Hatay: Medeniyetler şehri

Dünya üzerinde kurulan 23 medeniyetin 13’üne ev sahipliği yapmış Türk, Arap, Ermeni, Çerkes, Hıristiyan, Müslüman ve Yahudilerin yüzyıllarca bir arada yaşadığı, kültürlerin harmanlandığı Hatay, Türkiye’nin en eski yerleşim yerlerinden biri. Bütün dinleri barış içinde bir arada barındıran bir kültür mozaiği olan kent, gerek tarihi ve kültürel dokusu, gerekse meşhur mutfağıyla gezilip görülmeye değer.

21 Ekim 2019, Pazartesi 10:04 Son Güncelleme:
A A
Arkeoloji Müzesi

Arkeoloji Müzesi

Eren Aka/ POSTA

Dünyanın en büyük üçüncü mozaik müzesi olan Hatay Arkeoloji Müzesi’nde Helenistik Roma ve Bizans dönemlerine ait olan eserler sergileniyor. Soteria, Oceanos,Talassa, Dansözler, Herakles’in Yılanları Boğması mozaikleri müzede sergilenen önemli mozaiklerden birkaçı. Antakya ve çevresinde bulunan mozaikler hem boyutları itibariyle, hem de konu ve yapım tekniği çeşitliliği nedeniyle dünya üzerinde haklı bir üne sahip.


Arkeologların yaptığı kazılar sırasında M.Ö. 3’üncü yüzyıla ait olduğu düşünülen ve üzerinde Yunanca “Neşeli ol, hayatını yaşa” yazılı Roma Dönemi’ne ait mozaiğin eşi benzeri yok.

Erzin Başlamış Kaplıcaları

Erzin Başlamış Kaplıcaları

Amanos Dağı’nın eteklerindeki Erzin Başlamış Kaplıcaları sıcak suyundaki minerallerle turistlerin ilgi odağı. Başlamış Köyü’ndeki kaplıcalar ve içmeler, özellikle yaz aylarında şehrin turizmini hareketlendiriyor. Erzin Kaplıcaları’ndan yararlanmak isteyenler için belediyeye ait 150 yataklı bir motel var.

Uzun Çarşı

Uzun Çarşı

Antakya’daki Uzun Çarşı alışveriş yapmak isteyenlerin en çok tercih ettiği yerlerden bir tanesi. Eski Antakya evlerinin arasında yer alan tarihi çarşının en önemli özelliği içinde camiler, hanlar ve hamamların yer alması.


Çarşıda semerciler, demirciler, bakırcılar, sepetçiler, fırıncılar, künefeciler ve buğday pazarı da var. Antakya mutfağının vazgeçilmez baharatlarını ve malzemelerini almak istiyorsanız mutlaka uğrayın.

1380 metrelik Titus Tüneli

1380 metrelik Titus Tüneli

Samandağ Plajı'nın yakınlarında, Roma döneminde sel sularını yönlendirerek Seleucia Piera antik kentini su baskınlarından korumak amacıyla yapılan Titus Tüneli yer alıyor. 7 metre yüksekliğinde ve 1380 metre uzunluğunda olan bu tünelin içindeki kayalık bölgeler nekropol (mezarlık alanı) olarak kullanılmış.


Karamağara


Yayladağ’a bağlı Yayıkdamlar köyüne 7 km uzaklıkta olan Karamağara, denizden 100 metre yukarıda ve 200 metrekare alana sahip. Çobanlar ve balıkçılar için iyi bir barınma yeri olan mağaranın içinde ateş yakıldığı için, mağaranın tavanı kararmış. Bu yüzden mağara Karamağara olarak adlandırılmış. Deniz suyunun ise son derece berrak olduğu sahilde şifalı olduğuna inanılan bir su çıkıyor.

Ortodoks Kilisesi

Ortodoks Kilisesi

Doğu Ortodoks kiliselerinin en görkemli örneklerinden olan bu kilise, Antakya ilçesi Hürriyet Caddesi üzerinde yer alıyor.


Eski Antakya evleri ve sokakları


Antakya’nın kendine özgü dar sokaklarını biçimlendiren ve bu sokaklara hayat veren tarihi evler, yüksek bir duvarın arkasına saklanmış avlusunda karşılıyor ziyaretçilerini.



Samandağ sahili


Kumsal uzunluğu 14 km’den fazla olan Samandağ sahili, dünyanın en uzun kumsalları arasında. Altın rengindeki kumu ve ılık sularıyla bu sahil, deniz turizmine oldukça uygun.

Harbiye (Daphne)

Harbiye (Daphne)

Hatay’ın çağlayanlar bölgesi olan Harbiye, Antakya’ya 8 km uzaklıkta. Şelaleleri ve temiz havası ile ünlü olan Harbiye, adını Irmak Tanrısı’nın kızı olan Daphne’den alan ve derin mitolojik anlamlar taşıyan defne ağaçlarıyla ve serin sularıyla ziyaretçilerine doğanın nimetlerini sunuyor. Yörenin mitolojideki ünü Daphne ve Apollon’un aşkına dayanıyor.

