Hendek’teki ilk patlamadan kurtulan Sebahattin Tepeçınar, yaralıları kurtarmak için fabrikaya döndüğünde can vermiş

Hendek’teki ilk patlamadan kurtulan Sebahattin Tepeçınar, yaralıları kurtarmak için fabrikaya döndüğünde can vermiş

Sakarya Hendek'teki havai fişek fabrikasında yaşanan patlamada hayatını kaybeden Sebahattin Tepeçınar'ın ilk patlamadan sağ çıktığı ancak yaralıları kurtarmak için tekrar içeri girince hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Tepeçınar, dün memleketinde toprağa verildi.

05 Temmuz 2020, Pazar 09:13 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sakarya Hendek’teki havai fişek fabrikasında ölen 4 kişiden Havva Çelik ile Sebahattin Tepeçınar toprağa verildi. Tepeçınar’ın ilk patlamadan sağ çıktığı, yaralıları kurtarmak için tekrar içeri girdiğinde öldüğü anlaşıldı. Havva Çelik’in ise 2011 ve 2014 yıllarındaki patlamalardan kılpayı kurtulduğu öğrenildi

Sakarya’nın Hendek ilçesi Yukarçalıca mevkiinde bulunan Büyükcoşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda önceki gün meydana gelen patlamada 4 kişi ölmüş, 3 kişi kaybolmuş, 114 kişi ise yaralanmıştı. Kayıp üç kişiyi arama çalışmaları sürerken, ölen Havva Çelik ile Sebahattin Tepeçınar dün gözyaşları arasında toprağa verildi. Sebahattin Tepeçınar’ın ilk patlamadan sağ çıktığı, Havva Çelik ve diğer yaralıları kurtarmak için tekrar içeri girdiği sırada hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Havva Çelik’in ise 2011 ve 2014’teki patlamalardan kılpayı kurtulduğu öğrenildi.

Cenaze törenine Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, BBP Başkanı Mustafa Destici, AK Partili milletvekilleri Ali İhsan Yavuz ve Kenan Sofuoğlu, CHP Milletvekili Engin Özkoç da katıldı. Cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş kıldırdı.

Arkadaşları uğruna

İlk patlamadan kurtulan Sebahattin Tepeçınar’ın önce güvenli bir bölgede beklediği, daha sonra içeride bulunan komşusu Havva Çelik ve diğer arkadaşlarını kurtarmak için tekrar fabrikaya girdiği sırada meydana gelen ikinci patlamada hayatını kaybettiği belirtildi.

‘Anneme kavuşamadım’

İki çocuk annesi Havva Çelik’in (55 cenaze töreninde gözyaşları sel oldu. Çelik’in 16 yaşındaki oğlu Serdar, Hatay İskenderun’da vatani görevini yapan oğlu Ogün, eşi Salih ve kardeşi Turan Topal taziyeleri kabul etti. Aile ayakta durmakta güçlük çekerken, sık sık Havva Çelik’in tabutuna sarıldılar. Fabrikadaki patlamayı görev yerinde yemekhanede yemek yerken internetten öğrendiğini belirten Ogün Çelik, “Daha sonra durumu komutanlarıma söyledim. Babamı aradım ve durumu sordum ama cevap vermedi. Askere giden herkes geride bıraktığı ailesine bir şey olması korkusunu yaşar ama ben böyle bir şey beklemiyordum. Son iki ayım kalmıştı. Anneme kavuşamadım” dedi.

Yeğeni ise, halasının 10 yıldır bu fabrikada çalıştığını aktararak, “İki patlamayı da gördü. Ama buradan çıkamadı. Ekonomik durumlarından dolayı çalışmak zorundaydı. Gariban geldik, gariban döneceğiz” dedi. Çelik kılınan cenaze namazının ardından Yağcılar Aile Mezarlığı’nda defnedildi.

 ‘Şikâyet ettiğim için işten çıkarıldım’

Patlamada hayatını kaybeden Havva Çelik’in Akyazı ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde evinin önüne gelen yakınları ve akrabaları taziyede bulundu. Patlamada eşini kaybeden Salih Çelik, “Ben burada Akyazı’da çalışıyordum ve patlamayı duydum ama eşimle ilgili haberi 17.00 gibi aldım. Uzun zamandır oradaydı ama güvenlik önlemi alınmamıştı. Ben de dört ay orada çalıştım, şikayet ettiğim için işten çıkartıldım. Biz acısını çekiyoruz, iki oğlum var benim, bize kim bakacak artık?” dedi.

