Hera: İstediğimi mutlaka alırım, gözüm karadır

Eski Türkiye güzellerinden. Bir dönem spor spikerliği yaptı. Ama gönlünde yatan hep müzikti. Geçtiğimiz aylarda ‘Vole’ şarkısıyla çıkış yapan Hera, Mayıs ayında Ozan Doğulu’nun yeni projesinde seslendireceği şarkının hazırlığında. Buluştuk, çocukluğundan müziğe ve Ozan Doğulu ile yaşadıkları aşka kadar her şeyi konuştuk

30 Mart 2019, Cumartesi 08:23
A A
Hera: İstediğimi mutlaka alırım, gözüm karadır

Son şarkınız ‘Vole’ ile voleyi vurmuş gibi hissediyor musunuz? Geri dönüşleri nasıl oldu? 

Gayet güzel, sağ olsunlar klipte oynayan ünlü isimlerin de faydası oldu. Tam hayal ettiğim çıkışı yaptım diyemem ama yine de memnunum sonuçtan.  

Bu kadar doğru isimlerle beraberken neden albüm yapmayı düşünmediniz? 

Aslında Ozan (Doğulu) ile tanıştığımızda albüm yapalım diye düşünmüştük. Ama ben bir an evvel çıkmak istiyordum ve çok sabırsızdım. İnsanlar albümü çok çabuk tüketiyor. Şarkıların hepsini duyuramıyorsunuz. Ben bestelerimi kendim yaptığım, sözleri kendim yazdığım için şarkılarımın yeterince duyulmadan es geçilmesini hiç istemiyorum. 

TÜRKİYE’DE LAYIKIYLA RAP YAPAN İKİ KİŞİ VAR 

Farkı tarzları denemeyi düşünüyor musunuz? Şu ara deli bir rap furyası var. 

Türkiye’de bence layıkıyla rap yapan iki kişi var. Biri Ceza diğeri Sagopa Kajmer. Son dönemde herkeste bir rap yapma çabası var. Bu furyayı doğru bulmuyorum. Yapılan işlerin de çoğunu beğenmiyorum. Hele pop okuyan birinin sırf denemiş olmak için rap okuması iyice anlamsız.  

Bir sonraki projeniz ne olacak? 

Mayıs ayında Ozan Doğulu’nun proje albümü var. O albüme bir şarkı hazırlıyoruz. Ondan sonra da maxi single çıkarmayı düşünüyorum. 

BENİ BURAYA HIRSIM GETİRDİ 

Kaderci misiniz? Şarkıda söylediğiniz gibi “Kısmetten öteye köy yok” diyenlerden misiniz? 

Değilim. Enerjiye çok inanıyorum. Bence insan kendi fırsatlarını kendi yaratıyor. Pozitif düşündüğüm zaman genelde iyi şeyler ayağıma geliyor. Emek vermek de çok önemli. Yeterince emek verirseniz bir süre sonra evrenden karşılığını mutlaka alıyorsunuz. 

Sizi şu an bulunduğunuz yere ne getirdi? 

Hırsım. Vazgeçmeyişim... 

“Hırslıyım” demekten kaçınır insanlar genelde…

Hırs olmadan hayatta hiçbir şey olmaz. Bence herkes hırslı zaten. Ama bunu iyi ya da kötüye kullanmak sizin elinizde. Ben iyi yönde kullanıyorum. 

Şarkıcı olmak çocukluk hayaliniz miydi? 

İngilizce öğretmeni olmak istiyordum ama müzik hep hayatımda vardı. Piyano ve şan dersleri de alıyordum ama daha çok hobi olarak. Çünkü babam müzikle profesyonel olarak ilgilenmemi istemiyordu. Sonunda babamı razı ettim. 

Sesinizin ve yeteneğinizin ne zaman farkına vardınız?

Sesimin hep farkındaydım. Çocukluğumda sarımsak döveceğini alır, mikrofon yapardım kendime. Bir gün Tarkan’ın bir şarkısını söylediğim sırada babamın sesimi fark edip ağladığını hatırlıyorum. O an sesimin insanları etkileyen bir ses olduğunu iyice anladım.  

