Hong Kong'da öğrenciler kanalizasyondan kaçmaya çalışıyor

Hong Kong'da metro fiyatlarının zamlanmasıyla fitili ateşlenen protestolar, 9 Haziran'dan bu yana devam ediyor. Zaman zaman giderek şiddetlenen hükümet karşıtı gösterilerde şimdiye kadar 4 binden fazla kişi gözaltına alındı. Polis tarafından kuşatılan Politeknik Üniversitesi'ndeki barikatlar nedeniyle çoğu öğrenci evine gidemiyor. Bazı öğrenciler okuldan çıkabilmek için kanalizasyonu kullandı.

19 Kasım 2019, Salı 14:38 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Dünyanın anbean izlediği Hong Kong'daki Politeknik Üniversitesi'ndeki barikatların ardında halen yüz kadar öğrenci var. Üniversite polis tarafından kuşatılmış durumda, zaman zaman patlama sesleri duyuluyor.

Çin'in egemenliğindeki kentin yöneticisi Carrie Lam, polise hükümet karşıtı protestoculara insani bir şekilde yaklaşması talimatı verdiğini açıkladı. Lam'ın verdiği bilgiye göre, şimdiye kadar 600 öğrenci üniversiteden çıktı. Kampüsten ayrılanların yalnızca 200'ü 18 yaşının üzerinde.

Protestocular, kuşatmayı kırmak için birbirinden sıra dışı yöntemler deneyip üniversiteden kaçmayı denedi. Bunlardan biri, bir yaya geçidinden sarkıtılan plastik hortumlarla yukarı çekilen öğrencilerdi.


Reuters haber ajansı, uzun çabaların ardından tırmanarak köprüye çıkmayı başaran protestocu öğrencilerin burada bekleyen motsikletlerle kaçırıldığını bildiriyor.

Bazı öğrencilerin tercihi ise, üniversitenin kanalizasyon tünellerini kullanmak oldu. Reuters foto muhabiri, maskeler ve vücutlarına sardıkları naylon koruma kıyafetleriyle bahçeden tünele giren öğrencileri fotoğrafladı.

Gece yarısı daracık kanalizasyon borusunu sürünerek geçmeyi deneyen öğrencilerin hedefi, yüzlerce metre ilerideki rögardan dışarı çıkmaktı.

Bazıları cep telefonlarındaki haritalardan tünelin çıktığı yeri kontrol etti. Reuters, 12 kadar öğrencinin kaçma teşebbüsünün başarısız olduğunu aktarıyor.


48 saati dolduran çatışmalarda 200'ü aşkın kişinin yaralandığını belirten Reuters, çok sayıda yaralı öğrencinin kampüs içerisinde tıbbi yardım beklediğini bildirdi.

Salı günü öğle saatlerinde ise yaralı öğrenciler termal battaniyelere sarılmış halde bahçede göründü. Öğrencilerin hastanelerde tedavi altına alınması bekleniyor.

Bazıları önlerinde üç seçenek olduğunu söylüyor: Polise teslim olmak, ambulansla alınmak veya kaçmayı denemek. Kampüsten ayrılan öğrenciler arasında yer alan 20 yaşındaki Kevin, "Son derece açık ki, burada olan herkes tutuklanacak" diyor.

Üniversitede çatışmalar sürerken içerideki öğrencilerin aileleri de kampüs dışında endişeli bir şekilde bekliyordu. Bazı aileler çocuklarıyla telefonda görüştü.

Hong Kong'da demokrasi yanlısı, hükümet karşıtı protesto gösterileri beş aydan uzun süredir devam ediyor. Göstericiler ile polis arasında şiddetin giderek tırmandığı protestolar barışçıl toplu yürüyüşlerle başladı ve Hong Kong'un yakın tarihinin en büyük siyasi krizine dönüştü.


Olaylar yalnızca bu coğrafyayla sınırlı kalmadı, etkileri şirketler, siyasetçiler ve ünlü isimler aracılığıyla tüm dünyada hissedilmeye başladı. Gösterilerin nereye evirileceğine dair öngörüde bulunmak zor, ne zaman sona erebileceğini söylemek de şimdilik mümkün görünmüyor.

Göstericilerin maske takması yasaklanmıştı, ama Yüksek Mahkeme Pazartesi günkü kararında yasağın anayasaya aykırı olduğuna hükmetti. Protestocuların çoğu da yasağa aldırış etmeden yüzlerini saklamaya devam ediyordu.

Protesto gösterileri Haziran ayında başladı. Nedeni, suç işlerinden şüphelenilen kişilerin Çin'e iadesine imkân veren tartışmalı yasa tasarıydı. Göstericiler hükümete yasa tasarısını çekmesi çağrısında bulunuyordu.

Çin'in yasal sisteminin şeffaf olmadığını savunan muhalifler, yasanın Pekin'e bireyleri 'siyasi gerekçelerle' yargılama hakkı tanıyacağını söylüyordu. Hong Kong, 'iki sistem, tek devlet' ilkesi altında yönetilen eski bir İngiliz sömürgesi.


'Tam demokrasi' hakkı istiyorlar

'Tam demokrasi' hakkı istiyorlar

Bu yarı özerk bölge, İngiltere'nin 1842'de başlayan sömürge yönetimi sonrası 1 Temmuz 1997'de yeniden Çin'in hâkimiyeti altına girmişti. Hong Kong'da basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı yasal güvence altında.

