım bunlardan birini yaşadı. Oğlumda hiçbir belirti olmadı ve hâlâ yok. Yani 14 Mart tarihinden beri oğlumda hiçbir belirti olmadı. Gençler bunu anlamadan geçirebiliyor. Nereden bulaştığına dair hiçbir fikrim yok. Üniversite rektörüyüm. Günde en az 7-8 kişi ile birebir görüşme yapıyorum. Derslere giriyorum. Herkesten almış olabilirim. Sanırım eve virüsü ben getirdim ve ailenin tüm üyelerine yaydım. Neyse ki erken bir bilinçle kendimizi izole ettik.

Evinizde değil yuvanızda kalın 

Ben herkesten evde değil, yuvalarında kalmalarını istiyorum. Bu çok önemli; bu ev hapsi diye algılanırsa süreç çok kötü olur. Ben 13 gün 20 metrekarelik bir odaya yaşam sığdırdım. Sevdiklerim yanımda değil, daha da kötüsü hepsi korona pozitif teşhisi konmuş ve bir şey yapamıyorsun. Hiç kimse şikâyet etmesin. Sevdiklerinizle birlikte bu süreci geçiriyorsunuz. Lütfen sıcak yuvalarımızdan çıkmayalım. Sevgili gençler ‘Bize bir şey olmaz’ diyebilirsiniz ancak siz başkalarına farkında olmadan bulaştırabilirsiniz. O nedenle yuvalarınızda kalın ve sevdiklerinizle mutlaka ve mutlaka sosyal mesafeyi koruyun. Ayrıca tüm eğitim kurumları online eğitimlere başladı. Yaşamı bir başka boyutta normal akışında devam ettirebilirsiniz. Derslerinize yoğunlaşın ve kafanızı dağıtın. Bundan daha güzel bir ilaç yok. Düşünsenize sanal ortamda hocalarınızla ve sınıf arkadaşlarınızla akademik konuları tartışmak için bir araya geliyorsunuz. Ben bu fırsatı kaçırmazdım.

Hepimiz karantinadayız 

Astım hastası eşim de yanımda. O da şükür ki hastalığı hafif geçirenlerden oldu. Oğlumda hâlâ hiçbir belirti yok. Sorunsuz geçiriyor. Oğlum bir başka evde karantinada. Ben ve eşim beraber başka bir evdeyiz. Karantina sürecinde düzenli ve sağlıklı besleniyoruz. İyi uyumaya dikkat ediyoruz. Bizlerin tıbbi takibini yapan doktorların hepsine yürekten teşekkür ediyorum.




 

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Corona virüs salgını sonrasında bizi bekleyen sosyal değişimler