2009 Türkiye ikinci güzelisiniz. Ardından spor spikerliği dönemi var. Müziğe geç kalmış gibi hissettiğiniz oluyor mu?  

Olmaz mı! Çok hissediyorum hem de. Çünkü 10 yıl önceye bakıyorum, çok az sanatçı varmış. O zaman öne çıkmak, yaptığını göstermek daha kolaymış. Ama o zaman bu fırsatlar önümde yoktu. Bir baba engeli vardı önümde.  

Babanız o kadar katı mıydı bu konuda? Neden istemiyordu müzikle ilgilenmenizi? 

Daha oturaklı bir meslekle uğraşmamı istiyordu. Tam bir klasik Türk erkeği kafasındaydı. Evinde otur, klasik bir işin olsun… Öyle bakıyordu. Baba tarafım İranlı, annem Tokatlı. Ama şimdiki aklım olsa o zaman da babama itiraz eder, “Ben bunu yapacağım” derdim. 

Bir şeyi çok istediğinizde sizi o şeyden vazgeçirmek pek mümkün değil o zaman…

Hayır, hiç değil. Gerçekten istiyorsam er ya da geç istediğimi mutlaka alırım. Gözüm karadır o konuda. 

Kendinize bakınca nasıl birini görüyorsunuz? 

Dışarıdan bakarak soğuk ve mesafeli bulanlar oluyor ama tanıyınca aslında ne kadar merhametli ve sıcak olduğumu görüyorlar. Çok duygusalım ve evcimen bir yanım var. Özel bir işim olmadığı sürece evden çıkmayı hiç sevmem. Gece sahnem yoksa dışarı çıkmam. 

■Nasıl bir ailede büyüdünüz? 

Mutlu bir çocukluk geçirdim. İki kardeşiz. Benden bir yaş büyük ablam var. Annem ve babam birbirine çok aşık bir çiftti. Onların aşkını görerek büyümek ablamla beni daha da sevgi dolu yaptı. Babam deri işi yapıyordu. Yoğun bir mesaisi oluyordu. O yüzden onunla daha az vakit geçirebiliyorduk. Annem de bizimle hep arkadaş gibiydi. 

Prenses kız çocuklarından mıydınız?

Yok, baya bildiğiniz ‘Erkek Fatma’ydım. Kaşımda bir dikiş var, o günlerden kalma. Sokakta koştururken bisiklet çarpmış, freni kaşıma girmiş. Bir sürü dikiş var orada. Dizlerim hala yara bere içindedir. Şimdi de bir şey değişmedi aslında. Prenses gibi takılırken karşımdakinin tutumuna göre birden ‘Erkek Fatma’ olabilirim yine.  

KENDİMİ GÜZEL BULMUYORUM 

Güzel olduğunuzu ilk ne zaman fark ettiniz? 

Benim hiç öyle bir iddiam yok. Görsel olarak kendimi güzel bulmuyorum. 

Güzellik yarışmasına girmeye nasıl karar verdiniz peki? 

Çok tesadüfen, bir gün annemle AVM’de dolaşıyorduk. Orada yarışmayı düzenleyen organizasyon şirketinden bir hanımla karşılaştık. “Çok güzelsiniz, lütfen formu doldurun ve yarışmamıza katılın” dedi. Biz annemle önce “Yok” dedik. Sonra formu inceleyince kamp alanının çok güzel bir tatil yeri olduğunu gördük. “En azından bir değişiklik olur” diye düşündük. “Nasıl olsa dereceye girmem” diyordum ama ikinci oldum. Öyle olunca işler değişti tabii. 

KADIN OLMANIN ZORLUĞU ESKİ DEVİRLERDEYMİŞ 

Tanınırlık hayatınızda neleri değiştirdi? 

Kendimi çok şöhretli gibi hissetmiyorum. O yüzden bir şey değiştirmedi aslında. Hala sokakta çok rahatlıkla geziyorum. Bu biraz nasıl hissettiğinle alakalı sanırım. 

Yaptığınız işte kadın olmanın zorluklarını yaşadınız mı hiç? 

Çok enteresan ama bence onlar sadece eski devirlerde oluyormuş. Şu devirde ben en küçük bir zorluk yaşamıyorum. 