Göstericiler tartışmalı iade tasarısının yasalaşması halinde Hong Kongluların özgürlüklerinin kısıtlanacağı ve düzenlemenin muhaliflerin susturulması için kullanılabileceğini savunuyordu.

Barışçıl başlayan gösteriler, polisin sert müdahalesiyle şiddetlendi ve talepler de beş başlıkta toplandı:İade tasarısının tamamen kaldırılması.Polis şiddeti için bağımsız soruşturma yürütülmesi.Protesto gösterilerinin 'organize ayaklanma' suçu olarak tanımlanmaması.Gözaltına alınan protestocuların serbest bırakılması. Hong Kong seçimlerinde genel oy hakkı tanınması.

Göstericilerin daha geniş talepleri ise Hong Kong'un sahip olmadığı 'tam demokrasi' hakkı. Hong Kong lideri Carrie Lam, iade tasarısının çekilmesini kabul etti ama sokak hareketinin momentumunu durdurmaya yetmedi.


Gösteriler nasıl yayıldı?

Gösteriler nasıl yayıldı?

Barışçıl yürüyüşlerle başlayan protesto gösterileri beş ay geçmesine rağmen dinmedi, aksine şiddet olayları giderek tırmandı. İki protestocu gerçek merminin isabet etmesi sonucu öldü, Çin yanlısı bir kişi üzerine benzin dökülerek yakıldı bir diğer kişi de çıkan çatışmalarda atılan tuğlanın isabet etmesi sonucu öldü.

Polisin aşırı güçle görevini kötüye kullandığı iddiaları ve karşılıklı çatışmaların artması Hong Kong'u şiddet sarmalına soktu. 21 Temmuz'da metro istasyonunda protestoculara düzenlenen saldırıda en az 45 kişi yaralandı. Protestocular polisi olaya müdahale etmemekle suçladı. Birçokları bu olayı, 'halkın korunmasında polise güvenilmemesi gerektiğinin işareti' olarak gördü.

Protestocular da şiddete başvurdu. Metro istasyonları ateşe verildi, yağmalama olayları yaşandı, dükkânların camları kırıldı. Bu olaylar, gösterileri eleştirenler ve hatta gösterilere destek çıkan bazı kesimlerin de tepkisini çekti.


İnternette yayılan yalan haberler de şiddetin fitilini ateşledi ve kutuplaşmalara neden oldu. Ayrıca halk arasında korku salındı. Göstericiler ile polis arasında yaşanan bazı çatışmaların araya giren 'tetikçiler ve provokatörler' tarafından kışkırtıldığı iddiaları ortaya atıldı.


Hükümet ne diyor?

Hükümet ne diyor?

Hong Kong lideri Carrie Lam, yaz aylarında gösterilerin hükümetin işleyişini sekteye uğrattığı için özür diledi. Ama o dönemden bugüne hükümet de daha sert bir tutum içinde oldu. Polis hemen hemen her hafta göstericileri 'organize ayaklanma çıkarmakla' suçladı, kanun ve nizamın sağlanması çağrısı yaptı.

Hong Kong lideri Lam, protestocuların şehri 'geri dönüşü olmayan bir duruma soktuğunu' söyledi ve hükümetin protestocuların taleplerini kabul etmeyeceğini duyurdu.

Hong Kong'da yaşananlarda Çin'in rolü ne? 

Sömürge yönetimi sonrası 1997'de Çin'in hâkimiyetine giren yarı özerk Hong Kong'da bağımsız yargı ve ifade özgürlüğü güvence altında.

Hong Kong'un bu statüsü, Çin Devlet Başkanı Şi Jinping'in iktidarına tezat görülüyor. Protestocular 'sansürün ve baskının yaygın olduğunu' söyledikleri Çin'de bağımsız yargının olmadığını, muhaliflerin gizli cezaevlerinde sorgulandıklarını söylüyor.


4 binden fazla kişi gözaltına alındı

4 binden fazla kişi gözaltına alındı

Göstericiler 'tek devlet, iki sistem' idaresi altında özgürlük haklarını korumak istiyor ve Şi Jinping idaresindeki bir 'Çin şehrinde' yaşamaktan 'korktuklarını' ifade ediyor.

Sokaklara dökülen genç protestocular Çin'in 'Hong Kong'un özerk statüsünü ve iki sistem anlaşmasını ihlal ettiğini' savunuyor. Birçokları da 'tek devlet iki sistem' anlaşmasının sona ereceği 2047 yılından önce 'tam demokrasi' talebini dile getiriyor.

Göstericiler arasında Çin karşıtlığı yaygın. Bazı gruplar Çin şirketlerinin bulunduğu binalara saldırdı, Çin'in beş büyük devlet bankasından olan Çin Bankası'nın bankamatiklerini yağmaladı ve Çin yanlısı görüşleri savunan restoranlar boykot edildi.

Polis 9 Haziran'dan bu yana 4000'den fazla kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlardan en genci 11 yaşında. Hükümet de göstericiler de geri adım atmaya yanaşmıyor.


Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Çin'in başka çaresi kalması: Yemesinler diye 580 TL ödeyecek