'Hayattaki en önemli şey seks'

'Hayattaki en önemli şey seks'

Güçlü görünen küçük bir kız çocuğu: BENNU! Röportaj için aradığımda Amazon kadını diye gördüğüm bu ismin çok kırılgan naif bir kız çocuğu çıkacağını hiç tahmin etmemiştim!

07 Temmuz 2013, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

 Ve benden daha bronz olduğunu da! Hem de yanında bu esmerlikle bembeyaz kalacak kadar, SKANDAL! Demirciköy’e doğru yola çıkıyoruz, Bennu için deniz ve kum yeniden...

Ama bu defa her lüksümüz var! Yol boyu etrafı seyrediyor, hayatımda gördüm en cool ve rahat kadınlardan biri, çok doğal... İnsanı germiyor, sıkmıyor ve hiç uğraştırmıyor, ama prensipleri var, özelikle fotoğrafların ve kıyafetlerin takibinde...

Uzunya’nın plajına vardığımızda da en önce o sahile kendini atıyor, hepimizde aynı kanı: Kadın suyu özlemiş!

Röportaj: Canan DANYILDIZ

Fotoğraflar: Engin PULAT

Prodüksiyon asistanı: Özge ÖZ

En sondan başlayalım, hadi bize Survivor’a nasıl girdiğini anlat, teklif nasıl geldi? Önceden seyredip vay ben de burada olmalıyım der miydin? Ha bir de Acun’la var mıydı tanışıklığın, torpilin?

Acun’la on yıl kadar önce bir lansmanda birlikte yer almıştık, oradan bir tanışıklığımız var. Sonra bana program için teklif getirdi, düşündük birlikte. Programı daha önce seyretmemiştim, ama ada fikri kendi hayalimde hep vardı, sonra da kendimi orada buldum.

Adada kameraların olmadığı bir yerde size yedirip içirdikleri düşünülüyor, doğru mu bu?

Zayıfladığınızı görmesem ben de hile hula var derim belki... ASLAAAAA! hatta, kadınların periyodları olduğunda çikolata krizleri tutar biliyorsun, yalvarıyorduk, duvarları tırmalıyorduk krizi atlatmak için, bir parça bile seni durduracak çikolata vermiyorlar, o kadar söyleyeyim sana!

Cennet gibi mi orası?

Yok yahu değil, hatta gelgit çok olduğu için her sabah sahil gerçek bir çöplük oluyordu! Gerçek bir pislik. Ama siz bizim en harika hallerimizi seyrettiniz.

Orada hırslar, egolar, zayıflıklar ne varsa insanda ortaya çıkıyor. İki sorum olacak, sen kendinin olumsuz -olumlu taraflarını keşfettin mi? Bir de diğer yarışmacılar... Hani öyle olmadığını düşündüğün ama farklı çıkan birileri...

Ben oraya gittiğimde kimseyi tanımıyordum, o yüzden neydiler ne oldular diye konuşamam. Üstelik sana daha önceden kiminle olacağını da söylemelerine rağmen kimseyi araştırmadan girdim yarışmaya, sıfır ön yargı yani!

Ama orası bir oyun yeri, Irmak ve benim dışımda herkes çok çok hırslıydı. Özüme döndüm orada, şehir insanı mahvediyormuş! Sorumluluk ve rutin beni kendimden uzaklaştırmış. Orada yeniden ben oldum. Kimliğimi bırakıp gitmiştim, kendimi buldum.

Yol boyu seni gözledim, hep online’sın? Adada nasıl durabildin? Herhalde ıssız ada için alacağın üç şeyden biri bu?

Ben mii? O kadar mutluydum ki cep telefonum olmadığı süre zarfında, hatta tüm hesapları kapatıp cep telefonundan kurtulmak istiyorum. Her an o radikal kararı alabilirim.

‘Adada aşk var!’

Aşk var mıydı adada? Gizem ve Hakan gibi olabileceğini düşündüğün? Çok yakın duruyor insanlar, ister istemez hoşlanmalar oluyordur?

