Henüz tatile nereye gideceğine karar veremeyenler için il il rehber

Yaz tatilini bulunduğu kentin dışında geçirmek isteyen ve tatile çıkmakta gecikenler için Türkiye'nin dört bir yanı zengin seçenekler sunuyor. Deniz, kum, güneş turizmiyle turizmin lokomotifi olan Akdeniz Bölgesi, sadece kıyılarındaki değil, iç kesimlerindeki zenginlikleriyle de tatilcileri ağırlamak istiyor.

12 Ağustos 2020, Çarşamba 10:23 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Avrupai Alanya

Avrupai Alanya

Adı belki de Antalya kadar bilinen Alanya, kentin en önemli turistik ilçeleri arasında yer alıyor. Sahip olduğu her sınıftan konaklama tesisinin yanı sıra 10 binden fazla yabancının yerleşik yaşadığı Alanya, adeta bir Avrupa şehri görünümünde. Alanya, geniş plajları, tarihi eserleri, modern otel ve motelleri, sayısız balık lokantaları, kafe ve barlarıyla mükemmel bir tatil merkezi olarak görülüyor. 


Mağara yakınında Etnografya Müzesi de mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Tekneyle yapılacak bir gezintiyle de Fosforlu Mağara, korsanların kadın esirleri tuttukları Kızlar Mağarası ve Aşıklar Mağarası görülebilir. 

Dünyanın ilk parlamentosu Kaş

Dünyanın ilk parlamentosu Kaş

Antalya'nın en batısındaki Kaş ise kent merkezine kara yoluyla 2 saat 45 dakika mesafede. Likya'nın önemli kentlerinden olan Kaş, ilçeyi çevreleyen antik döneme ait kentler ve tarihsel değerlerle dikkati çekiyor. Dalış, yamaç paraşütü, kano ve tekne turları ile doğa yürüyüşleri yapılabilen Kaş, dünyanın ilk demokratik parlamentosunu da bünyesinde barındırıyor.


ABD'nin bugünkü parlamenter sisteminin örnek alındığı antik uygarlığa ev sahibi olan Patara, eşsiz kumsalları ve bu kumsallarda atla yapılan gezilerle de tatilcileri heyecanlandırıyor. Kaş'ta deniz ürünlerinin yanı sıra, çeşit çeşit kokulu otlarla yapılan yemeklerin de tadına bakmak gerekiyor.

Rus turistlerin gözdesi: Kemer

Rus turistlerin gözdesi: Kemer

Antalya'ya 40 kilometre mesafedeki Kemer'i özellikle Rus turistler tercih ediyor. Beldibi'nden Tekirova'ya kadarki sahil şeridindeki lüks otellerin yanı sıra, pansiyon ve motellerin de yer aldığı Kemer'de günübirlik tekne turları gözde.


Gece eğlencelerinin ünlü olduğu Kemer'de kurulan Tahtalı Teleferiği ile 2365 metrelik Tahtalı Dağı'nın zirvesine çıkıp, Akdeniz'in maviliklerini izleyip, oksijen depolayabilirsiniz. Kemer'e yaklaşık 10 kilometre mesafedeki Phaselis antik kenti ve koyu da mutlaka görülmeli. Milli Park statüsündeki Phaselis koyunda antik kenti gezip, çam ormanının hemen önündeki koyda denize girebilirsiniz. 

Manavgat

Manavgat

Ünlü Manavgat Şelalesi'nin adını taşıyan ilçe, Side'den sonra sahiline yapılan çok sayıda konaklama tesisiyle, turizmde söz sahibi haline geldi. Manavgat, Side, Çolaklı, Titreyengöl, Kızılot ve Kızılağaç bölgesindeki tesislerde konaklayanlar, Manavgat'ın 4 kilometre doğusundaki Manavgat Şelalesi'ni mutlaka görmeli. Manavgat Irmağı'nda, günübirlik tekne gezilerine de katılmak mümkün. Side Antik Kenti'ni ve Side Tiyatrosu'nu görmeden Manavgat'tan dönmek eksiklik olacaktır.