OZAN GÜZEL SEVEN BİR ADAM 

Aşk hayatınızın neresinde? Sizin için ne ifade ediyor? 

Aşk benim için her şey gibi. Müziğimi, hayatımı, her şeyimi etkiliyor. O yüzden merkezinde hayatımın. 

Ozan Doğulu ile nasıl tanıştınız?

Bir kız arkadaşım Ozan’la tanışmak istiyordu. Onun için gittik bir kaç kez stüdyosuna. Sonra beni çağırdılar. Benim sesimi ve şarkılarımı dinlediler. Olay bana döndü bir anda. Yani aslında ben ona proje için gitmedim, o beni keşfetti. Ben o sırada Soner Sarıkabayı ile albüm hazırlığındaydım. Sonra kendi şarkılarımı Ozan’a dinletince “Ya gel biz yapalım albümü, bu yaz projem sen ol” dedi bana.

Onu nasıl anlatırsınız?

Ozan güzel seven bir adam. Güzel seviyor…

EVLİLİĞE SICAK BAKMIYORUM KENDİMİ ANNE OLACAK OLGUNLUKTA GÖRMÜYORUM 

Öncesinde arkadaş olduğunuz için merak ediyorum. İlişkinizdeki baskın duygu arkadaşlık mı yoksa aşk ve tutku mu? 

Biz her şeyden önce çok iyi arkadaşız, aynı zamanda bir işbirliği olarak aynı yolda yürüyoruz. Arkadaş olmamız, onun benim patronum olması ve bir ilişki yaşamak… Bunların hepsi tamam olunca zaten bence çok sağlam ve doğru oluyor. 

Çapkın imajı gözünüzü hiç korkutmadı mı? 

Ozan öyle bir insan değil. 

Evlilik ve anne olma fikri kulağınıza nasıl geliyor? 

Kendimi anne olarak hayal edemiyorum. Çocukları çok seviyorum ama uzaktan… Yeğenlerimde o aşkı çok hissediyorum ama kendimde anne olacak olgunluğu göremiyorum. Evliliğe sıcak bakmıyorum. 

ALDATTI DİYE İLİŞKİMİ BİTİRMEM DÜŞÜNÜR, TARTARIM 

Peki ne olursa aşktan vazgeçersiniz? İlişkide asla affedemeyeceğiniz şey ne olur? 

Tamamen duruma göre değişir. Bazen çok büyük bir sorun benim için sorun olmayabiliyor bazen de çok küçük bir şeyi sorun edebiliyorum. O yüzden “Şunu tolere edemem” gibi bir durumum yok. Ben de hiç kestiremiyorum. Tamamen o anki ruh halime göre değişebilir. Mesela “Aldatıldım, hemen terk etmem lazım, anında gitmem lazım” diye düşünmem. Gerçekten onu bu şekilde mi sevdim? Sevmeye devam edecek miyim? Bir düşünürüm, tartarım… 

BU İLİŞKİ BENİ OLGUNLAŞTIRDI 

Bu aşk size ne öğretti? 

Daha olgunlaştım. Beni olgunlaştırdı. Zaten hayatıma sürekli birini alan biri değilim. Tek başıma yürümeyi daha çok tercih ederim. Bu yüzden hayatıma biri girince olgunlaşırım. Bu dönemde de onu yaşıyorum. 

-KISA KISA-

HER YERİMİ BEĞENİYORUM 

En sevdiğiniz özelliğiniz? 

Çok dakik bir insanım. 

Tahammül edilmesi zor bir yanınız?

Çabuk sinirlenmem. Birden parlamam… 

Kendinizde fiziksel olarak en beğendiğiniz yer?

Her yerim. 

Bir erkekte ilk dikkat ettiğiniz şey ne olur?

Gülüşü. 

Hiç estetiğiniz var mı? 

İki üç yıl önce dudağıma dolgu yaptırmıştım. Ama çoktan geçti etkisi. İhtiyaç duyuluyorsa yapılabilir, neden olmasın. 

RÖPORTAJ: OYA ÇINAR

oya.cinar@posta.com.tr

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.