Habib-i Neccar Camii

Habib-i Neccar Camii

Anadolu’nun en eski camisi olarak anılan Habib-i Neccar Camii, adını Antakya’da marangoz olan Habib-i Neccar’dan (sevgili marangoz) alıyor. M.S. 40’lı yıllarda Hz. İsa’nın, havarilerinden Yunus (Yuhanna) ve Yahya (Pavlus) Antakya’ya gelir. Dönemin putperest hükümdarının kışkırttığı halkın onları linç etmek üzere olduğunu gören Neccar, bugünkü caminin olduğu yerde şehit edilir.

St. Simon Manastırı

St. Simon Manastırı

Terk-i Dünya tarikatının merkezi olarak bilinen St. Simon Manastırı, Nahırlı Köyü yakınlarında bir tepe üzerine inşa edilmiş. Dağ, adını küçük yaşlarda din eğitimi alan ve kendisini tamamen Tanrı’ya adayan St. Simon’dan alıyor. St. Simon bu ağır din eğitiminden sonra insanlardan uzaklaşıp, sadece tanrıya yakın olmak istemiş. Bu nedenle bir dağın tepesine giderek orada yaşamaya başlamış.


Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi


Hatay’ın Payas ilçesinde bulunan ve Sokollu Mehmet Paşa tarafından 1574 yılında yaptırılan külliyede, kervansaray, pazar, hamam, cami ve medrese bulunuyor. Osmanlı mimarisi olan bu külliye, Mimar Sinan tarafından yapılmış. Külliyenin içinde yer alan dört kapılı çarşının iki tarafında dükkanlar bulunuyor.

Vakıflı Köyü

Vakıflı Köyü

Türkiye’nin tek Ermeni köyü olan Vakıflı Köyü, Türkiye’de kalmayı yeğleyerek göç etmeyen yaklaşık 70 Ermeni ailenin yaşadığı deniz manzaralı bir köy. Kış mevsiminde murt (mersin meyvesi), yaban mersini, nar, mandalinadan; yazın ise yaz meyvelerinden likör üretilen köyde ceviz reçeli, kabak reçeli, defne sabunu ve zeytinyağı alabilirsiniz.

Musa Ağacı (Hızır Makamı)

Musa Ağacı (Hızır Makamı)

Hz. Musa’nın asasının ab-ı hayat (ölümsüzlük suyu) sayesinde filizlenip kök salması sonucunda yeşerdiği rivayet edilen Musa Ağacı, yaklaşık 2 bin yaşında dev bir çınar ağacı. Samandağ ilçesindeki büyüleyici güzelliğe sahip bu ağaç Hatay’a gelen herkesin ve yöre halkının vazgeçilmez dinlenme mekanları arasında.

St. Pierre Kilisesi

St. Pierre Kilisesi

Adını İsa’nın havarisi Aziz Petrus’dan (St. Pierre) alan bu yapı, dünyanın ilk mağara kilisesi. Hz. İsa’nın ölümünden sonra kilisenin kurucusu St. Pierre, MS. 29-40 yılları arasında şehre gelmiş ve ilk toplantısını bu mağara kilisesinde yapmış. Hz. İsa’nın dinini tanıyanlara ilk kez bu kilisede Hıristiyan adı verilmiş.

Hatay, Expo'yla dünyaya açılacak

Hatay, Expo'yla dünyaya açılacak

8 bin 500 yıllık tarihinde dünyada yaşayan 23 medeniyetin 13’üne ev sahipliği yapan ve 3 semavi dinin yıllarca, sevgi ve barış içinde yaşadığı topraklar olan Hatay, bu kez EXPO ile uluslararası arenada kendini bir kez daha kanıtlayacak. Hatay, dünyada olimpiyat oyunları ve FIFA Dünya Kupası’nın ardından üçüncü büyük organizasyon olarak kabul edilen EXPO’yu, Antalya’dan sonra Türkiye’ye getiren ikinci şehir oldu. Dünyanın sayılı ülkeleri ve şehirleriyle yarışan Hatay, B1 kategorisi olarak adlandırılan Botanik EXPO’sunu 2021 yılında düzenlemeye hak kazandı. ‘Medeniyetler Bahçesi’ temasıyla dünya standartlarında 300 dönümlük botanik bahçesi hazırlanacak. Bu büyük alanda 800’ü tıbbi aromatik bitki, 300’ü ise endemik bitki olmak üzere 3 bin 500 bitki çeşidi 6 ay boyunca Hatay’a gelen yerli ve yabancı turistlere sergilenecek.

Sıradaki haber yükleniyor...