Lüks ve ihtişamın adı: Belek

Lüks ve ihtişamın adı: Belek

Serik ilçesine bağlı olmakla birlikte adı daha ünlü olan Belek, üst sınıftaki lüks otellerin yer aldığı, çam ormanıyla çevrili, dünyaca tanınan bir tatil beldesi. Golf sahalarıyla daha çok zengin turistlerin rağbet ettiği Belek'te, kimi otellerdeki lüks ve ihtişam adeta sınır tanımıyor.


Adana'da kebap ve şalgam

Adana'da kebap ve şalgam

Sıcağı, şalgamı ve kebabıyla tanınan, binlerce yıllık tarihi dokuya sahip Adana, kent merkezi ve ilçelerindeki tarihi ve turistik güzelliğiyle misafirlerini bekliyor. Zengin bir açık hava müzesi görünümünde olan kentte, Seyhan Nehri'nin en dar yerinde bulunan Taşköprü'yü gezerek keşfe başlanabilir. Köprüden, hemen karşısındaki Merkez Camisi'nin Seyhan Nehri'ne yansımasını hayranlıkla izlemek mümkün.



Köprünün yanındaki Arkeoloji Müzesi, eski Adana evleri, tarihi Kız Lisesi ise gezenleri siyah-beyaz fotoğraflarda kalmış yaşamlara götürüyor. Adana'yı keşfe, birçok restoranda acılı bir kebap arası verebilecek olanlar, şalgamı yudumlarken, kendileri için hazırlanmış sofranın büyüsüne kapılabilir. Daha sonra, kentin kuzeyinde bulunan Seyhan Baraj Gölü'nün de izlenebildiği Adnan Menderes Bulvarı'na gidenler, kentin kavurucu sıcağında buzdan yapılan ''bici bici'' yiyerek serinleyebilir.

Hatay

Hatay

Akdeniz Bölgesi'nin en uç noktasında yer alan Hatay, denizi, yaylaları, termal kaplıcası ve inanç turizminin yanı sıra, kağıt kebabı, künefesi, oruğu, zengin mutfağı ve farklı damak tatlarına hitap etmesiyle tatilcilere çeşitli seçenekler sunuyor. Müslüman, Hristiyan, Ermeni ve Yahudi vatandaşların barış, huzur, kardeşlik ve hoşgörü içinde yaşadığı Antakya'ya, cami, kilise ve havrayı yan yana görmek mümkün.



Şehrin ana caddelerinden biri olan ve çok sayıda dükkanın sıralandığı Roma döneminin tek ışıklandırılmış mekanı Kurtuluş Caddesi'ndeki Ulu Cami, Anadolu'nun ilk camisi unvanını elinde bulunduran Habib-i Neccar Camisi ve türbesi, Süveyka Camisi ile Katolik Kilisesi görülebilir. Giriş kapısı üzerindeki freskleriyle dikkati çeken Ortodoks Kilisesi, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Antakya'nın 2 kilometre kuzeydoğusunda, Reyhanlı kara yolu üzerinde Habib-i Neccar Dağı'nın uzantısı olan Haç Dağı eteklerinde yer alan St. Pierre Mağara Kilisesi ise 13 metre uzunluğu, 9,5 metre genişliği ve 7 metre yüksekliğiyle görülebilecek önemli yerler arasında bulunuyor.

Kent merkezinde Cumhuriyet Alanı'nda yer alan Antakya Arkeoloji Müzesi'nde ise binlerce tarihi eser ve mozaik yer alıyor. Müze, sergilenen mozaiklerin büyüklüğü, sayısı ve kalitesi açısından dünyada Tunus'tan sonra en zengin ikinci mozaik müzesi sayılıyor. Tarihi Uzun Çarşı'daki kasaplarda, yöresel bir lezzet olan tepsi ya da kağıt kebabı yiyerek, dana etinin çok sayıda baharat, maydanoz ve sarımsak ile yoğrulmasıyla yapılan ve taş fırınlarda pişirilerek ikram edilen kebabı tatarak, yorgunluk atılabilir.

