Hüseyin Çelik: Talimatı komutanlar vermiş

Hüseyin Çelik: Talimatı komutanlar vermiş

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, "Uludere olayında ortaya çıkan manzara şudur; buradaki talimatı ilgili komutanlar vermiştir ve bu komutanlar doğru mu yanlış mı vermiştir? Bu inceleme ve soruşturma sonucunda belli olacaktır" dedi

23 Mayıs 2012, Çarşamba 16:41 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Uludere’de 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili talimatı ilgili komutanların verdiğini belirterek, "Bu komutanlar doğru mu yanlış mı vermiştir? Bu inceleme ve soruşturma sonucunda belli olacaktır. Hata, kusur, ihmal veya kasıt varsa kiminle ilgili tespit edilirse edilsin kesinlikle bunu örtbas etmeyeceğiz. Onun için sabah, akşam, terbiye sınırlarını zorlayarak, hatta terbiyesizce, ’Başbakan bu insanların öldürülmesi için talimat verdi’ şeklinde beyanlarda bulunmak çok ayıptır ve haksızlıktır" dedi.

Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Son günlerde, "Türkiye’de demokrasi işlemiyor, protesto yapan herkes içeri atılıyor" gibi sistematik bir propaganda yapıldığını söyleyen Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu yöndeki sözlerini eleştirdi.

Kılıçdaroğlu’nun "Şu anda sadece itiraz ettiği için 600 üniversite öğrencisi içeride" dediğini aktaran Çelik, Nisan ayı itibarıyla 107 üniversite öğrencisinin, "dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli cinsel istismar, silahlı örgüte üye olma, yaralama, çocuğa cinsel istismar, terör örgütü PKK propagandası yapmak" gibi suçlar nedeniyle cezaevinde bulunduğunu bildirdi. Çelik, "Sayın Kılıçdaroğlu, bu öğrenciler bırakıldıktan sonra bu 107 kişiyi masum ve suçsuz buluyorsa CHP Gençlik kollarında görevlendirsin, yakıştırıyorsa" dedi.

Kılıçdaroğlu’nun, "bir öğrenciye poşu taktı diye başka hiçbir delil yokken 11 yıl hapis cezasına çarptırıldığını" söylediğini de belirten Çelik, bu sözlerin yargı üzerinde mahalle baskısı oluşturma çabası olduğunu ifade etti. "Bunu yapan hakimin canavar olması lazım. Hiç kimse poşu taktı diye 11 yıl ceza almaz" diyen Kılıçdaroğlu, bu kararla ilgili gerekçeli kararın açıklandığını hatırlattı.

Kılıçdaroğlu’nun "4 bin 700 öğrencinin üniversite ile ilişiklerinin kesildiğini" söylediğini de aktaran Çelik, 2002-2012 yılları arasında 952 öğrencinin üniversiteden uzaklaştırıldığını bildirdi.

Yeni anayasa çalışmalarına da değinen Çelik, yeni anayasanın AK Parti için değil, 75 milyon için yapıldığını belirterek, CHP’nin tutuklu vekilleri bahane ederek masadan kalkmaması gerektiğini söyledi. Çelik, "Tutuklu vekilleri bahane göstererek masadan kalkarsanız, millet size bunun hesabını sorar. Vallahi paşa gönlünüz bilir. Biz şantaja gelmeyiz" dedi.

-Uludere olayı-

Amerikan Wall Street Journal gazetesinin Uludere olayına ilişkin iddialarının ardından yapılan açıklamalara değinen Çelik, olayın ardından insani olarak yapılması gereken ne varsa hükümet olarak bunları yerine getirdiklerini söyledi.

Konuyla ilgili inceleme ve soruşturmanın devam ettiğini hatırlatan Çelik, yakınlarını kaybedenler için belirlenen tazminatın da eleştirildiğini, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tazminatları, "kan parası" olarak nitelendirildiğini belirtti. Çelik, "Buna kan parası diyorsanız, CHP de BDP de 34 evladımızın kanı üzerinden ideolojik hesap ve siyasi manevra yapmaya çalışıyor. Bu ülkenin çocuklarının kanı üzerinden kimse ideolojik hesap yapmasın, kimse siyasi rant elde etmeye çalışmasın" diye konuştu.