‘Cenazesini istiyorum’

Patlamanın ardından halen kayıp olan üç kişiyi arama çalışmalarına dün devam edildi. Patlamada kaybolan Halis Yılmaz’ın (26) ailesinin acı bekleyişi sürüyor. İHH gönüllüsü baba Muammer Yılmaz, oğlunun dört yıldır burada çalıştığını belirterek, “Patlamayı duyduğumda buraya ilk gelenlerdenim. İçeri girmeye çalıştım ama her yerden alevler yükseldi. Oğlumu bulamadım. Hastanelere sorduk ama yokmuş. Beklemekten başka çarem yok. En azından oğlumun cenazesini istiyorum” dedi.

DNA testi

Kayıplardan biri de Muhammet Seyfi Çanakçı. Yeğeni avukat Gülşen Uzuner, dayısının uzun yıllardır o fabrikada çalıştığını ifade ederek, “Kırma, eleme ve ilaçlama bölümünde çalışıyordu. Daha önce patlama meydana geldiğinde üç saat ulaşamamıştık. Bu kez de öyle sandık. Ama büyük olasılıkla kaybettik. DNA testi verdik. Sonucu bekliyoruz. Cenazenin bulunduğuna dair söylentiler var ama bize resmi olarak söylenmedi. Muhtar yengemi aramış, başsağlığı dilemiş ve ‘Cenazeniz yolda’ demiş. Afet Koordinasyon ve hastanelerden bilgi aldık. Ancak bu söylenenlerin kesin bilgi olmadığı söylendi. Tek isteğimiz cenazemizi bulmak” diye konuştu.

‘Üç kez patladı’

Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada çevredeki mahallelerde bulunan evlerde yıkıcı hasar oluştu. Fabrikanın iki yakasında bulunan Yukarıçalıca ve Akarca mahallelerindeki evlerin camları kırıldı, kapıların eşikleri ayrıldı, çatı ve tavanlarda açılmalar meydana geldi. Mahallelerdeki ekinler de savrulan küller nedeniyle zarar gördü. Fabrikaya yaklaşık 600 metre uzaklıktaki Akarca Mahallesi’nde oturan Emircan Bak (18) da kahvaltı yaptıktan sonra evde dinlendiğini belirterek şunları anlattı:

“Patlama ilk bir sallantıyla beraber geldi. Patlamadan önce bir sallantı oldu. Ben deprem oluyor zannettim. Kendimi yere attım. Üç kez patladı. Patlamayla beraber camların hepsi açıldı. İlk patlamada camlar açıldı. Annemle kardeşim kendini dışarıya attı. Yere çöktüğüm için ilk başta ne olduğunu anlamadım. Sonra onların çığlıklarını duydum. Tam dışarıya çıkarken ikinci bir patlama yaşandı. Çok şiddetli oldu. Evin elektriklerini kestim. O ara babaannem aklıma geldi. Onu aldım, o zaten çok korkmuştu. Tam dışarı çıktım, evin önündeydik, üçüncü patlama yaşandı. En şiddetlisi oydu zaten. Mermi gibi taş geçti yanımızdan, seslerini duydum”

Müdür ve 2 ustabaşı için gözaltı kararı

Patlamayla ilgili Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında sorumlu müdür ile iki ustabaşı hakkında gözaltı kararı verildi.

İçişleri Bakanlığı da idari soruşturma başlattı. İdari soruşturma kapsamında, bakanlık tarafından bir mülkiye başmüfettişi, bir polis başmüfettişi ve bir jandarma müfettişi görevlendirildi.

‘Yer yerinden oynadı’

Hendek’teki fabrikada çaycı olarak çalışan yaralı Nahide Cancı “Öldüğümü zannettim. Daha önce de patlamalar oldu ama bu bir başkaydı. Yer oynadı, kalktık kalktık oturduk. Akşam hiç uyuyamadım. Seslerden dolayı kulaklarımız duymuyor. Bir arkadaşım vefat etmiş, Havva Çelik hanım, ona çok üzüldüm. Sebahattin’e çok üzüldüm. Arkadaşımın kocası kayıp, hâlâ haber alınamadı. Bir de bir çocuğumuz vardı, Geyve’den 20’li yaşlarda, ondan da haber alınamıyormuş, ona da çok üzüldüm. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Dua ediyoruz” dedi.