Toros Dağları eteğinde Mersin

Toros Dağları eteğinde Mersin

Yöresel tantunisi ve kerebici ile farklı damak tatları sunan, 321 kilometrelik sahil bandıyla da denizin, kumun ve güneşin tadını çıkarma fırsatı veren Mersin, Toros Dağları'nın eteğindeki yaylalarıyla da ziyaretçilerini bekliyor. 


Tarih meraklılarının görmesi gereken yerlerden birisi olan Ören beldesindeki ''Eski Anamur'' olarak bilinen Anamurium Antik Kenti, günümüze kadar gelmiş en önemli kalıntıları bünyesinde bulunduruyor. Antik kentte MÖ 4. yüzyıllarda kurulduğu tahmin edilen tarihi yapılar yer alıyor. Burayı görüp gezenler, antik kentin kıyısındaki kumsalda denize girebilir.

İlçe, tarihi güzelliklerin yanı sıra caretta carettaların da konaklama alanı. Akdeniz'in masmavi sularıyla buluşanlar her an bir caretta caretta görebilir. Anamur sahillerinde ayrıca dalgıçlar için uygun dalış ortamları bulunuyor. Sahil boyunca sıralanmış otellerin yanı sıra çok sayıda pansiyonda ekonomik tatil yapma imkanı var.


Tantuni yemeden dönme

Tantuni yemeden dönme

Mersin'e tatile giden ve gidecek olanlar, ünü ülke genelini saran tantuni ve kerebiç tatmadan dönmemeli. Tantuni, tavaya dökülen su, yağ ve baharatın kıvamının iyi ayarlanmasıyla ortaya çıkıyor. Somun, açık ve lavaş ekmek arasına konulan tantuni, domates, yeşillik, soğan ve baharat eklenerek servis ediliyor. Daha sonra yemeğin üzerine kerebiç tatlısı tavsiye ediliyor. İrmik, ceviz veya Antep fıstığı ile şekerden yapılan kerebiç, çöven otundan elde edilen süt görünümlü köpükle ikram edilerek ayrı bir lezzete bürünüyor.

Mersin'den ayrılıp Adana yönüne yapılan 30 dakikalık yolculuğun ardından, Hristiyanlığın ilk zamanlarına ait önemli eserlerin yer aldığı Tarsus ilçesine ulaşılıyor. Danyal Peygamber'in makamının bulunduğu Makamı Şerif Camisi ve Danyal Peygamber Kabri, 1557 yılında Ramazanoğulları'ndan Kubat Paşa tarafından yaptırılan ve 1966 yılında restore edilerek müze haline getirilen Kubat Paşa Medresesi de kentin tarihi değerleri arasında bulunuyor. Tarsus ilçe merkezinin kuzeyinde Berdan (Kydnos) Çayı üzerinde yer alan Tarsus Şelalesi de görülebilecek doğal güzellikler arasında sayılıyor. Eshab-ı Kehf veya halk arasında ''Yedi Uyurlar'' olarak bilinen mağara, Tarsus'un kuzeybatısında, 14 kilometre uzaklıktaki Dedeler köyünde bulunuyor.



Osmaniye

Osmaniye

Osmaniye, karayolu ulaşımıyla Adana Havaalimanı'na bir, İskenderun Limanına ise yaklaşık yarım saat uzaklıkta. Osmaniye'de ilk yerleşimin başladığı Neolitik dönemden itibaren, çok sayıda medeniyetin izine rastlamak mümkün. Bu kültür miraslarından en önemlilerinden biri, kente 12 kilometre mesafedeki Kadirli ilçesindeki Kastabala Antik Kenti. Ören yeri, Ceyhan Nehri yakınlarında Kesmeburun, Bahçe ve Kazmaca köylerinin ortasında yer alıyor. Kalesi, 5 bin kişilik antik tiyatrosu, sütunlu yolu, tapınakları, hamamları ve kaya mezarlarıyla Anadolu'daki en önemli antik kentlerden biri olan ve ''Akdeniz'in Efes'i'' olarak tanımlanan Kastabala, Osmaniye'nin en çok turist çeken bölgelerinden biri.