Olayla ilgili istihbaratı kimin verdiğine ilişkin gerekli açıklamaların yapıldığını söyleyen Çelik, Genelkurmay Başkanlığı’ndan konuyla ilgili halkı bilgilendirmek için yapılan açıklamanın da Kılıçdaroğlu tarafından "TSK, Başbakanın basın ofisi mi?" şeklinde eleştirildiğini hatırlattı.

Çelik, "(Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin raporunu yayınlamasın ilgili bakan açıklasın, trafikle ilgili durumu Karayoları Genel Müdürlüğü yayınlamasın Ulaştırma Bakanı açıklasın) Böyle bir şey yok. Demokrasilerde, siyasi iradenin milli iradenin işine müdahale anlamına gelebilecek bir beyanda hiçbir bürokrat bulunmaz, bulunmamalı. İki şeyi birbirine karıştırmayalım" dedi.

Uludere’de yakınlarını kaybedenlere, verilen tazminatı almaması için terör örgütünün baskı yaptığını söyleyen Çelik, "Çünkü amaç üzüm yemek değil, bağcı dövmektir. Ama sayın Kılıçdaroğlu, bu konuda BDP’nin kuyruğuna takılmış gidiyor. CHP Genel Başkanının bu tavrını halkımıza şikayet ediyorum. Halkımız herhalde bunun hesabını bugüne kadar sorduğu gibi bundan sonra da soracaktır" diye konuştu.

-"Ayıptır, haksızlıktır..."-

"Uludere’de operasyon yapılsın diye Başbakan talimat verdi" şeklinde de iddiaların ortaya atıldığını belirterek, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sınır ötesi operasyon için Başbakanlık tezkeresi yoluyla belli süre için yetki verildiğini hatırlattı. Çelik, şöyle devam etti:

"Siz bu yetkiyi verdikten sonra, her seferinde ’Efendim şurada 3 kişi var operasyon yapalım mı?’ diye Başbakana sorulmaz. Bu, burada da böyle değil, ABD’de de böyle değil, hiç bir yerde böyle değil. Ama ortaya çıkan manzara şudur; buradaki talimatı ilgili komutanlar vermiştir ve bu komutanlar doğru mu yanlış mı vermiştir? Bu inceleme ve soruşturma sonucunda belli olacaktır. Hata, kusur, ihmal veya kasıt varsa kiminle ilgili tespit edilirse edilsin kesinlikle bunu örtbas etmeyeceğiz. Onun için sabah, akşam, terbiye sınırlarını zorlayarak, hatta terbiyesizce, ’Başbakan bu insanların öldürülmesi için talimat verdi’ şeklinde beyanlarda bulunmak çok ayıptır ve haksızlıktır.

Oradan mı istihbarat verildi buradan mı? Ne fark eder? Amerikalılarla bizim istihbarat paylaşımında bulunduğumuzu, terörle mücadelede anlık istihbarat paylaşımında bulunduğumuz bilmeyen var mı? Sağır Sultan bile biliyor. Mesele o değil, gelen istihbaratı değerlendirip, bunu operasyona dönüştürüp kararı kim verdiyse o hata yapmıştır. Hesap oradadır. Adamın babası öldürülmüş, sormuşlar; ’atlı mıydı, yaya mıydı?’ ne fark eder benim babam öldü bir kere. Bu hesabı mı yapacağız. Mesele bu."

-Sorular-

Bir gazetecinin, "Ortaya çıktı ki talimatı komutanlar verdi dediniz. Bu bilgi nereden geliyor" sorusu üzerine Çelik, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in de bu yönde açıklama yaptığını hatırlatarak, "Böyle bir tespiti, İçişleri Bakanı veya bir başkası, AK Parti Genel Merkezi’nin tepesine çıkıp dürbünle bakmış olamazlar herhalde. Bir inceleme ve araştırmanın sonucunda bu tespit yapılıyor. Diyarbakır Özel yetkili Cumhuriyet Savcısının yaptığı inceleme ve soruşturmanın bu meseleyi yönlendireceğini düşünüyoruz" dedi.

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun da bir inceleme yaptığını, onların da bazı tespitleri bulunduğunu hatırlatan Çelik, savcılığın veya askeri savcılığın, bu tespitlerden sonra dava açılması sürecine girebileceğini belirtti.