Bence var! Hissettim, ama isim söyleyemem. Yarışma daha bitmedi ve ortalık karışmasın aman! Ama var. Bekle ve gör!

Bir yakınlaşma ya da öyle bir şey mi gördün? Adada size bu anlamda yasak var değil mi?

Hissettim desem daha doğru, evet elbette uyarılıyoruz! No seks! (Gülüyor)

Senin hoşlandığın biri oldu mu orada?

HAYIR!

Sende aşk ne alemde? Hadi dökül, her şeyi konuşacağız demiştin!

(Gülüyor ve şapkasıyla oynuyor) Ben aşk kadınıyım, elbette aşk var! Olmaz mı? Her zaman ve şimdi de.

Ya seks?

Seks hayattaki en önemli şey bence ve benim için de öyle! Herkes sevişsin! Böylece ortada sorun morun kalmaz! Sevişmediğimiz için oluyor her şey.

Son olayları mı kastediyorsun? Gezi parkı ve sonrasını?

Ben geldiğimde patlak verdi olaylar, politika yapmak istemiyorum ama ego, müthiş yorucu bir şey! Ve bütün olup bitenler bence egodan kaynaklanıyordu. Gerisi, susuyorum! Yorum yok.

Sence sansür var mı son 10 yıldır sanatta ve hayatın başka alanlarında?

Sanat mı? Sanat var mı sence, bence son yıllarda yapılan her şey çöp! O yüzden sansür mansürden önce, ortada buna kast edilecek düzgün iş yok. Hayatsa... Kimsenin ne düşündüğü umurumda değil! Hele 40 yaşından sonra kendi hayatını yaşamak istiyorsun.

‘Gezi meselesinde Acun’un hiç suçu yok’

Acun’un programından çıkanlar sonrasında müthiş ilgi görüyor, reklam filmleri, dizi teklifleri... Var mı aldığın teklifler ya da içinde olmak istediğin projeler?

Acun müthiş biri ve çok yardımsever. Çok tılsımlı bir adam. Elbette bana da getirdikleri var, bekleyelim görelim, şu an bahsetmek erken. Yarışmadan sonra ancak...

Gezi Parkı meselesinde Acun’un programını kesmemesi çok eleştirildi, sen ne düşünüyorsun?

Acun çok iyi bir kalbe sahip. Çok insana yardım ediyor, onun sayesinde birçok hayat değişti, çok insana iş veriyor projelerinde. O zamanki durum onunla ilgili değil, kanalın tavrıydı. Bu işler çok dinamikli, ama insanlar işin iç yüzünü bilmiyor.

Acun’un başka projelerinde yer alacak mısın? Sunuculuk vs.?

İnşallah! İyi bir dostluk kurduk, bakalım...

‘Sanat camiasındaki insanların tamamı korkunç’

Mankenlik, fotomodellik ve oyunculuk... Sonra fotoğrafçılık... Sanatın dallarında gezinmeyi seviyorsun, başka böyle uğraştığın bir şey var mı yeni?

Fotoğrafçılığı bırakıyorum, hatta bıraktım! Yalnızca sosyal sorumluluk projelerinde bulunuyorum. Kitap yazacağım. Adadaki yengeçlerle ilgili, oyunculuk belki yeniden.

Belki restoran açarım, yemek yapmayı çok seviyorum. Sanattan acayip soğudum, son dönemdeki işler, o camia ve insanları... Hepsi korkunç. İçinde asla olmak istemiyorum artık.

Neden yalnızca sosyal sorumluluk işleri? Vicdan rahatlatma mı bir çeşit?

Herkes bizim gibi şanslı doğmuyor maalesef. Ruhumu doyuruyorum.

Pişman olduğun şeyler mi var yoksa? Bunlarla örttüğün?

Yok, hayatta yaptığın her şey bir seçim ve ona göre yaşıyorsun. Elbette hatalar var içinde ama, geçmiş geçmişte kalıyor. Hayatı olduğu gibi karşılamayı seviyorum. (Ben şaşıyorum bu defa, karşımda kaderci bir kadın? Bennu, bu sen misin?)

‘Anka kuşuyum ben’

Bennu ismi anka kuşu demek, ismin kişiliğini etkiler mi?

