'Hayatım boynuz yemekle geçti'

44 yaşındaki ünlü oryantal Tanyeli 28 yıldır sahnelerde. Tanyeli yakında piyasaya çıkacak kitabı 'Mektupları Evrene Gönderdim'de kendi hayatı üzerinden şöhretler dünyasındaki kirli ilişkileri anlatıyor...

12 Ocak 2014, Pazar 05:00
A A
'Hayatım boynuz yemekle geçti'

“Dansöz olmayın!”

‘Mektupları Evrene Gönderdim’ kitabın...

Bayağı ses getirecek. İçinde benim yaşadıklarım var. Çok zordan geldim; insanlara bir sözle dokunabilirsin, başka bir hayata dokunmasını istiyorum. 

‘Dansözlük mesleğini seçmeyin!’ bile diyorsun kitapta! En başta o var!

Dansı çok seviyorum. 4 bin tane de öğrencim var. Kendi çocuklarımı da bu camiadan uzak tuttum. Herkes Tanyeli gibi güçlü olamaz. Benim maruz kaldığım şeylere, sevdiklerimin de kalmasını istemem. Ben yalnızca sahnede değil; hayatla da dans ettim!

Kitabında onu bunu mu suçluyorsun, yoksa?

Hayır, kitabımda kendime ait gerçekler var. Kimseyi suçlamıyorum. Bunlar benim yaşadıklarım. Zaten evrene gönderdim demek, Allah’a havale ettim hepinizi demek. Buna kendim de dahil!

Seçim hakkın olsaydı dansözlük yapar mıydın?

Seçme şansım olsaydı avukat olurdum. Çok iyi bir avukat olurdum ama aç bir avukat olurdum (Gülüyor). Çünkü haksızları savunmazdım ve para kazanamazdım!

Röportaj: Canan DANYILDIZ

Epeydir seni göremiyoruz, nerelerdesin?

Her yerde olmak istemiyorum, tüm yaz çok çalıştım. Biraz dinleniyorum diyelim. Ve artık seçici davranıyorum. Eskiden çağırılınca her yere giderdim; şimdi öyle değilim. Çok ciddiye almıyorum artık hayatı. Gözümün önündeki perde kalktı.

Bu yaz sana bir şey olmuş!

Kırılma noktaları yaşadım evet. ‘Vay be! Ben bunca yıl sahnedeyim, ama hiçbir şey görmemişim’ dediğim olaylar oldu. Dost kazıkları yedim, yakın insanların arkamdan iş çevirdiğini gördüm. Ama çerçöp olduğunu düşündüğüm bu insanlar beni yıkamaz.

Zor bir hayat! Çocukluğun da öyleydi...

Çocukluğumla ilgili herkesi ve her şeyi affettim. Şanslı bir çocuk değildim. Keşke kötü şeyler olmasaydı, ama var. Keşke hasta olmasaydım, keşke annesiz kalmasaydım dediğim oluyor, ama oldu.

Bunlar maruz kaldıkların... Ya kendi keşkelerin?

Ooo, o kadar çok var ki. Ama o hatalar olmasaydı Canan, ben olmazdım. Mesela en son yaptığım evlilik benim için büyük bir hataydı! Yabancı biriyle evlenmem imkansız bir şeydi, 4 kez nikahtan döndüm hatta. Şimdi düşünüp bakıyorum da hatama... Ama artık daha seçiciyim.

Yaşadığın en zor şey neydi?

Çocuk yaşta anne olmamdı. 14’ümde hamileydim; benim yaşıtlarım dışarıda oyun oynarken ben çocuk doğurdum. Taylan... En duygusal ve zor zamanımdır. Ben hata yapmayacağım da kim yapacak?

İyi niyetin suistimal mi edildi o yaşta?

Benim başımda yol gösterenim yoktu. Şikayetçi değilim ama benim iyi niyetimi, çocukluğumu ve merhametimi kullanan çok oldu. Uzak ve yakın çevrem buna dahil! “Ben olmasaydım, Petek’ler İstanbul’da olamazdı”

Akraban Petek Dinçöz- Haluk Şentürk ve sen... Derdiniz nedir?