Adaletin gecikmesinden çocukluğundan beri hep müşteki olduğunu söyleyen Çelik, "Demokratik işleyiş yavaştır fakat sağlamdır. Diktatörlükler hızlıdır fakat sakattır. Bu yargılama sürecine ’Beklemeyelim, hemen bir suçlu ilan edelim Kızılay’da asalım diyen var mı?’ Yok. Olmadığına göre bekleyeceğiz" diye konuştu.

-"Memurlarımız haklı"-

Memur konfederasyonlarının grev kararı almasıyla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine Çelik, memurların demokratik haklarını kullanıyorlarsa buna saygı duyacağını belirterek, hükümetin memurlara yüzde 3,5 4 olarak teklifte bulunduğunu, bunun yıllık ortalamasının yüzde 7,1 olduğunu söyledi.
Enflasyon beklentisinin ise yüzde 6,5 olduğun belirten Çelik, şunları kaydetti:

"Aradaki fark iyileştirme payıdır. Eğer memur arkadaşlarımız bunu az buluyorlarsa saygı duyarım. 3 3’ün bütçede karşılığı var. Fakat geriye kalan artışın bütçe üzerine getireceği yük normalde 1,5 milyar Türk Lirası’dır. 5 5 verirseniz bu 3 milyar Türk lirası getirecektir. Eğer birileri, ’3 değil de 25 getirsin ne olacak ki basalım parayı dağıtalım memurlara ne olacak ki’ diyorsa o zaman enflasyon yüzde 6,5 değil de yüzde 16,5 çıkar. Onlara kaşıkla verir kepçeyle enflasyon aracılığıyla alınmış olur. Kendimizi kandırmayalım. Kim ne verirse ben 5 fazlasını veririm diyenler memleketi bu hale getirdi. Bütün istekte bulunan memur arkadaşlarımız haklıdır. Biz onların ihtiyaçlarıyla bu ülkenin imkanlarını örtüştürmek durumundayız."

"Memurlara zam konusu Hakem Kurulu’na gitti, kurul memurlardan oluşuyor" şeklinde yapılan eleştirileri de kabul etmediklerini belirten Çelik, Kurul’un 5 üyesinin hükümetin, 5 üyesinin ise sendikaların önerdiği isimlerden oluştuğunu, bağımsız bir kuruluş olan Sayıştay’ın başkanının da kurula başkanlık ettiğini hatırlattı. Çelik, "Rusya’dan, Çin’den mi hakem getirelim?" diye sordu.

"Memur arkadaşlarımız çok istemekte haklıdır, aslında herkes haklı" diyen Çelik, öğretmenlerin, doktorların, hakim-savcıların, asker-polislerin, maliyecilerin daha çok para istemekte haklı olduklarını söyledi. Çelik, "Ama pastanın ebadı bu. Bunu 10 kişi arasında bölüşeceğiz. Birine fazla verirseniz, diğerinden kısmak zorunda kalırsınız. Çözüm pastanın ebadını büyüteceğiz. Yapmaya çalıştığımız budur. Herkes elini vicdanına koyacak, rakamsal olarak da reel olarak da. Bu memlekette eğer milli gelirimiz yüzde 200-250 büyümüşse bu herkese yansımıştır" dedi.

Bir gazetecinin, "Hükümet ile Merkez Bankası politikaları arasında kredi genişlemesiyle ilgili bir çelişki söz konusu mudur" sorusu üzerine Çelik, şu anda Türkiye’de çok bariz, piyasayı olumsuz etkileyecek bir sıkıntının söz konusu olmadığını, Avrupa’daki bütün olumsuzluklara rağmen Türkiye’nin kredi notunun haksız olarak düşürülmesine rağmen bunun sektör ve piyasa tarafından hiçbir zaman olumsuz algılanmadığını söyledi. Çelik, Türk ekonomisiyle iligli olumlu algılamanın devam ettiğini ifade etti.

Hüseyin Çelik, "Büyükşehir Belediyesi sayısının artırılacağı ve yeni belediye başkanlarının ’süper başkan’ olacağı yönünde haberler var. Başkanlık sistemiyle ilgili bir düzenleme mi" sorusuna karşılık da Başkanlık sistemiyle bunun hiç ilgisi olmadığını söyledi. Çelik, 13 ilin daha büyükşehir olacağını belirterek, "Başkanlık veya yarı başkanlık sistemi olsa da eyalet sistemi de olacak diye bir şey yok" dedi.
 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER TBMM kararları Resmi Gazete'de yayımlandı