İlgi ve yeteneğinize uygun meslek seçin

İlgi ve yeteneğinize uygun meslek seçin

Türkiye gibi ataerkil yaşayan bir toplumda bilinçli ya da bilinçsizce tercih ettiğiniz iş veya mesleğinizden az ya da çok memnun değilseniz ruh sağlığınız elbette olumsuz etkilenmeye başlar. Bu durum sadece sizi etkilemekle de kalmaz eşinizi, çocuklarınızı ve yakın çevrenizi de çemberine alır

06 Temmuz 2015, Pazartesi 17:02 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Günümüzde, psikolojik rahatsızlıkların artma nedenlerinden birisi de mesleki doyumsuzluk. Kendisini iyi ifade edemediği, ilgisini ve yeteneğini sergileyemediği, iş tatminini yaşayamadığı ortamlarda bireyin var olması pek mümkün değildir. Kendinizi var edemediğiniz durumlarda da mutsuz, hayata küskün, kırılgan veya saldırgan olma riskiniz artar. Günümüzün en çok rastlanan psikolojik sorunlarından olan depresyonun ana belirtilerinden birisi de hayata yüklediğiniz anlamdır. Eğer varlığınız sizin ve çevrenizdekiler için bir anlam ifade etmiyorsa ve mücadele gücünüz de yetersizse depresyona girmemeniz neredeyse imkânsız.

Yaptığı işten, seçtiği meslekten mutlu olan ve bunu hayatının pek çok alanına taşıyabilenler için de psikolojik süreçler kişiliğe olumlu etki etmektedir. İlgi ve yeteneklerine uygun bir meslekte çalışmak iş doyumunu yükselttiği gibi kişinin hem iş hem de aile çevresiyle kurduğu iletişimi olumlu bir düzleme oturtmaktadır. Buradan şu anlam çıkarılmasın tabi ki meslek seçimi doğrudan psikolojik rahatsızlıkların tek nedenidir ya da değildir denemez. Ama günümüz koşullarında iş ve meslek seçimi konusundaki memnuniyet ya da memnuniyetsizlikler kişinin psikolojisini ama olumlu ama olumsuz mutlaka etkiliyor.

YAŞAR ÖZAY

yasar.ozay@posta.com.tr

AİLELERİN ROLÜ

Dünyada ve ülkemizde son 30-40 yıl boyunca mesleki gelişim ile ilgili yapılan pek çok araştırma bulgusu, yaşam boyu süren mesleki gelişim sürecinde çocukluk döneminin anlamlı bir yeri olduğunu gösteriyor. Çocukların bireysel özellikleri, akademik ve sosyal ilişkilerdeki becerileri, özel yetenekleri, güçlü ve zayıf yönleri ve ailelerinden getirdikleri genetik özellikler onların mesleki tercihlerine, yönelimlerine etki ediyor. Ülkemizde maalesef gençlerin meslek seçimini belirleyici en önemli faktör hâlâ aile yapısıdır. Ailelerin sosyo-ekonomik koşullar nedeni ile çocukları için küçük yaştan itibaren çizdikleri bir yol ve yazdıkları roller hep var olmuştur.

Bu durum çocukların kendi yollarını çizmelerine ve hayatta üstlenecekleri rolleri belirlemelerine genelde de engel oluşturmuştur. Eğitim sistemimizin yapısı gereği ülkemizde meslekler hakkında daha bilinçli yönelimler ve farkındalıklar liseden üniversiteye geçiş aşamasında başlıyor. Bu dönemde gençler, o güne kadar kendileriyle ilgili farkındalık geliştirip, ilgi ve yetenekleri, başarı ve başarısızlıkları hakkında iyi ya da kötü bir deneyime sahip oluyorlar. Üniversite sıraları ise onlar için bilinçlenmek, motive olmak, yaşayarak deneyerek öğrenmek (staj yapmak) ve olgunlaşan hedeflere yönelmek kısaca mesleğe adım atmak anlamına geliyor. Ailelerin bu süreçte gençlerin üzerinde inanılmaz etkileri oluyor. Toplumsal yapımız gereği erkek çocuklar üzerinde şekillenen bir yönlendirme ve gelecek planlama güdüsü ağır basıyor. Cinsiyet eşitsizliği bağlamında da kız çocuklarının okullaşma ve bir meslek edinme çabaları özellikle kırsal bölgelerde ağır biçimde darbe alıyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Pandeminin gölgesinde erken kayıt