Kastabala Antik Kenti'nden 21 kilometre uzaklıkta ise Aslantaş Açık Hava Müzesi yer alıyor. Aslantaş Baraj Gölünün batı kıyısında, Kızyusuflu köyünde bulunan Aslantaş Kalesi, 1946 yılında çobanlar tarafından tesadüfen bulunmuş, daha sonra yapılan çalışmalar sonucunda da ''Aslantaş Açık Hava Müzesi'' oluşturulmuş. Kent merkezine 45 kilometre uzaklıkta bulunan Kadirli ilçesindeki Batı ve Doğu Roma dönemlerine ait kalıntılar bulunan Ala Cami, kente 10 kilometre mesafedeki Toprakkale ilçesinde yine aynı dönemlere ait kalıntıların yer aldığı Toprakkale Kalesi de kentin diğer önemli tarihi yerlerini oluşturuyor.

Gül kokulu Isparta

Gül kokulu Isparta

Antik çağda ''Baris'' ismini taşıyan ve ''güller'' ve ''göller'' diyarı olarak tanının Isparta'da, ziyaretçilerini ağırlamaya hazır. Sınırları içinde çok sayıda göl, milli park ve tabiat koruma alanı bulunan Isparta'da Eğirdir, Kovada ve Gölcük gölleri ''Altın Üçgen'' olarak adlandırılıyor. Isparta, dünyada sınırlarında ''en fazla göl ve gölet'' bulunan şehirlerden biri olarak biliniyor. Şehrin işlek caddelerinde gezerken burnunuza gelen gül kokusu ve içinde gülden elde edilen krem, parfüm, sabun, tespih ve kolonyaların bulunduğu dükkanlar, ziyaretçileri farlı diyarlara götürüyor.


Selçuklu ve Osmanlılar'a ait birçok eserin yer aldığı kentte, görülmeye değer çok sayıda tarihi eseri de barındırıyor. Isparta'ya gelip de tandır kebabının tadına bakmamak olmaz. Isparta'da tandır ile birlikte üzüm hoşafı ve ''Kabune'' denilen etli pilav da sunuluyor. Doğa fotoğrafları çekmeyi seviyorsanız, önerilen yerlerinin başında Kovada Gölü Parkı gelir. Milli park ilan edilen gölün etrafı çınar, meşe ve kızılçam ağaçlarıyla çevrili.

Gölde ise irili ufaklı adacıklar yer alıyor. Gölcük Tabiat Parkı, Isparta'nın 1380 metre rakımlı ve çevresi yeni yetiştirilmiş ağaçlarla kaplı bir krater gölü olan Gölcük gölünün etrafında bulunuyor. Göl kıyısında piknik için tüm altyapı mevcut. Kovada Gölü Milli Parkı, benzersiz flora ve yaban hayatı çeşitliliğinin yanı sıra, açık havada dinlenme ve eğlenme imkanlarına sahip. Kovada Gölü'nün suyunda bulunan ve göle yeşil renk veren tortular, 1,5 metre derinlikten sonrasının görülmesine engel olur. Göl, 153 çeşit su kuşuyla kuş gözlemine de imkan sağlar.

Antalya yolunda Burdur molası

Antalya yolunda Burdur molası

Antalya'ya, İstanbul, Ankara, Bursa gibi büyük illerden kara yoluyla tatile gelenler, içinden geçtikleri Burdur'un, bu denli zengin arkeolojik eser barındırdığını bilseler, mutlaka birkaç günlerini Burdur'u tanımaya ayırırlardı. Burdur, insanlık tarihine ışık tutan Hacılar, Sagalassos, Kibrya, Kremna, Bubon, İncirhan, Susuzhan gibi tarihi yerleriyle henüz keşfedilememiş bir turizm cenneti.

