Her çocuk üstün yetenekli midir?

Her çocuk üstün yetenekli midir?

Üstün yetenek, doğuştan gelen bir özelliktir. Her 100 çocuktan en az ikisinin üstün yeteneğe sahip olduğu ifade edilmektedir. Platon, bu çocukları «Altın Çocuklar» diye adlandırmıştır. Üstün yetenekli çocukların en önemli özelliği, öğrenme hızlarıdır. Üstün çocuklar, diğer çocuklara göre daha erken yaşta konuşurlar, bunun yanında okuma ve yazmayı da öğrenirler. Doymak bilmeyen meraklarıyla her yeni gün yeni şeyler öğrenme azmi taşırlar. Eğer anne babaları, öğretmenleri ve arkadaşları, bu çocuklara gerekli özeni gösterir, sabırla onları dinler ve motive ederlerse, duygusal karmaşalara fazla yönelmeden kendilerinden beklenen performansı gösterebilirler. Dr. Öğr. Üyesi Rıdvan Karabulut konu hakkında açıklamalarda bulundu.

21 Haziran 2021, Pazartesi 11:39 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Aksi takdirde ilgisizlik, anlaşılamama ve baskı gibi nedenlerden dolayı var olan yetenekleri körelebilir. Üstün yetenekli çocukların büyük çoğunluğu okula gitmeden önce okumayı sembol birleştirme yöntemiyle öğrenmektedirler. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjileri nedeniyle bu çocukların hiperaktif olduğu savı ileri sürülmektedir. Günümüzde üstün yetenekli çocuklar konusunda bazı genellemelerin yapılması birtakım kavramların yanlış kullanılmasına neden olmaktadır. Bütün hareketli çocukların hiperaktif olduğu, hiperaktif çocukların hepsinin de üstün yetenekli olduğu şeklinde yanlış genellemeler çocukların etiketlenmesine yol açmaktadır. Üstün bir çocuk hiperaktif olabilir ancak her üstün çocuğun hiperaktif olduğunu söylemek doğru bir değerlendirme olmayacaktır. Günümüzde “üstün yetenek” etiketi ebeveynler için cazip bir yön taşır hale geldi. Son yıllarda ailelerin çocuklarına yönelik test taleplerindeki artış bu durumu kanıtlar niteliktedir. Ancak çokça sorulan sorular, ikna olmadıkça eleştiri ve değerlendirmelerin devam etmesi üstün çocuklarla uzun süre zaman geçiren yetişkinleri biraz zorlayabilecek bir yön barındırmaktadır. Üstün çocukların tekrarlardan hoşlanmamaları ve basmakalıp diyebileceğimiz kimi yaklaşımları benimsememeleri nedeniyle kendileri ile doğru iletişim kurmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır.


KLASIK INANÇLAR SISTEMI ZORA SOKAR

Herkesin kendi çocuğu “üstün” olarak değerlendirmesi hem mevcut genel eğitim sistemini zorlamakta hem de toplumun büyük bir yüzdesinin farklı beklentilerin içerisine girmesine neden olmaktadır. Araştırmalar uzaktan eğitim faaliyetlerinin üstün yeteneklerin kendi bireysel hızlarında ilerlemesine katkı sağladığını göstermiştir. Dolayısıyla yıllardır üstün yetenekliler eğitimi için bireysel bir eğitim yönteminin faydalı olabileceği düşüncesi kendisini kanıtlayacak bir ortamı bulmuştur. Pandemi sürecinde uzun süre statik bir yaşam yaşamak zorunluğu üstün yetenekli çocukları ciddi anlamda olumsuz olarak etkileyen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Mümkün olduğunca birbirini tekrarlamayan ve üstün çocukların bireysel hızlarına uygun olan etkinlikler çocukların bu zor pandemi günlerini daha makul şekilde atlatmalarına katkı sağlayacaktır.


Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Sezaryen doğum sonrası nasıl beslenmeli?