Bir kere o ismi tenzih ediyorum! Bu röportajın o isim üzerine (Petek Dinçöz’ü kastediyor) dönmesini ya da ‘kitabın reklamını benimle yapıyor’ demesini istemiyorum. Allah onları ıslah etsin!

Petek’in önünü kestiğini söylediler hep?

Ne? Ben olmasaydım, onlar İstanbul’da olamazdı. Her şeyden önce yaşım büyük, buna saygı gösterilsin lütfen. Bu benim piyasam ve yardım edin ona demedim; kabul ediyorum; engelledim. Ben kimseye zarar gelmesini istemedim çünkü.

Yardım etmediğin konuşuluyor ona?

Ben evimi ve gönlümü açtım onlara. Bunu inkar etmeleri önemli değil. Doğru olduğunu Allah biliyor.

Hadi Petek bunlara garez olabilir, kıskandığını da söyledi. Ya Haluk?

Evet, Haluk işimle, ekmeğimle oynuyor. Onlar öyle bir ekip. Kimse benimle çalışmak zorunda değil bak. Ama başka bir yerden gelen işlerimi de telefon açıp bozuyor. Bu bir gerçek. Bu yılbaşındaki işimi bile onlar engellediler. Ben 40’ımı geçtim ve hala iş için aranıyorsam, sen önce bir duracaksın! Haluk Şentürk anlaştığım yere benim yerime Asena’yı, Didem’i göndermeye çalıştı, düşün.

Eskiden bu konuda konuşmazdın... 13 yıldır çekiyorum bu durumu. Ama artık susmayacağım; sektördeki bu üç dört kişi birçok ocağa ateş düşürüyor. ¦ Başka kimler var foyasını çıkardığın? Aslında benim kitabımda yalnızca kötüler yok, iyiler de var. Daha doğrusu beni üzenleri de mutlu edenleri de yazdım, birilerini karalama ya da yüceltme kitabı değil. Ama isim vermeyeyim... ¦

Neden? Korkun mu var?

Söylerim ama; söyler söylemez bavulu toplayıp ülkeyi terk etmem lazım. Hiçbir şekilde kimseden korkum yok. Zamanlamayı düzgün yapmak gerek.

Hadi iyilerden bahset madem...

Ebru Gündeş mesela... Bütün işlerim engellenirken mağduriyetimi görüp evini açmış insandır. Onunla evinde çok kalmışlığım yemiş içmişliğim var, hem de hiçbir karşılık beklemedim. Bana kapıların tekrar açılmasına yardım etmiştir. “Ebru başına gelenleri hak etmeyecek kadar iyi”

Ebru Gündeş’e olanlara ne diyorsun?

Onunla yıllardır görüşmüyorum; ama gönül bağım var. Bu olaylar olurken ‘O Ses Türkiye’ye çıkması çok doğruydu. Eşini tanımıyorum; ama Ebru benim için çok kıymetli. Onun canı yanınca benimki de yanar, o kadar söyleyeyim. Ebru evlenmeden önce iyi bir hayata sahipti, yeni değil ki! Şu an yaşadığı sıkıntıyı hak etmiyor.

Hırsların var mıydı hayatta?

Zor bir hayatım vardı, düğün salonlarında çalışıyordum. ‘Allah’ım ne olur bir ünlü olayım, tv’ye çıkayım’ diye dualar ediyordum. Şimdi pek yok.

Kıyafetlerin de artık daha derli toplu, tesettüre girer misin yakında?

Yaşımı alıyorum artık, kıyafetlere dikkat etmem gerektiğini düşünüyorum. Ben anneyim, iki erkek çocuğum var. Ruhum tesettürlü ama, bunu söyleyebilirim. “Taciz eden adamın ağzını burnunu kırarım!” 

Seksi bir iş yapıyorsun değil mi?

Ben buna katılmıyorum; popçulara bak... Neredeyse bikiniyle, mayoyla sahnedeler.

Ama şarkı söylüyorlar, aradaki fark o!