Burdur'a, Antalya Havalimanı'ndan kara yoluyla iki saatlik bir yolculuk sonucu ulaşılıyor. Ziyaretçileri daha yol üzerindeyken, Bucak ilçesine 5 kilometre mesafedeki, Selçuklu sultanlarından Keykubat bin Keyhüsrev'in 13. yüzyılda yaptırdığı İncir Han karşılıyor. İncir Han'dan ayrılan ve Burdur'a giden ziyaretçileri, bu kez de 10 kilometre mesafedeki Susuz Kervansaray cezbediyor. Susuz köyü sınırlarındaki kervansarayın 1200'lü yıllardan günümüze kadar bozulmadan ayakta kalmış olması dikkat çekiyor.

Bucak'ın Çamlık köyü sınırındaki Kremna'nın tarihi ise MÖ 6. yüzyıla kadar uzanıyor. Etrafı uçurumlarla çevrili bir tepede olan Kremna'da ayakta kalan eserler, Batı ve Doğu Roma dönemlerine ait. Ziyaretçi sayısı her geçen gün artan bu kentten ayrılanlara, Türkiye'de turizme açılan ilk mağara olan İnsuyu Mağarası'nı gezmesi tavsiye ediliyor. Mağara içinde irili ufaklı 9 göl bulunuyor.

 Sagalassos Antik Kenti

Sagalassos Antik Kenti

Tarihi MÖ 6000'lere dayanan Sagalassos Antik Kenti, gün ışığına çıkan tarihi eserleriyle tüm dünyanın dikkatini üzerine topluyor. Çarşılar, devasa boyutlardaki Antoninler Çeşmesi, tiyatrosu, kütüphanesi ve hamamı ile antik kent, ziyaretçilerin yaklaşık yarım gün ayırması gereken bir yer.

Sagalassos Antik Kenti kazılarından elde edilen eserleri görebilmek için Burdur Müzesi'ni ziyaret etmek gerekiyor. Burdur Müzesi, 59 bin esere ev sahipliği yapıyor. 


Türkiye'de en çok esere sahip üçüncü müze olan Burdur Müzesi'ni ziyaret edenlere, kentteki gölden güneşin batışını izlemesi tavsiye ediliyor. Manzara fotoğrafçıları ise gün batımını daha farklı değerlendirebilir. Burdur'a 50 kilometre mesafedeki Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü de görmezlikten gelinemeyecek bir doğal güzelliğe sahip. Göle gitmeden önce fotoğraf makinenizi yanınıza aldığınızdan emin olmalısınız.



Deniz, kültür ve sağlık turizminin adresi: Ege

Deniz, kültür ve sağlık turizminin adresi: Ege

Ünlü tarihçi Heredot'un ''En yüce gökkubbenin altında ve dünyanın en güzel ikliminde kurulmuş'' sözleriyle tanımladığı İzmir ve çevresi, tatilcilerin arzuladığı tüm turizm olanaklarını barındırıyor.  ''Ege'nin İncisi'' İzmir'e 47 kilometre uzaklıktaki Seferihisar, MÖ 1050-1000 yıllarında kurulmuş 12 Ion kentinden biri. Seferihisar, tarihinin yanı sıra ilçeye 5 kilometre uzaklıktaki balıkçı yerleşimi olan Sığacık ile dalış yapıp zıpkınla balık avlamak isteyenlere ve koyları yatla gezmek isteyenlere de hitap ediyor. 

Yunanistan'ın Sakız Adası'na uzaklığı 8 mil olan Çeşme ilçesi de önemli termal kaynaklara sahip. Denizin içinden kaynayan sıcak termal suları, plajın termal havuz işlevi görmesini sağlıyor.  İzmir'in 120 kilometre kuzeyinde bulunun Dikili de sahili, Merdivenli ve Denizköy'de bulunan krater gölleri ve mağaraları, Madra Çayı'na dayanan ormanları ile göze çarpan ilçelerden.  İzmir Aydın kara yolunun 73. kilometresindeki Selçuk'un 7 kilometre uzaklığındaki Şirince köyü ise köy mimarisi, üzüm bağları, zeytin ağaçları ve şeftali bahçeleriyle çok sayıda turistin ilgisini çekiyor. 