Kesinlikle! Her 500 senede bir küllerimden doğuyorum ve çok renkli bir kişiliğim var. Üstelik artık 40 yaşındayım ve Canan 40 nefis bir yaş! Kendini bulduğun özel bir sayı!

Çok mu marjinalsin? Sana göre?

Yani farklıyım ama marjinal değilim, sadece hayatı kendi istediğim gibi yaşıyorum, bu da belki değişik geliyordur insanlara. Bisikletime atlayıp Nişantaşı’nda dolaşıyorum, bana deliymişim gibi bakıyorlar. Sorun değil (Gülme krizine giyiyor)

Hayatındaki insanla en çılgın kaçamağın nerde, nasıl?

Bip bip bip...

Evlilik aşk... Daren, Dilan, Miro ve Kai aşk çocukları... Evlilik sana göre değil mi?

Çocuk sahibi olmak müthiş bir şey, ama bunun için evli olmanıza gerek yok. Evet 4 erkek... Erkek çocukla büyümek müthiş bir şey, onlardan enerji aldığım çok oluyor.

Kız çocuğum olsa keşke dediğin oluyor mu, hadi itraf et?

Evet! Elbette, çoook isterdim, ama bunlar çıktı...

En çok hangisiyle çok mutlu oldun ve en çok hangisi üzdü bu evliliklerden seni?

Geçmiş gitmiş, yapılacak bir şey yok. Anlatmak manasız...

Ufukta yeni bir evlilik var mı? Yeniden çocuk sahibi olma hayalleri?

Evlilik aslaaa! Ama çocuk sahibi olmak istiyorum, bakma yüzüme öyle, hala evet! Ama halim yok hiç. Yine de belli olmaz!

‘Çocuklarım tipik Türk olmasın!’

Hep erkekler mi girdi hayatına? Lezbiyen ilişkin oldu mu hiç?

(Gülüyor) Sadece erkekler! Canan! Sadece erkekler! Yavaştan gel!

Hemen kaçma, yasak aşkın oldu mu peki?

(İglo’nun içinde yatmışız, kaçmaya yelteniyor) Zorluyorsun beni!:) Ama yok, ben tek ilişki adamıyım, paylaşma yok! Bir de tek gecelik, asla!

Hüsrev Gerede’nin torunusun, ama ne Türk ne Amerikalısın ve bizim ülke için fazlaca rahat bir hayata sahipsin. Ağırlığını hissettiğin, utandığın oluyor mu? Nikansız doğan çocukların var, ve o zaman için hiç de normal değildi?

Daha fazla Türk olmayı isterdim, ama utanç değil bu, rahat bir hayatım var evet. Hayata bir kere geliyorum, neden kimseyi takacak mışım ki? Amerika’da büyüdüm ben, çocuk sahibi olmak için evlilik olması gerektiğini düşünmüyorum. Babam da annem de standartların dışında insanlardı, ben de onlardan bir parçayım.

Eskiden cesur pozlar veriyordun, biraz daha erotik, şimdi daha az... Sen de mi yoksa rüzgardan etkileniyorsun?

Hayııır! Erkek çocuklarımın beni böyle görmesini istemiyorum, hepsi bu. Bayağı pozlar bana insanı basitleştiriyormuş gibi geliyor!

Ülkeden kaçış planın var mı, olaylar seni korkutuyor mu?

Güneye kaçış değil, ama Amerika’da bir köye yerleşme planım var. Ve sonum öyle marjinal bir hayat olacak. Siyasi olaylardan değil de sadece, bütün bir hayattan.

Ailemin içinde daha özgür ve yaratıcı büyüdüm. Şimdi çocuklarım da burada ama multi kültürel yaşıyor, yani ine Türkiye’de ama tipik bir Türk gibi yetişmiyorlar.

Bir derdin mi var tipik Türklerle?

Hayır, sadece tekdüze olmasınlar, öyle bir dert benimki...

 

(30.06.2013 tarihli Posta Karnaval ekinden alınmıştır.)

3

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Çiçeklerin kraliçesi: Gül