Ben kariyer stratejimi yaparken, ailem ve çevreme göre yapıyorum. Kendimce düzgün bir yere getirdiğimi düşünüyorum.

Erkek, dansına değil; seksiliğine ve kadınlığına bakıyor!

Dans etmeyene bakıyor erkek! Aradaki fark o! Dansı, vitrin yapıp kendini gösterene o gözle bakıyor. Benim ev hayatımla iş hayatım çok ayrıdır. Ben ruhuyla oynayan bir kadınım. Kadınların ve ailelerin takdir ettiği bir oryantalim.

Sahnede tacize uğradığın yok mu yani?

İlk başlarda vardı. Beni seyreden edebiyle seyredecek. Her yerde çıkmıyorum zaten. Bazen 5 ay hiç çalışmıyorum. Gecenin 3’ünde, kafası alkolden bin fit olmuş bir adamın herhangi bir hareketine maruz kalmak istemem, ağzını burnunu kırarım!

Aşk hayatın nasıl? Bir ilişkin var mı?

Evet, düzeyli giden bir ilişkim var. Ama evliliği düşünmüyorum. Benden 2 yaş büyük. Durumlar kritik yalnız şu an. Bir şey itiraf edeyim: Sahnede ne kadar başarılıysam, iyiysem; aşk hayatında, özel hayatımda o kadar başarısızım. Hatta o kadar başarısızım ki; hayatım boynuz yemekle geçti! Bana ‘evin neresinde zaman harcıyorsun’ diye sorarsan, ‘mutfak’ derim.

En kötü aldatılma hikayen?

Evlendiğim adamı sanal alemde ‘Tanyeli’nin kocasıyım’ diye sevgililer edinmiş olarak yakaladım.

Aldıkları gibi seksi çıkmıyor musun?

Çıkmıyorum evet! (Gülüşüyoruz!) Onların aldıkları gibi seksi biri çıkmıyorum. Oğlumun babası bana ‘yaa bir gün de sahnedeki gibi makyaj, saç yapsan ya’ demişti. Evde hakikaten üzerimde bir gri eşofman, tam Cem Yılmaz’ın dediği gibi.

Neden iyi gitmiyor ilişkilerin sence, bundan mı?

Kendime haksızlık yapıyorum Canan belki. Soğuk döşeklere kendimi sürgüne yolladım yıllardır. Çok ağır cezalar verdim kendime. Artık üzülmek istemiyorum (ağlıyor) Aşk geçekten var mı sence? Ben hep anaçlığı seçtim.

Dişiliğin sadece sahnede mi kaldı?

Evet! Tek orada kendimi seksi ve dişi buluyorum.

Oğulların ne diyor aşk hayatına?

‘Ne çektin be anne!’ diyorlar.

“Hareketlerime dikkat ettiğim için İbo ağabeyim olarak kaldı!”

İbo Show’un ilk oryantalisin...

Evet, yer gök Tanyeli diye inliyor. Başkalarıyla olan diyaloglarını hep eleştiririm ama İbrahim Tatlıses bir ağabey gibidir bana.

İsteseydin sevgili olur muydunuz? Oldunuz mu?

Hayatta arkasında durduğum bir tek şey var: Sen mesafeni koruduğun sürece sana kimse bir şey YA-PA-MAZ!

Senin duruşun buna izin vermedi yani?

Yok, yok. O bana her zaman bir ağabey gibiydi. Ben bazı şeylerde çok dikkatliyimdir. Hala da öyle. Onunla çalışırken de öyleydi. Hatta Derya Tuna’nın da desteğini alarak bayağı ismim duyuldu. Müjdat Gezen ve Hülya Avşar’ın da bana desteği büyüktür.

Kaldırabildin mi birden gelen şöhreti?

22 yaşındaydım ve 8 yaşında bir oğlum vardı. Ben Türkiye’nin Tanyeli’siyken her şeyi bırakıp Amerika’ya gittim. Kaderime razı olmadım. Şöhretlerin arasında gülüp gezen biri olmamak için kendimi yetiştirmeye gittim.

 

 


6
Sıradaki haber yükleniyor...