Dünyanın en uzun ikinci kanyonu

Dünyanın en uzun ikinci kanyonu

İzmir-Ankara kara yolunda bulunan Uşak, dünyanın en uzun ikinci kanyonuna sahip.  Uşak kent merkezine yaklaşık 40 dakika mesafede olan Ulubey ilçesindeki kanyon, ABD'deki ''Büyük Kanyon''un ardından en uzun kanyon olarak biliniyor. Ulubey Kanyonları'nın uzunluğu 73 kilometreyi buluyor.


Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden Aydın'ın Kuşadası ilçesi de denizi ve güneşiyle öne çıkıyor. İlçedeki Milli Park çıkışındaki Zeus Mağarası, sıcak yaz günlerinin en serin dakikalarının yaşandığı yerlerden. Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinin kesişiminde yer alan Denizli, kaplıcaları ve dünyada eşi olmayan travertenlere sahip Pamukkale ile görülmesi gereken bir yer. Tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü Denizli'nin en önemli turizm bölgesi olan Pamukkale, çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı, kimyasal reaksiyon sonucu çökelmeyle oluşan travertenlerden oluşuyor.

Ünlü Karahayıt Kaplıcaları da Pamukkale travertenlerinden 5 kilometre ileride bulunan aynı isimli beldede yer alıyor. Karahayıt'taki termal su kaynağı, Pamukkale'deki su kaynağına benzer bir yapıya sahip olmasına rağmen, burada beyaz travertenler oluşturmak yerine aktığı yeri kırmızımsı bir renge bürüyerek süslemiş.  Pamukkale termal kaplıcalarının bir kolu sayılan bu kaplıcaların kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma-siyatik, deri sinir, lumbago gibi hastalıklarla uyuz, sivilce, kaşıntı gibi deri hastalıklarına iyi geldiği biliniyor. 

''Yer altındaki Pamukkale''

''Yer altındaki Pamukkale''

Ankara, İzmir ve Antalya gibi şehirlerin kavşak noktası olan Denizli'nin Çardak ilçesiyle il merkez arasındaki Kaklık Mağarası, doğal sit alanı olarak belirlenmiştir.  ''Yer altındaki Pamukkale'' diye adlandırılan mağara, basamaklar halinde havuzları bulunan ve tavanın çökmesi sonucu meydana gelen bloklar üzerinde gelişen beyaz renkli travertenleriyle Pamukkale'nin küçük bir benzeri. Bol miktarda termal suyun bulunduğu mağaranın berrak, renksiz ve kükürt kokulu suyunun bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği belirtiliyor. 

Sarayköy ilçesindeki kaplıcalar da hem tatil yapıp, hem de şifa bulmak isteyenlerin tercih edeceği yerlerden. Tripolis Antik Kenti ise Denizli merkezine 40 kilometre uzaklıktaki Buldan ilçesi, Yenicekent beldesiyle Menderes Nehri arasındaki yamaç üzerinde kurulu. Tripolis, batıya ve kuzeye açılan vadilerle Ege'ye, güneydoğusundaki Çürüksu Ovası ve vadileri ile de İç Anadolu ve Akdeniz'e ulaşımı bulunan antik kentlerden birisi. 

Denizli'ye 70 kilometre, Güney ilçesine ise 20 kilometre uzaklıktaki Güney Şelalesi de birinci derecede SİT alanı ve genel sıralamada Türkiye'nin 23'üncü doğa harikası. Büyük Menderes'e yaklaşık 20 metre yüksekten dökülen şelalenin kireçli suyu sayesinde şelale yatağında oluşan kalker basamaklar da görülmesi gereken yerlerden. 


Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Batı Karadeniz'in en güzel 9 plajı