‘Denetim sorunu var’

Milliyet’e konuşan uzmanlar, fabrikadaki patlamayla ilgili denetim eksikliğine ve yönetmeliğe dikkat çekti.

Beykent Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Başkanı ve Afet Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kubilay Kaptan:

“Daha önce de aynı fabrikada yangın ve patlama olmuş. Demek ki yanlışlar var. Bunları üç şekilde sıralayabiliriz.

1 - Bu fabrikalar normal bina gibi inşa edilmemeli. Yangın veya patlamaya karşı içinde sığınak gibi alanların olması gerekiyor. Yapı çökmeye karşı daha dirençli inşa edilmelidir. Bu yapıda ise çökmeler var ve yangın her yere sirayet etmiş.

2 - Bu yerlerde işçi güvenliği, yangın güvenliği ve patlama güvenliğine kadar bütün önemlerin alınması gerekiyor ancak alınmamış. Fabrikanın kendi içindeki güvenlik önemlerinin alınmasında bir zafiyet olduğu görülüyor.

3 - Bir diğeri de işçi güvenliği; işçilerin 24 saat gece gündüz herhangi bir yangın ve patlama anında neler yapması gerektiği konusunda eğitim alması gerekiyor. Tatbikatların yapılmış olması, işçilerin kaçış noktalarını, yaşanabilecek bilmeleri gerekiyordu.”

‘Kaçınılmaz’

Kaptan şöyle devam etti:

“Yapının durumu, işçilerin iş güvenliği ve denetim... Bunlardan herhangi birinde bir eksiklik olduğu zaman facia kaçınılmaz oluyor. Yıllardır bu gibi durumlarda gördüğüm temel sorun denetim eksikliğidir. Şimdi kağıt üzerinde baktığımızda denetimlerin eksik veya tam olduğu söylenecek. Oysa bunu kağıt üzerinde göstermek çok basit. Yıllardır bu gibi durumlarda gördüğüm sorun denetim eksikliğidir.”

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Ali Uğurlu:

“Türkiye’de bu tip yangınlar sürekli oluyor. Bunların da tek nedeni 2012’de çıkarılan ‘Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması’ yönetmeliğinin uygulanmaması. Bu yönetmeliğin amacı, patlamaları önlemek. Ama hâlâ uygulanmıyor. Bu yönetmelik uygulansaydı bu tip kazalar ya çok az yaşanacak ya da hiç yaşanmayacaktı. Bu tip yangınlara, patlamalara karşı bu yönetmelik şart.”

‘Isınma var diye uyardım’

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç başkanlığındaki CHP heyeti de patlamada yaralanan işçileri hastanede ziyaret etti. İşçilerden Nuray Cihangir: “Patlama arka depoda olmuş. Depolara konulan mallardandır. Isındıkları için. İşçide bir hata yoktur. Mallarda ısınmamız vardı. Dört gündür söylüyordum ve yanımdaki işçileri de uyarıyordum. Benim bölümümde ölüm yok. Bütün bölümleri uyarıyordum, ‘Kapının önüne bir karton, bir şey koymayın da her an kaçabilelim’ diye. Patronum da şimdi hakkını yemeyelim, o bile ‘Dikkat edin, dışarı atılmalı’ diyordu.”

İz köpekleri ile arama

Hendek’te 15 dönüm üzerine kurulu havai fişek fabrikasının enkazını kaldırma çalışmaları sürerken, kayıp üç kişiyle ilgili arama çalışması devam ediyor. İnceleme yapmak için Ankara’dan gönderilen kriminal ekibi ise fabrika içerisindeki üretim yeri, depo ve çevresinde çalışmalarına başladı. Ekiplerin, patlamanın nedenini tespit etmeye çalışacakları, kaza, kusur ya da ihmal olup olmadığını inceleyecekleri öğrenildi. Patlamanın olduğu alanda kayıp üç kişiyle ilgili arama çalışmaları sürerken jandarma, AFAD ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri altı iz, koku takip köpeğiyle fabrika çevresinde bulunan ormanlık alanda, fındık bahçesi ve mısır tarlaları içerisinde arama yaptı. Ekiplerin arama çalışmaları devam ediyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Rize'de kaybolan 11 yaşındaki İmam Can Kaya 12 kilometre uzaklıkta bulundu